5 yıldızlı faturayla kaç yıldızlı eğitim?

DERSLERE KİM GİRİYOR?

1-Bu fahiş ücretlerle sanırsın özel okul öğrencilerinin;

2-Fizik dersine Einstein,

3-Matematiğe Cahit Arf,

4-Felsefeye Aristo,

5-Din dersine Gazali geliyor

Özel okulların eğitim ücretleri zıvanadan çıkmış durumda.

Servis ücretlerini de hesaba kattığında fatura ödenemez seviyelere çıkmış.

Yarına kadar geçerli ücretlere bakın; Kolej ve fen lisesi ve hazırlık sınıfları 102 bin lira.

Fen ve teknoloji lisesi 9-12 sınıfları 94 bin lira.

İlkokul 109 bin, ortaokul 116 bin lira düzeyinde.

Eğer peşin ödeme yapıyorsanız fiyatta indirim var, taksitte üzerine vade konuluyor genelde…

İsim vermeye gerek yok. Tüm özel okulların eğitim faturaları, 5 yıldız.

Hele ki enflasyonun %50 olduğu ortamda ücretler daha da artacak.

Servis yemek ve diğer giderleri de katarsanız, özel okulların maliyeti katlanılacak gibi değil.

Peki ya 5 yıldızlı fatura ile kaç yıldızlı eğitim söz konusudur?

Daha yeni Türkiye’nin başkentini bilemedi üniversiteye girebilen özel okullular.

          ÖĞRENCİ NE KAZANIYOR BU EĞİTİMDEN?       

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

10 yıl sonra ekonomi

NEREYE DOĞRU YOL ALIYORUZ?

1-Şimdiki zihin yapımızla ligden düşeceğiz

2-Potansiyellerimize odaklanırsak;

3-10 yıl sonra ancak 15’nci ekonomiyiz

4-Yönetim anlayışımız; çıkmaz sokak

5-Kaynak değil, idrak sorunumuz var

Bundan 10 yıl sonra Türkiye ekonomisinde neler olabilir?

Aslında geleceğe yönelik tahmin yapan kurumların bir fikri var.

Misal İSO’nun 7’nci Sanayi Kongresi’nde Goldman Sach araştırmasını aktaran Dr. Peter Cornelius, 2035’te dünyanın 9’ncu ekonomisi olabileceğini anlatıyordu; ‘Ülkenin insan kaynağı, coğrafi konumu, dinamizmi, enerji koridorları üstünde yer alması ve doymamış pazarlara yakınlığını iyi kullanabilirse…’

Ancak bu sunum 12 yıl önceydi ve bizler bu fırsatı harcadık.

Benim 10 yıl sonrasına yönelik tahminim;

Eğer zihin yapısı farklı bir yönetim üretebilirsek, 15’inci büyük ekonomi olabiliriz.

Fakat şimdiki zihin yapısı devamı iktidarlar eşliğinde, orta gelir grubundan bir alt kümeye düşeceğiz.

Bu da kalıcı yoksulluk demektir ve ülkemizin çok değerli dinamizmini harcayacağımızı gösterir.

Ülkemizin %5’i Cambridge düzeyinde ancak %85’i Bangladeş düzeyi eğitim yapısıyla varacağı daha iyi gelecek göremiyorum.

Şu anda patinaj yaptığımız orta gelir tuzağı bizi eritecektir.

        DAHA İYİ BİR TÜRKİYE SİZCE MÜMKÜN MÜ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Öğrencileri nasıl harcadık nasıl harcandık

DEĞER ÜRETMEYEN DEĞERSİZLEŞİR

1-Değerlerden yoksun bir eğitim sistemi,

2-Faydalı olmaktan ziyade,

3-İnsanı daha zeki bir şeytan yapar.

4-Değerler eğitimi bu yüzden şart.

5-Değersizleştirilmiş birey, toplumu çürütecektir.

En iyi problem çözeni doktor yaptık,

İçinde insan sevgisi var mı diye bakmadık.

En iyi ezber yapanı hukukçu yaptık,

Kalbinde adalet duygusu var mı diye sormadık.

En iyi matematik bileni mühendis yaptık,

Kul hakkından korkanını bulamadık.

İşte bu yüzden;

Merhametli pek çok çocuk problem çözemediği için;

Adil pek çok çocuk ezber yapamadığı için;

Namuslu pek çok çocuk sınavda hata yaptığı için;

Doktor, hukukçu, mühendis olamadı…

Paran kadar sağlık varsa,

Adamına göre hukuk varsa,

Çöküyorsa yeni binalar

İşte bu yüzden!

İşte bu yüzden!                       (Yakup Kiraz)

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Ezberi arar olduk

KAYIP KUŞAK MI GELİYOR?

Eğitim Türkiye’nin kanayan yarası…

Hiçbir öğrenci, başladığı sistemle okulunu bitiremedi.

Eğitim reformu ise hayata geçiş sürecinde yığınca dirençle karşılaşıyor.

Peki, neticesi ne olacak?

Cumhuriyet ne zaman ilan edildi? Ta ilkokuldan itibaren öğretilen bilgilerden biri. Bayramını kutlarız, coşkusunu yaşarız ve 29 Ekim diye biliriz. Bu, bir bakıma ezbere dayalı eğitimin bize kazandırdıklarıdır.

Ancak yeni nesil; ‘Cumhuriyet ne zaman ilan edildi?’ sorusunun cevabını bilmiyor. 23 Nisan diyen var 19 Mayıs diyen…

Hatta Noel diyene dahi rastladım. Yıllarca ezbere dayalı eğitime karşı çıkarak proje odaklı eğitim yapalım dedik. Midye midesini ezberlemeyelim de hayatta işimize yarayacakları bilelim dedik. Ama geldiğimiz noktada; ezberi dahi arar olduk.

Karekökü üniversiteli dahi unuttu. Çocuklar çarpım tablosu ezberlememiş.

Kıbrıs Türkiye’nin kuzeyinde olduğunu iddia edecek kadar da özgüven(!) sahibiler üstelik.

Ezber kuşağı dahi şimdiki kayıp nesilden daha donanımlıydı. Soru şudur; bu yapışkan cehalet ile nasıl başa çıkacağız?

Bilmeyen, bilmediğini de bilmeyenler ile nasıl bir yarın inşa edilir? Merak etmeyen, öğrenmeye direnenlerle başımız belada…

    YAPIŞKAN CEHALETLE NASIL BAŞA ÇIKABİLİRİZ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Matematiği sevdirmeliyiz

HESAPSIZLIĞIN SONU HÜSRANDIR

1-Matematik her yerde ama onu sevmiyoruz

2-Karekök unutuldu

3-Pi sayısı uzaylı

4-Çarpım tablosu dökülüyor

5-Dört işlem dahi zayıf

Matematiği sevdiremezsek uygarlıkla hesabımızı kesiveririz.

Tabii ki önce biz sevmeliyiz ki çocuklara sevdirebilelim.

Matematik; biçimlerin, sayıların ve niceliklerin yapılarını, özelliklerini, aralarındaki bağıntıları tümdengelimli akıl yürütme yoluyla inceleyen ve aritmetik, geometri, cebir gibi dallara ayrılan bilimin adı…

Eğitimi, çocukluktan başlar mezara dek sürer. Ancak okullarımızda en az sevilendir.

Matematik bilmeyen uluslar; hayatı çevreleyen ilişkileri bilemez, okuyamaz. Hesapsız adımların sonu uçurum olur.

Etrafımızı kuşatan hayata bakın; her şey matematiktir.

Ancak biz onu sevmiyor, sevdirmiyoruz. Misal karekökün önce neden gerekli olduğunu unuttuk, sonra da hesabını

Çarpım tablosunu dahi bilmeyen nesiller sosyal medyada beğeni rekorları kırabiliyor. Pi sayısı sanki bize marstan gelmiş uzaylı gibi…

Matematikten nefret eden nesil ile değil uzaya, lavaboya dahi gidemezsin.

Bize matematiği sevdirebilen öğretmenler gerek.

Biz de matematikte iyi olmalıyız. Aksi halde birileri kolayca hesabımızı keser.

      ONU SEVMEYECEK NE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Genç yaşların 8 kararı

GENÇ OLMANIN FIRSATLARI

1-Genç bilebilseydi, yaşlı yapabilseydi

2-Zihin dinçtir, merak tazedir

3-Evren şaşıracak şeylerle doludur

4-Çok şeyi yapabilme seçeneği vardır

5-Beceri kazanmanın altın yıllarıdır

Hayatın en dinamik yaşları gençlik yaşlarıdır. Bu yaşlarda yapılan birikimler ve alınan kararlar ömrün harcama basamaklarında yanınızda yer alır. Zira size bir yaşam kültürü olarak geri döner. İşte alınacak en etkili 8 karar;


1-Söyleyecek sözün olması için; kelime biriktir. Okumak, türkü dinlemek, şiir ezberi, en etkili kelime biriktiricisidir. Farkında olmadan kelime zengini olur, iyi konuşursunuz.

2-Yeni ufuklara açılmak için; hareket halinde ve sahada olmayı şiar edin. Bu, yürürken dahi öğrenmenizi sağlar.

3-Yatırım yapmayı öğren, birikimlerini yönetmeyi kavra. 

4-Büyük adımlar, küçük alışkanlıklarla şekillenir. Değer üreten alışkanlıkların olsun. Değersizleri hayatından çıkar.

5-Merakına sahip çık, onu elinden almak isteyenle savaş.

6-Senden daha akıllı, zeki ve erdemli insanlarla sohbet et.

7-Diploma gerekli olsa da yetersizdir. Becerilerin olsun.

8-En çok görüşeceğin 5 kişi, senin nasıl bir insan olacağını şekillendirecektir. Bu dost çevresini kurarken özen göster.

 8 KARARI SENİN YERİNE BAŞKASI VEREBİLİR Mİ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Üniversite seçimi

İYİ OKULUN 5 KRİTERİ

1-Sana değer katmalı

2-Yıllarına değmeli

3-Diploma değil bilgi

4-İyi hoca en büyük şanstır

5-Sosyal çevre sunabilmeli

Sana değer katmayacaksa neden tercih edesin?

Üniversite seçimi geleceğe dair yapılmış bir yatırımdır. Hayata dair yapılan bir çok yatırımdan sadece biri… En önemlisi değil… 

Hayat boyu yapılacak bir çok tercihten biri olduğunu unutmayın. Bu nedenle olduğundan daha önemli hale getirerek, gerçeğin dışına taşan kararlardan uzak durmalı 

Tercih yaparken zaman ayıracağınız, araştırma yapabileceğiniz, saatlerinizi geçirebileceğiniz alanları ön sırada tutun.

Disiplinler arası konuşabilen alanları tercih edin. Meslekler artık iç içe geçmiş durumda ve yeni tanımları yapılıyor.

Popülariteden, tabela üniversitelerden yana değil; gerçek eğitim alabileceğiniz, eğitim merkezlerine yönelin. Unutmayın ki kazandığınız üniversite, sizden, en dinamik olduğunuz yıllarınızı talep edecektir.

Sizi hayata hazırlayacak olan girdiğiniz okul değil o okulda sizin tutumunuzdur.

Eğer üniversiteyi gelişiminiz için mekan-imkan-insan bileşeni olarak görür ona göre çabalarsanız, o yılların hakkını vermiş olacaksınız.

         PEŞİNDE OLDUĞUN DİPLOMA MI BİLGİ Mİ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Deneyim riski azaltır

DENEYİMİN 5 FAYDASI

1-En etkin öğrenme yöntemi

2-Gelecek risklerini azaltır

3-Ruhu ve kalbi iyileştirir

4-Başkasına öğretirsin

5-Kolay hayatlar kılarsın

Hayat, ya cesur bir deneyimdir ya da hiç bir şeydir.

Hayatta deneyimi eksik olanlar, çok fazla riski yönetmek zorundadır.

Bu, onları masum kılmaz. Sadece daha kırılgan yapar. Hiç birimiz deneyimlemediğimiz günahın masumu değiliz.

Deneyimlenmemiş dostluklar da çıkar çatışması ile teste tabi tutulur.

Dostunun istekleriyle arasına girmedikçe, deneyimlenmemiş dost sahibi olarak kalacaksın.

İyi günün dostu dar günde hani?” Zaman, dünün deneyimlerini, bugünün koşullarında, yarına aktaran olaylar getirir bize…

Kimimiz bunu önceden tahmin eder, ona göre hazırlık yaparız. Kimimiz ise Miller’in dediği gibi dalga üzerimizden geçince, hasar tespiti ardından deneyimlenmiş bilgiye ulaşırız.

Gelecek; tıpkı dalgalı bir denizde yol alan tekne içinde üzerimize doğru gelir. Eğer onu kafadan karşılar isek, dalganın üzerine çıkar, onu aşarız.

Ancak onu bordadan alırsak, alabora olur, yıkılır, başkalarının deneyimine ilham oluruz.

Deneyim, eğitimin en maliyetli fakat en etkin yöntemidir. Yeter ki deneyimle…

        DENEYİMLEMEDİĞİN NE ÇOK ŞEY VAR SENİN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Öğrenme ömür öğütür

BUGÜN HAYATA DAİR NE ÖĞRENDİN?

Bizler öğrenerek hayatta kalırız.

Ömür boyu eğitim;

yürürken dahi öğrenme becerisidir.

Bildiğini sanan biliyorum diyen öğrenemez.

Her gün cehaletinden bir parçayı eğit.

Öğrenme, zaman değirmenidir. İçinde bir ömrü öğütür.

Her yeni bilgi ile daha da yaşlanır, her farklı beceri ile daha da mükemmelleşir, her yenisiyle giderek olgunlaşırsın.

Ancak mükemmelliğin sonucunda daima entropi artacaktır.

Entropi; öğrendiklerinle değiştirdiğin zihin yapının; bir daha eski ham haline asla ve asla dönemeyecek olmasıdır.

Bir parça şeker, un ve yağ ile helva yapabilirsin fakat hiçbir güç, helvadan yola çıkıp başlangıçtaki şekeri, unu ve yağı; eski haline getiremeyecektir. Ateş helvanın öğrenme yöntemidir ve sönen bir ateşten geriye ancak kül kalır ki mükemmellik kavanozuna konulandır bu… Sana lazım olan…

Öğrenme; hayata tutunma halatını her an yeniden örmek demektir. Bizler öğrenerek hayatta kalırız.

Yürürken dahi öğrenebilen hale gelenler; birer öğrenme makinesine dönüşür ve hayatını, hayatları ancak onlar yönetebilir.

Öğrenmeyenler? Onlar boşa geçen ömürle öğrenen olurlar.

Her gün yeni şeyler öğrenmeye, söylemeye, anlamaya bak!

       SEN NE ÖĞRENDİĞİNİN FARKINDA MISIN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Korona terbiye ediyor

SALGIN EN PAHALI EĞİTİM

#Korona her birimize özel eğitim

programı uyguluyor gibi.

Aşırılıklarımızı törpülüyor.

Hatalarımızı gösteriyor.

Ders üstüne ders veriyor.

Ancak bize en pahalı faturayı ödeterek…

Korona salgını yaşam tarzımızı derinden etkilemeye başladı.

Artık evde kalmak yadırganmıyor. Maskeli dolaşmaya alıştık ve daha az şeye ihtiyaç duyduğumuzun farkına vardık.

Bize haddimizi bildiren korona, eğitim maliyetini aldığı canlarla ödetiyor. Fiziksel mesafeye ihtiyacımız vardı, öğrendik.

Ellerimizi yıkamamız zaten gerekliydi, öğrendik. Çok fazla şeyi aynı anda istemenin gereksizliğinin farkına vardık. Ev bize yuva imiş; anladık.

Ailemize zaman ayırmak gerektiğini kavradık. Aşırıya kaçmanın maliyetini hatırladık. Tasarruf bilincinin hayati önemini hissettik.

Futbolcuya azamı ücret öderken sağlıkçıya asgari ücret lâyık görme hatasını bildik.

Daha fazla hastane, daha fazla silahtan daha hayatiymiş. Sürekli bizden vergi tahsil eden, bize ceza kesen kamunun; halka destek olması gereğini dünya örneklerinden gördük.

Fakirin yanında malından söz etmemeyi, hastanın yanında sağlığına övünmemeyi, dertlinin yanında ne kadar çok mutlu olduğunu haykırmamanın edep olduğunu gördük. İsrafın haram olduğunu anladık.

SEN NE DERSLER ÇIKARDIN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU