Bugünkü duyarsızlığın yarınki felaketindir…

DUYARSIZLIĞIN 5 İLLETİ

1-Yılan sana dokunmasa da sıra sana gelir.

2-Çürüyene duyarsızlık, seni de çürütür.

3-Toplumda adalet kaybolur.

4-Zalimler artık dur durak bilmez.

5-Duyarsızlık, senin en sinsi ölümündür.

Dostoyevski; “Bu devir, sıradan insanın en parlak zamanı, duygusuzluğunbilgisizliğintembelliğin,
yeteneksizliğinhazıra konmak isteyen bir kuşağın devridir.” der Budala kitabında…

Bir toplum; sesini, duygusunu, onu birlikte tutan çimentosu, tuğlası, harcını korumadığında, yanındaki her haksızlığa duyarsız kalıp doğruluk, dürüstlük, adalet, ahlaki değerlerden uzaklaştığında…

Her türlü kötülüğe ve felakete açık olur. 

Olmayacak her kararı olmaya başlar.

Uygular. İmar çıktı diye dere yatağına bina yapar.

Evlerine kaçak çıkar.

Doğal zenginliğini bozar maden yatağı yapar.

Hayvanlara eziyeti meziyet sayar.

Çürür. Çürür… Çürüdüğünün farkında olmadan yürür.

Yaşadığı alanı çöp haline getirir.

Haksız her şeyi talep eder, göz yumar.

Bir gün sel taşar dere yatağındaki evi uçar, deprem olur kaçak katları uçar, çocuğu sokakta saldırıya uğrar ciğeri yanar. 

Çürümüştür.

YAPTIKLARIN KENDİNEDİR, FARKINDA MISIN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Tebessüm etmeyi unutma

TEBESSÜM KANA EN HIZLI KARIŞAN İLÂÇTIR

1-Somurtanlar; bugün benden uzak durun!

2-Nefret dili bir tebessümle kaldırılabilir

3-Güne tebessümle başla

4-Pozitif iletişim kurarsın

5-Tebessüm, vereni de alanı da mutlu eden sadakadır

Tebessüm; kana en hızlı karışan ilâçtır.

Bedavadır, yan etkisi yoktur, maliyeti düşük, ürettiği değer büyüktür.

Bir tebessümü esirgeyen insan, duygu fakiri kabul edilir. Tebessüm, sadakadır.

Yüzün normal şeklinde tebessüm bulunmaz.

Ancak hayata bakışıyla insan bu normal yüz şeklini dönüştürebilir.

Kimi vardır, suratı asık gezer. Hayat karşısında “onu yenememenin” getirdiği kimliktir. Sürekli somurtan insandan uzak durursun.

Oysa bazısı asık suratı, öteki ile arasına mesafe koymak için var eder.

Somurtma, iletişime kontrollü geçiş sağlayan dikenli tel ile çevrili sınır kapısıdır. 

Pasavan geçide imkan tanır, gerisini durdurur; “benden uzak dur.”

Eğer size biri tebessüm ediyorsa, alın ve siz de ona iade edin.

Hatta iletişime tebessüm ile başlayın ki bu olumlama sayesinde çatışma (nefret) dili yerine, pozitif diyalog süreci başlayabilsin.

Tebessüm etmeyen, o gün dükkan açmasın der bilgeler.

Böylesi mucizevi iletişim aracını daha sık kullanmalısın. 

DAHA SIK TEBESSÜM  ETMEK İSTER MİSİN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Dayanıklı toplum olmak

DAYANIKSIZLIĞIN 5 TEHDİDİ

1-Küçük sorunlarla dahi baş edilemez

2-Hayat kalitesinden çalar

3-Kaynaklarını unutturur

4-Toplumu başkasına bağımlı kılar

5-Ekonomiyi çökertir

Kötü yönetime mahkûm olunur

Dayanıklılık, insanların karşılaştıkları travmalar zorluklara karşı gösterdikleri dirençtir.

Toplumlar için de geçerlidir.

Dayanıksızlık, sağlam olmayan, güçsüz, metanetsiz ve sık bozulabilir olma kusurudur.

Kusur; çünkü dayanıksızlıklarla baş edebiliriz.

Dayanıksızlık, kaliteden çalar, hayattan alıkoyar, yaşamı kullanışsız kılar.

Dayanıksız bir sağlık, hastalanmaya, bir sebze bozulmaya, bir ekonomi kırılmaya mahkûmdur.

Dayanıksız bir toplum, diğerlerine taviz verir.

Hayatın getirdiği yüklerin karşısında dağılmamak gerekir. Dayanıklılık, bizim dışımızdaki olaylara karşı toplumun takındığı tutumdur.

Eğer uçurumdan bakmaya cesaret edip toplumsal kaynakları harekete geçirirsek, tehditler, kriz ve benzeri dertlerle baş edebiliriz.

Kişilerin bencilleşmesi, toplumları çürütür ve dayanıksız kılar.

Toplumda haksızlık, adaletsizlik, yolsuzluk, rüşvet, zulümkayırmacılıkterör gibi belâlara göz yumuluyorsa, o toplum, riskler karşısında dayanıksız hale gelmiştir ve çürümeye başlamış demektir.

ZORLUKLAR KARŞISINDA DAYANIKLI MISIN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Öğüt verme, öğüt ol

ÖĞÜT VERİRKEN DİKKAT

1-İstenmeden öğüt verme.

2-Sıkça öğüt verme.

3-Senin tutmadığın öğüdü verme.

4-Hayatın, davranışın öğüt olsun.

5-Nasihatin kötülük barındırmasın.

Şeytan da öğüt verir, unutma.

Öğüt isteyene Mevlana’nın cevabı; öğüt verme sen öğüt ol.

İstenmeden verilen öğüt, faydasızdır.

Öğüt vermek yerine öyle yaşa ki halin, hayatın öğüt olsun.

Bilgeler; fazlaca öğüt vermekten kaçınırlardı.

Zaten hayatları öğüt olurdu.

Bozdoğan Zeybeğinden sevdiğim mısralar;

İmanım dağlar Bozdoğan’ın söğüdü /

Çok verdiler tutamadım öğüdü…’

Biri, İbn Haldun’a sordu: –Çocuklarımızı nasıl terbiye edelim? İbn Haldun Dedi ki: –Çocuklarınızı terbiye etmeye çalışmayın. Zaten size benzeyeceklerdir. Kendinizi terbiye edin yeter…

Çocuk, aldığı öğütle değil gördüğü hayat ile terbiye olur.

Şair Nedim’e şimdi kulak verelim; ‘ ‘Sözü az söyle, ağır söyle Nedim’a ki sühan 
Zer gibi sayılı, gevher gibi sencide gerek.’

Anlamı; ‘Sözü az ve ağır söyle ki Nedim, altın gibi sayılı, inci gibi değerli olsun.’

Verdiğin öğüdü sen tutmamışsın yaptığın nasihatte samimi değilsin, nasıl tutulur ki nasıl buna uyulur ki…

Oysa altın değerinde olan öğüt, senin bizzat öğüt gibi yaşamandır.

ALTIN GİBİ ÖĞÜDÜ REDDEDEBİLİR MİSİN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Neden muztaribiz?

ŞİKAYETİM VAR!

1-Dürüst olanı enayi yerine koyan,

2-Kural, yasa dinlemeyeni koruyan,

3-Çalan, çırpan, ceza almayan,

4-Cahili yönetime getiren,

5-Kul hakkı yiyen, Yönetimden, muktedirden şikayetçiyim.

Muzdarip; izdırap ve acı çeken demek…

Şu sıralar çoğu kişi ızdırap çekiyor. Acaba neden? Sıralayalım;

Adaletin gücü yerine güçlünün adaleti; muzdaribiz.

Liyakat yerine niteliksiz sadakat; muzdaribiz.

Ortalık diploma dolu, beceri yok; muzdaribiz.

Mafya, toplumun her kademesinde; muzdaribiz.

Hiperenflasyon belimizi büküyor; muzdaribiz.

Heterodoksla paramızı pula çevirdiler; muzdaribiz.

Recep İvedik’ler sokakları doldurdu; muzdaribiz.

Hoyrat, kaba, zalimler alkışlanıyor; muzdaribiz.

5 zeytinden 8 lira isteyen utanmazlar; muzdaribiz.

Trafikte sinyal veren neredeyse yok; muzdaribiz.

5 yıldızlı oda fiyatına 1 yıldızlı sağlık; muzdaribiz.

Vergisini zamanında ödeyen enayi oldu; muzdaribiz.

Kiraya kafasına göre zamlayan fırsatçı; muzdaribiz.

Talebeyi soymaya kararlı kurnaz esnaf; muzdaribiz.

Haberlerde yalan yanlış müjde yağıyor; muzdaribiz.

Şımarık şöhretler ekranları kapladı; muzdaribiz.

Her şeyi bildiğini sanan uzmanlardan muzdaribiz.

Halkına sürekli yalan söyleyen liderden muzdaribiz.

Çalan, çırpan, hak yiyen yönetimlerden muzdaribiz.

PEKİ SİZ NEDEN MUZDARİBSİNİZ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Yabancılaşıyoruz

YABANCILAŞMANIN 5 SONUCU

1-Orijinalliğini yitirirsin

2-Toplumda ayrışma başlar

3-Bireyler birbirinden izole olur

4-Doğa da bize yabancılaşır

5-Değerlerimizi çürütürüz

Gelin tanış olalım, hayatı kolay kılalım.

Yabancılaşma; bireyin kendi ürettiği nesnelerin egemenliği boyunduruğu altına girerek kendi sorunlarına, bulunduğu ortama, toplumsal, insani olana yabancı durumuna gelmesi…

Toplumsal veya sosyal yabancılaşma; bireyler arasında veya bir bireyle toplumdaki veya iş ortamındaki bir grup insan arasında düşük kaynaşma, ortak değerler kaybı, yüksek mesafe veya izolasyona varan sosyal ilişkiler durumudur.

Yaşadığımız topluma yabancılaştık, her birimiz ayrı telden çalar olduk.

Çevreye yabancılaştık, içine tükürdüğümüz Marmara şimdi bizim yüzümüze tükürüyor.

Değerlere yabancılaştık, toplumsal çürümeyi tetikledik. Farkına varan; ‘burası benim yaşadığım yer mi?’ diye hayret ediyor.

İnsan ilişkileri karmaşıklaştı, diyaloglar kirlendisağlığımız izole ve tüm bunlar yetmiyormuş gibi ahlaki normlara yabancı hale geldik.

Moderniteinsanın kendi orjinalliğinden utanır hale gelmesi midir?

Bir sonraki aşamada kendimize yabancı hale gelme riskimiz yüksek.

Gelin tanış olalım, biliş olalım…

TOPLUMA DOĞAYA YABANCILAŞIYOR MUSUN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Kötülüğe göz yumma

KÖTÜLERİN 5 ZARARI

1-Değerleri tahrip eder.

2-Toplumu çürütür, korkuyu iktidar yapar.

3-Hak gasp eder.

4-Gücünü kötüye kullanır.

5-Uygarlık düşmanıdır.

Kötülerin cesaret bulduğu ülkede iyilik göçe zorlanacaktır.

Göz yummak; kusurları görmezlikten gelmek, görmemiş gibi davranmak, hoş görmek, müsamaha göstermek

Bir şeyin yapılmasına ses çıkarmamak.

Kötülüğe göz yummak.

Basit bariz hakikatleri görmezden gelmek

Kontrolsüz bırakmak, yapılacak çokça hatalara ve kötülüklere göz yummaktır.  

Göz yummanın haklı gerekçesi yoktur.

Zorbalığa, yağmalara, haksızlığa göz yumanlar çıkarları olanlardır.

Yiyicilerdir, dolandırıcılardır, tefecilerdir, soygunculardır.

Göz yummak, ilkelliğimizi kirliliğimizi pisliklerimizi saklamaktır.

Şiddete göz yummak, yangına göz yummak; suça ortak olmaktır, ihanet etmektir.

Kötülüğe zulme, haksızlığa, göz yumma!

Göz yummakla gece olmaz. 

Gözünü kapayan, yalnız kendine gece yapar.

Kural şudur; eğer kötülük varsa önce elinle müdahale et.

Buna gücün yetmiyorsa dilinle müdahale et.

Ona da gücün yetmiyorsa kalbinle kötülüğe diren

Kötü, ona müdahale etmedikçe yaptığı kötülüğü kendine hüner sanacaktır.                 KÖTÜYE, KÖTÜLÜĞE KARŞI SENİN TUTUMUN NEDİR?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Ne çok silgi var!

SİLGİ DİYARINDA KALEM OLMAK

1-Ortalık, elindeki silgiyle her kaleme koşan kötülerle dolu.

2-Bir fikir üretmeye gör, anında kötüleyen biri bitiveriyor.

3-Neden?

4-Çünkü silmek kolay yazmak zor.

5-Tüketmek kolay üretmek zor.

Renkler ustası Ranga Guru, öğrencisinin yaptığıresmi halk değerlendirsin diye meydana astırır ve tuvalin yanına bir kalem ile not bırakır; ‘lütfen beğenmediğiniz yerlere çarpı işareti koyun.’

Ertesi gün resim; çarpı işaretleriyle dolar.

Yine aynı öğrenciden başka bir resim yapıp aynı meydana asmasını ister.

Bu defa tuvalin yanında şu not yazılıdır; ‘lütfen hatalı yerleri düzeltin.’

Netice; kimse düzeltmeye yanaşmamıştır.

Kıssadan hisse şudur; karalamak kolaydır ama yapıcı olmak; bilgiözenemek ister.

Sosyal medyada pek çok fikir sergileniyor.

Çok az insan bu fikirlere katkı sunuyor veya teşekkür ediyor.

Çoğunluk; o fikri karalamak ve önereni aşağılamak yolunu seçiyor.

Neden?

Çünkü kendi fikir üretmeyenin yaptığı en kolay şey; yapanı karalamak

Ne zaman iyiliğe örnek paylaşsam; altında çapanoğlu arayan birileri türeyiveriyor.

Ancak daha da beteri ne zaman kötü örnekleri paylaşsam, aynı kişiler, onları savunuveriyorlar.

Elinde kötülük silgisiyle dolaşana önerim; Yapma!

SEN SÜREKLİ KÖTÜLERİ TUTMAK ZORUNDA MISIN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Boğaz tokluğuna çalışmak

GELİR DAĞILIMI BOZULDUĞUNDA…

1-Açlık en büyük kitle imha silahı olur.

2-Toplumsal barış tehlikeye girer.

3-Tok, açın halinden anlamaz olur.

4-İhtişam da sefalet de abartılır.

5-Sistem fakirden alır zengine verir.

Bir ülkede bir kesim sürekli zenginleşiyor, diğer kesim fakirleşiyor ve boğaz tokluğuna çalışıyorsa ülkenin gelir adaletsizliği aşırı artmış demektir.

Boğaz tokluğuna çalışmak asgari geçim standardında yaşamaktır.

Geneli bu halde yaşayan bir ülke; bilime, eğitimeteknolojiye odaklanamaz.

Sadece yaşamaya çalışır. Gelir dağılımı böylesine bozulunca toplumsal barış da tehlikeye girer.

Komşusu açken uyuyan bizden değildi güya…

Oysa bırak uyumayı, yoksullara aldırmıyoruz bile.

Ülkeye kayıt dışı para girişi arttı ve onun getirdiği sanal bir rahatlık var.

Kimileri konutaraba almaya devam ediyor.

Kimileri de açlık sınırında hayatta kalmaya çalışıyor.

Bulabildiği işte; boğaz tokluğunda çalışmaya razı oluyor.

Hal böyle olunca da orta gelir tuzağında debeleniyor Türkiye…

Hele ki hiperenflasyon var iken gelir dağılımındaki tehlikeli bozulmanın toplum üzerindeki barışı bozan etkisi hesaba katıldığında…

Önerim, boğaz tokluğuna çalışmanın sürdürülebilir bir şey olmadığını kavramamız ve tedbir almamız…

      KOMŞUSU AÇKEN UYUYABİLEN MİSİN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Kriz amortisörleri

TOPLUMSAL DAYANIŞMANIN 5 FAYDASI

1-Krizlere karşı durabilme yetisi.

2-Dış şoklara direnç.

3-Hasarı hafifletme.

4-Krizden daha çabuk çıkma.

5-Kriz çıkaranları defetme.

Krizle gelenler krizle giderler

Türkiye’yi krizlere ve doğal afetlere karşı koruyan dört önemli amortisör var.

Bunlar; 1-rıza ve kadercilik duygusu, 2-aile içi yardımlaşma,3-coğrafi zenginlikler ve 4– sosyal devlet çalışmaları.

Kriz amortisörleri kavganın döğüşün içinde kaldığında, ülke gündemi birlik ve beraberlikten uzaklaştığında devreye girer.

Ancak bu dönemlerde bağrış çağrış sırasında amortisörlerimizi unutabiliyoruz.

Oysa süreçler, tepeden tabana, leviathan (kadiri mutlak) bir anlayışla yürümüyor.

Birbirinden farklı ve çelişen milyonlarca bilgiyi yönetmek için hiyerarşik bir bilgi katmanı değil, network içinde rütbesiz bilgi yönetimi gerekiyor.

Yangınlar, sel felaketleri, musilajlar, salgın hastalıklar, ekonomik krizler, depremler sürdükçe doğa; daha fazla isyanla geliyor.

Belli ki gelmeye devam edecek.

Biz doğayı çoraklaştırdıkça, doğa bozulan iklim dengesiyle, sarsıntıları ile bizleri uyaracak, daha fazla sıcak olacak, daha fazla kuraklık hissedilecek.

Kriz amortisörlerimizi bu gibi zamanda hatırlarsak toplumsal barışı koruyabiliriz.

      SENİN KRİZ AMORTİSÖRLERİN NELERDİR?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU