Kitlenin huzursuzluğu paydaşın yarın kaygısı

HUZUR VARSA HER ŞEY TAMAM

1-Huzurun yoksa çok şey eksik.

2-Huzursuz olmak;

3-Ya geçmişin pişmanlığında,

4-Veya yarının kaygısında yaşamaktır.

5-Bir kitlenin huzursuzluğu, paydaşlarının yarın kaygısıdır.

Huzur; Arapça hazır olma kökünden gelir.

Huzur; kişinin anda olması ise huzursuzluk, ya geçmişin pişmanlığında veya yarının kaygısında olmaktır.

Hazır değilse, kendisini şimdi burada hissetmiyorsa, yerleşik değil göçebe olduğu duygusunda ise huzursuzdur, rahat değildir, asayiş yoktur.

Bir kitlenin huzursuzluğu, paydaşlarının yarın kaygısıdır

Geçim sıkıntısıdır. Ekonomik krizdir

Savaşta olma halidir.

Salgın, afet, düşman ve kıtlık tehditleriyle karşı karşıya kalma halidir.

Bir dağın huzursuzluğu;

heyelan, karla kaplı yamacın huzursuzluğu çığ,

Denizin huzursuzluğu dev dalgalardır.

Huzursuz yönetici, topluluğu gerer.

Huzurunu kaçıracak olan; arkasını dönüp baktığında izleyicilerinin giderek azalıyor olmasıdır.

Huzursuzluğu; daha fazla güç talebi ve daha fazla yetki devşirmiş tek adamlık olacaktır.

     KENDİNİ HUZURLU HİSSEDİYOR MUSUN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Nerede o eski günlerim…

GEÇMİŞE ÖZLEMİN 5 GEREKÇESİ

1-Bugünün bunaltıcı sorunları

2-Yeni an üretememe

3-Eski anılara kaçış

4-Bugün; zihnin gurbeti.

5-Geçmiş; zihnin sılası.

İnsanın anayurdu çocukluğudur.

Günde mutlu değilsen onu dünde ararsın.

Şu günlerde geçmişe doğru giden bir otobüs kaldırsalar acaba kaçımız ilk yolcusu olurdu?

Geçmişe olan bu özlem, geçmişi unutamamaktan mıdır yoksa bugünün dertlerinden sıyrılıp geçmişe kaçmak mıdır?

İnsan neden geçmişe özlem duyar?

Yaşamış olduğu güzel anlar için olabilir.

Fakat bugün yaşadığı olumsuzluklardan bunalmıştır.

İnsan zihni kendini sağlıklı tutma adına geçmişin kötü anılarını unutma eğilimi gösterir.

Bu zihindeki pozitif anı ayrımcılık, geçmişi bize sığınılası zihin rahimi yapar.

Oraya kaçar ve günün hay huyundan uzaklaşırız.

Bu; anlaşılabilir bir şeydir.

Fakat bir toplum sürekli geçmişe özlem duyuyorsa, bugüne dair sorunları tahammül sınırına gelmiş demektir.

Ya değer üretemiyordur ya da bugünkü dertleri, ya bir yarın vaat etmiyordur.

Sürekli geçmişiyle övünenler, patatese benzer; iyi tarafları toprağın altında kalmıştır.

Bize gelince; daha iyi bir yarın uğruna dünü geride bırakalım ama asla inkar etmeyelim.

Zira dünümüz, ondan bir önceki günün yarınıydı.

Belki de kendi kurtuluşun için Samsun’una çıkmalısın…

ŞU SIRA GEÇMİŞE ÖZLEM DUYUYOR MUSUN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Yarınını merak et

YARIN HİÇ KİMSEYE VAAT EDİLMEMİŞTİR

1-Ancak onu hak edene ikbal sunar.

2-Çünkü kendini; yarınında şekillendirmiştir.

3-Yarını merak eden biri;

4-Kendi yarınını inşa ederse, yanılmaz.

5-Değilse, fal sana ne yapsın?

Vizyon, yarına dair bir öyküdür. Yarın kaygısı, gelişme sancısı çekmektir. Tomurcuk derdi olmayana “odun” deriz.

Bir sonraki adım, insanın merak repertuarında daima başyapıttır. Yarın, bilinmezdir. Ama kestirilebilir. Yarını kestirmenin en güvenilir yöntemi ise onu inşa etmektir.

Peki, firmalar ve bireyler, gelecek öngörüsü yaratmaya nereden başlamalı?  “İşe, yarını düşünmekten başlamalı.”

Yarını düşünme noktası, sanıldığı kadar da kolay bir şey değil.

Öncelikle bugünü yarına uzatırken kullandığımız paradigma, genelde bize “kullanılmış bir gelecek” sunuyor.

Oysa yarın, başka bir düzlemde oluşuyor. Attila İlhan’ın “ben sana mecburum” derken mırıldandığı gibi; “sana kullanılmamış bir gök getirsem…

Birçoğunun daha önceden tükettiği düşünceleri ve imajları kullanıyor olmak, acaba bir “yarın” mıdır? Değildir.

Yarını tahmin ederken bugünü “dönüştürmeden” geleceğe taşıma gafleti vardır.

Yarını düşünmeyen ulusların, kurumların bireylerin yarını

        olamaz. KENDİ YARININI DÜŞÜNÜYOR MUSUN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Gelecek körü olma

GELECEĞİ GÖSTEREN 5 DÜRBÜN

1-Tahmin ile temenniyi karıştırma

2-Ölçemezsen bilemez, bilemezsen yönetemezsin

3-Önündeki verileri doğru ölç; saptırma

4-Bilgiden, bilimden uzaklaşma

5-Dünya senden ibaret değil; etrafına bak

İnsan, gelecek körüdür. Ama onu merak etmekten vazgeçmez.

Her gün 2 milyon kahve falı, geleceğe dair bir işaret umuduyla açılır…

Yarın, kimseye vaat edilmemiştir. Yarını tahmin etmenin en garanti yolu, onu inşa etmekten geçer…

Ancak yarını merak edenin en büyük yanılgısı (Parmenides yanılgısı) gelecek körlüğüdür.

Zira insan, yarını tahmin ederken; bugünü geleceğe uzatır. Yarını bugünün tekrarı ya da doğrusal devamı sanır.

Yanılgı, kırılmaları görememesidir. Zira her gün yeni bir başlangıç ve yarına dair öngörülemeyen, bu kırılımlardır.

Tahtın; öngördüğün, tahminindir. Bahtın ise hayatın sana sunduğu…

1982’de henüz siyah beyaz yayın yapan TRT’nin renkli yayına geçişine dair bir araştırma incelemiştim.

Bu bilimsel(!) çalışma; “önümüzdeki 10 yıl sonunda TRT yayınları içinde renkli oranının %50’ye varacağını” söylüyordu.

Sonuç; ertesi yıl TRT tam renkli yayındaydı.

Çalışmanın öngöremediği, teknolojideki kırılma olmuştu.

      KENDİ GELECEĞİNİN KÖRÜ OLABİLİR MİSİN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Yakında hikayesi olmayan uzağı arar

UZAĞA BAKABİLİYOR MUSUN?

1-Burnunun dibini iyi görmen yetmez

2-Senden uzağı da görebilmelisin

3-Dürbün, uzaklara dokunmaktır

4-Senin dürbün bakışın olmalı

5-Arada uzağa bak ki geleceğe toslama

Göz, bazı dimağların penceresi, bazılarının dürbünü ve bazılarının da aynasıdır” der Cenap Şahabettin.

Haklıdır da… Gözden yola çıkar merak, dürbünü kullanır ve sana ayna tutar; gözlenen sen de olabilirdin

Söz konusu uzaklara bakmak ise, büyük ihtimalle sen yakınlarda olmayan bir hikâye sahibisin.

Dürbün, uzaklara dokunmaktır. Kokuyu, tadı, sesi feda ederek göz ile varmaktır menziline… Bedenin geride kalmıştır. Bu, dokunamadığını gözüne yakın kılar yalnızca… Sıcağı, kucağı; uzağa terk edilmiştir.

Neticede; uzağında kalanı yakınlaştıran dürbün, arada kullanılası bir uzantıdır. Sürgit gözünde durmasın, boynuna asılı kalsın.

Sürekli oradan bakıyorsan, belki hedefini 12’den vurabilir ama hayatı ıskalamış olursun.

   SENİN ZİHNİNDEKİ UZAKLARIN ÖYKÜSÜ NEDİR?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

UMUT her şeydir ama bir YÖNTEM değildir

2022 TEHDİTTEN ÇOK FIRSAT SUNACAK

1-Fırsatlar ancak ve ancak,

2-Gelirken ve önü kesilerek yakalanır

3- Ardından koşarak değil.

4-Yeni yılın tehditleri çok.

5-Ama onları sayarken FIRSAT KÖRLÜĞÜ yaşama

Bugün yeni bir yıla uyandık. 2022, fırsat ve tehditleriyle gün başı yaptı bile… Düne dair her şey dün ile birlikte geride kaldı.

Mevlânâ; “o halde yarına dair yeni bir şeyler söylemek lâzim” der. Bu söz değişimin tanımıdır; “daha iyi bir yarın uğruna, dünü geride bırakmak…”

Geleceği tahminde en temel sorun, “Parmenides Körlüğü” denen olgudur. Genelde içinde bulunulan şartlardan yola çıkarak, bugünü geleceğe taşır insanoğlu ve çokça yanılır.

Zira hayatın sunacağı kırılımları, sürprizleri, tahminine katmamıştır. Bu yüzden ne zaman bana geleceğe dair fikrim sorulsa, mevcut trendleri yarına uzatırken temkinli davranır, olabilecek sürprizlere daima pay bırakırım.

Geleceğe dair umut besleyebilirsiniz. Umut zaten her şeydir.

Ancak asla bir yöntem değildir.

Umduklarımızı gerçekleştirmek için bize gereken, eyleme yönelik yöntem

      inşa etmektir. 2022 YILI YÖNTEMİNİZ VAR MI?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Elindeki servet; bugün

HAYAT 1 GÜNDÜR O DA BUGÜNDÜR

1-Yarın daha iyi olacak deme.

2-Bugün, dünün yarını değil miydi?

3-Oysa hayat, bugün yaşayabildiğindir

4-Dün geçti gitti, yarın ise belirsiz

5-Ama bugün seninle, değerini bil

Geçti gün, ferdayı ko / saat bu saat dem bu dem.”

Şeyh Galib uyarıyor bizi; geçen güne hayıflanmayı bırak. Ferda (yarın ) ise ne getirecek emin olamazsın.

Elindeki tek servet; bu demdir bu saattir.

Değerini bil zira temize çekemeyeceksin.

Ya anı yaşayacak veya onu ıskalayacaksın…

Bil ki hayatın müsveddesi yok ve temize çekilesi değildir.

Bunu biliriz de ya dünün pişmanlık, suçluluk, hesaplaşmaları ya da yarının kaygıları ile boğuşup dururken, elimizdeki tek işe yarar zaman olan bugünü ihmal ederiz.

Bir bakıma biri geçmiş diğeri gelmemiş güne dair şeytan taşlamaktan yarın ibadetine zaman ayırmayız.

Ülkeye bakın, düne dair her şey gündemdedir. Ya da yarına dair, seçiminden geçimine dek kaygı ve kavga alanlarıyla boğuşup duruyoruz.

Oysa bazı insanlarımız, güne dair gayretiyle adeta mucize gibi, yarın inşa ediyor, çalışıyor, üretiyor, ülkenin bir yarını varsa ona hizmet ediyor.

Gençlere bakıyorum; çoğunun yarını çalınmış, umutsuz ve kaygı içinde. En büyük israfımız.

  GÜNDEMİNDE DÜN MÜ YARIN MI BUGÜN MÜ VAR?

a

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Sosyal ölüm: yarınsızlık

YARINI OLANIN 5 AVANTAJI

1-Umutlarını besler

2-Ona hazır olursun

3-Onu merak edersin

4-Onu inşa edersin

5-Onu tahmin edersin

Yarın, hiç kimseye vaadedilmemiştir.

Zamane mi olmak istersin yoksa zamanına hükmeden mi?

Benim “sosyal ölüm” dediğim olgu; yarınsızlıktır. Yarına dair hiçbir öngörü geliştirmemektir.

Günü yaşamak değil, zamane olmaktır.

Eskiler ‘ibnül vakt’ diye zamanın çocuğu olmayı kasteder ve yarına dair öngörüsüzlüğü hoş karşılamazlardı.

Ancak ‘ebül vakt’ olgusu, zamana hükmetmeyi anlatır ki bu da yarına dair tasavvurun olduğuna işaret eder.

Yarın; eğer ona dair fikrin yoksa, kendi hükmünü senin üzerinde çok katı icra edecektir. Yarını tahmin de kolay şey değildir.

Sadece Türkiye’de her gün 2 milyon kahve, yarına dair merakla içilmekte, fincanı fala açılmaktadır.

Yarını merak edenler, ona dair duruş geliştirenlerdir.

İster fal ister gelecek planı olsun, yarın; merak edilesi olmalıdır. Yarına bakmak, onu planlamaktır.  

Nitekim yarını tahmin etmenin en isabetli yolu, onu inşa etmekten geçer.

Nicelerimiz; yarınsızlık yüzünden ya günün hay huyu ile boğuşuyor veya düne saplanıp kalıyor

Yarın, hiç kimseye vaadedilmemiştir. Yarınsız kalmayın…

           YARINA DAİR HANGİ HAZIRLIĞIN VAR?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Nerede o eski günlerim…

GEÇMİŞE ÖZLEMİN 5 GEREKÇESİ

1-Bugünün bunaltıcı sorunları

2-Yeni an üretememe

3-Eski anılara kaçış

4-Bugün; zihnin gurbeti

5-Geçmiş; zihnin sılası

İnsanın anayurdu çocukluğudur.

Günde mutluluk zorsa onu dünde arar insan.

Şu günlerde geçmişe doğru giden bir otobüs kaldırsalar acaba kaçımız ilk yolcusu olurdu?

Geçmişe olan bu özlem, geçmişi unutamamaktan mıdır yoksa bugünün dertlerinden sıyrılıp geçmişe kaçmak mıdır?

İnsan neden geçmişe özlem duyar? Yaşamış olduğu güzel anlar için olabilir. Fakat bugün yaşadığı olumsuzluklardan bunalmıştır.

İnsan zihni kendini sağlıklı tutma adına geçmişin kötü anılarını unutma eğilimi gösterir. Bu zihindeki pozitif anı ayrımcılık, geçmişi bize sığınılası zihin rahimi yapar.

Oraya kaçar ve günün hay huyundan uzaklaşırız. Bu; anlaşılabilir bir şeydir. Fakat bir toplum sürekli geçmişe özlem duyuyorsa, bugüne dair sorunları tahammül sınırına gelmiş demektir.

Ya değer üretemiyordur ya da bugünkü dertleri, ona bir yarın vaat etmiyordur.

Sürekli geçmişiyle övünenler, patatese benzer; iyi tarafları toprağın altında kalmıştır.

Bize gelince; daha iyi bir yarın uğruna dünü geride bırakalım ama asla inkar etmeyelim. Zira dünümüz, ondan bir önceki günün yarınıydı.

  ŞU GÜNLERDE GEÇMİŞE ÖZLEM DUYUYOR MUSUN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Kriz sürecinde dönüşüm

DAHA İYİ BİR YARIN UĞRUNADÜNÜ GERİDE BIRAKABİLMELİ

Dünün güneşiyle bugünün çamaşırını kurutamazsın.

Korona sürecinde ya dünün anormaline dönecek veya yarının yeni normalini inşa edeceksin.

Tercihin; yarınını oluşturacak.

Dünüşüme ben; ‘daha iyi bir yarın uğruna, dünü geride bırakmak’ diyorum. Dünü inkâr etmeden, yarını tasarlamak.

Geleceği tahmin etmenin en verimli yolu, onu inşa etmektir.

Yarını dert etmeyenin yarını olmaz. Falcısından fütüristine, vizyonerinden liderine dek pek çok insan kurum, bir sonraki adımın nerede olacağını düşlüyor, araştırıyor, planlıyor.

Gelecek, arabanın ön camı gibidir. Gideceğin yerin adresi orasıdır. Gözü sürekli dikiz aynasında olan ya otoparktadır veya geriye gidiyor demektir. Geçmişi bu yüzden inkar edemeyiz. Arabasında dikiz aynası olmayan sürücü kendini tedirgin hisseder. Ardında bıraktığı yolu da bilmek ister.

Dilinden ‘sürdürülebilirlik’ kelimesini düşürmeyenlere bakın:

Eylemlerinden çok azı sürdürülebilirliğe hizmet ediyordur.

Önerim, daha iyi bir yarın tasarlamaktır. Dünün zihin yapısı ve bugünün verisiyle değil, yarının nerede şekilleneceğini araştırarak…

Korona ve ekonomik kriz, bize yarının farklı olacağını gösterdiyse bu yeni normale dönüşme zamanıdır.

        SEN KENDİ YARININI TASARLAYABİLDİN Mİ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU