Bağımlılık salgını

BAĞIMLILIĞIN 5 KISITI

1-Beynin özgür düşünemez

2-Biat zihnini kaplar, aklın iraden gider

3-Ele güne muhtaç olursun

4-Bağlandığın bitince, bitersin

5-Konfor tuzağında çürürsün

İyiye bağlan ama bağımlı hale gelme

Bağımlılık; bir başka şeyle şartlanmış olma, o şeye bağımlı olma hali…

Öyle ki bir hazza, maddeye, kişi veya kişilere bağlanıp kalırız ve hayatımızın kalitesini, bağlandığımızın sınırları belirler. Bağlan ama bağlandığına çok dikkat et.

Bağlan ama bağımlı olma zira bağımlılık kendi iradeni askıya almaktır. Peki, neye bağımlı oluruz? Karamsarlığa bağımlı olursan hayatını kara bulutlarla öreriz.

Bencilliğe bağımlı oluruz, ‘ben’ üzerinden hayatı yönetir ama kaybederiz.

Bağımlı ekonomi, kazandığından fazlasını harcayan, ürettiğinden fazlasını tüketen bu yüzden dışa bağımlı hale gelip özgürlüklerini budayan ulusların düştüğü tuzak…

Kadın için bağımlılık, erkeğin eline bakma hali… Çocuk için bağımlılık, yetişkinliğe dek süren geçici bir süreç olmalıdır.

Aile için bağımlılık, kendi ayakları üzerinde duramama ve bir başka aileye, siyasi partiye sürgit muhtaç olmaktır.

Şirketin bağımlılığı, sürekli destekle ayakta kalabilmesidir.

Bir lider için bağımlılık, iktidar hırsının içinde boğulmaktır.

      SENİN BAĞIMLILIĞIN NEYE VE KİMLEREDİR?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Annen seni çağırıyor

ANNEMDEN ALDIĞIM 5 ÖĞÜT

1-Gülümse

2-Hak yeme

3-Değer üret

4-Nefreti dışla

5-İnsanı sev

Hayata dair temel öğütleri

ilk öğretmenim annemden aldım.

Ne öğrendiysem annemden öğrendim.

Annenin sevgisinden emin olabilirsin.

Hayatı tek kelimeyle izah etseydim bu kelime annem olurdu.

Annemi vücudumda bir organıma benzetsem; kalbim derdim.

Anne; yardır, diyardır. Anne; cana can katandır. Anne; seni cezalandırırken dahi ona sığındığın; ‘anne’ diye yine ondan yardım istediğindir.

Anne, günlüğümdür, kişisel tarihim, içine doğduğum toprak, beni besleyen, koşulsuz sevendir.

Anne köktür, anne ‘ök’tür. Annesi olmayan öksüz olacaktır.

Anne sadece iyi günün tebessümü değil, kötü günde senin yanında hissettiğindir. Kıymetini sağlığında bilebilen evlat olmak; benim için yücelik göstergesidir.

Anneni şımart, ona minnetini sun. Sana karşılıksız her şeyini sunan yegane varlığının değerini varlığında bil. Vefat etmişse, kabrinde onu ziyaret et, dua et, minnet et.

Sana kattığı her şeye diyet istemeyecek olandır annen.

Seni severek de eğitir, susarak da eğitir. Sana rahimdir, koruyan, kollayanındır.

Ne kadar büyüsen dahi onun gözünde daima bebeği, çocuğu kalacağını bil.

Bil ki bir annen olduğunun hazzını yaşayabil…

       ANNENİN SESİNİ DUYABİLİYOR MUSUN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Cinsiyet eşitliği şart!

8 MART DÜNYA KADINLAR

GÜNÜ KUTLU OLSUN

Kadını dışarıda bırakan hiçbir sistem,

sürdürülebilir olamadı, olamıyor, olamayacak.

İşte, siyasette, sosyal hayatta

cinsiyet eşitliği sağlamalıyız…

Dünya Gazetesi Yazı İşleri, 8 Mart gazetesini Türkiye’nin ekonomisine ve düşünce hayatına yön veren kadınlarla birlikte hazırladı. Cinsiyet eşitliği için 8 adım sıralandı:

1-iş, siyaset, sosyal hayatta daha fazla kadın lider olsun.

2-Kadınlar borçlanmaktan korkmamalı, girişimci olmalı.

3-Eşitlik beklemekle gelmiyor, daha katılımcı olunmalı.

4-Ayrımcılığı zihinde sonlandırmak için eşitlikçi dil şart.

5-Yeni normalin lokomotifi kadınlar olacak. Fırsat kaçmasın.

6-Kadınlar arasında dayanışma olmalı Rol modeller çoğalsın.

7-Bilim ve teknolojide kadın temsiliyeti artırılmalı.

8-Erkekler cinsiyet eşitliğinde samimi olmalı.

Dünya genelinde cinsiyet eşitliği için çalışan yığına kurum var fakat çözülmesi en zor konulardan biri de eşit işe eşit ücret uygulanmayışı…

En gelişmiş toplumlarda dahi erkek 100 birim kazanırken kadına 80 birim ödeniyor.

Cinsiyet eşitliğini sağlama programlarının çoğu, kültürel bariyerlere ve bun karşı direnen kadın-erkeklere takılıyor ne yazık ki…

         DÜNYAYI KADINLAR GÜZELLEŞTİREMEZ Mİ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Hukuk varsa hayat var

HUKUK; SEN NE İYİ ŞEYSİN…

Hukuk reformu, hayatın en büyük ihtiyacı.

Hukukun olmadığı yerde;

demokrasi de ekonomi de gelişemez.

Hukuk temelli yapısal reformlar,

orta gelir tuzağından kurtarır.

Türkiye’yi; orta gelir ve orta demokrasi tuzağından kurtaracak reformların başında hukuk geliyor. Aslında yeni yasalardan ziyade mevcutların iyi işletilmesine ihtiyaç var.

Hukuk yoksa, ne hayatın akışını, ne devletin işleyişini ne de ekonomiyi düzenleyemiyorsunuz. Hukuk reformu kim için?

HALK; Zorba, hak yiyen kural tanımayana direnebilecek.

KADIN; Kadına şiddet uygulayanlar cesaret bulamayacak.

ÇOCUK; istismarcıları elini kolunu sallayıp dolaşamayacak.

İŞÇİ; iş kazasına göz yuman mevcut sistem düzeltilecek.

PATRON; bilecek ki girişimlerinin üzerine çökülmeyecek.

YATIRIMCI; geleceğe dair güven odaklı plan yapabilecek.

YABANCI; kârından, yatırımından, malından emin olacak.

TRAFİK; yollarda motorize haydutların hakimiyeti bitecek.

KOBİ; rekabet, gücü gücü yetene anlayışından uzaklaşacak.

MAHKEMELER; daha hızlı, adil, faydalı karar verebilecek.

ENGELLİLER; onları istismar eden alanlar temizlenecek.

BİZLER; daha iyi ve mutlu Türkiye’de yaşıyor olacağız.

        SENİN DAHA İYİ HUKUK TALEBİN YOK MU?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Kızın için ne yaptın?

EĞİTİMLİ KIZ ÇOCUKLAR

YARINIMIZI ABAD EDER

‘Ben istersem başaramayacağım bir şey yok.’

İlham veren hayatları inceleyin;

Eğitilmiş kız çocuklarının mucizelerini görün.

Kız çocuklarımız okusun.

Bugün 11 ekim Dünya Kız Çocukları Günü… Biliyoruz ki bir kız çocuğunu ilköğretimde fazladan 1 yıl okulda tutmamız halinde bu kız çocuğunun gelirinde %10-15 artış oluyor. Hele ki bu kız çocuğu orta öğretimi bitirmişse gelir artışı; %15-25’e varıyor.

Dünya Bankası verileri: Orta gelir ülkelerinde kız çocuğunun orta öğretimi bitirmesi halinde 5 yaş altı çocuk ölümleri %50 azalıyor.

Neticede, kız çocuklarının eğitimi; olumlu yönde çok dramatik fark doğurabiliyor. İş hayatında neler oluyor?

Küresel çapta kadın ile erkek arasındaki gelir farkı %20.

Ekonomik faaliyetlere katılımda eşitliğin sağlanması için geçmesi gereken süre; 202 yıl. Siyasette eşitlik için 107 yıl. Dünyada yönetim kademelerindeki kadın oranı %35’in altında. Kız çocuklarının eğitime, üretime, yönetime daha eşitlikçi katılabilmesi için çok daha fazla gayret gerekir.

Kızlar okula demek kolay. Kız çocuklarının yurt ihtiyacı bu bağlamda çok önemli. Kızın için daha gayret göstermelisin.

       GÜÇLÜ KIZLARLA GÜÇLÜ YARINLARA İNANSAN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Anlık öfke öldürür

KADINA ŞİDDETE KARŞI ÖFKE KONTROL DERSİ
Anlık öfke; ölüm getirebiliyor.
Oysa öfke kontrolü mümkün.
Eğitim sayesinde öfke kontrolü öğrenilebilir.
Böylece kurbanı mezara, öfkelenen hapse gitmez.

Gün geçmiyor ki kadına yönelik şiddet; gündem olmasın…

Öfke her yerde ve insanlar, öfkelerini kontrol edemediği için facialar doğuyor, cinayetler işleniyor, insanlar ölüyor.

Öfke, insani bir duygudur ancak kontrol edilemediğinde felakete yol açtığından, kontrol edilebilmesi gerekecektir.

Öfkenin nasıl kontrol edileceğine dair yığınca kurum, eğitim vermeye başladı bile. Ancak eğitime ilköğretim sürecinden başlanılması halinde, öfkesini boşaltırken kendisine ve başkalarına zarar vermesi sınırlanabilir hatta önlenebilir.

Tartıştığı eşini yaralayan veya öldüren vakalar incelenince genelde varılan sonuç; anlık öfke  patlaması olduğudur. Trafikte yol vermediği için silahına davranan, tartıştığı birini öfke seline kapılıp öldüren, kadına şiddet uygulayan.

Önerim; psikolog, psikiyatrist ve eğitimcilerin ortaklaşa geliştirecekleri müfredatın biran önce zorunlu ders haline gelmesidir. Ancak bu sayede anlık öfke patlamalarının nasıl yönetileceği öğrenilir. Biri mezara diğeri hapse gitmez.

           SEN ÖFKENİ KONTROL EDEBİLİYOR MUSUN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Kamu Spotu 1 yaşında

KAMU SPOTUNU SİZCE NASIL GELİŞTİREBİLİRİM?
Tam 1 yıldır her sabah kamu spotları ürettim.
Kısa ve öz olsun istedim.
Bu sürede çok fazla tepki aldım.
Beğenen de oldu eleştiren de.
Acaba daha iyisi için ne yapmalıyım?

Geçen yıl 26 Temmuz’da başlattığım spotlar, birinci yılını doldurdu. Bu sürede her sabah kamu spotu ürettim. Günlük hayatta karşılaşılan tehditlere dikkat çekmeye çalıştım. Fırsatlara işaret ettim. Kamuya, özel sektöre, yöneticiye, yönetilene ve ziyadesiyle kendimize dair konuları işledim.

Kriterim şu oldu; yazdıklarımın hayatta karşılığı olmalı ve bir fayda üretme iddiası bulunmalı… Bazı kamu spotlarım çok fazla ilgi gördü, paylaşıldı. Bazı kamu spotlarımla tenkit edildim. Bazıları için alkışlandım. Ancak eleştirileri daha çok benimsedim.

Zaten 1 yılda günde en az 1 saatimi alan bu kısa yazılar, beni de eğitti. Hayatımda deneyimlemediğim hiçbir şeyi; kamu spotu yapmadım. Genel geçer ezberlerden kaçındım, ihtiyaç avcılığı yaparak dert edilesi sorunların ve peşinden koşulası cevapların arayıcısı oldum.

Öğrendim ki başarı; sabır, sebat, süreklilik, iyi niyet ve samimiyet ile geliyor. Fayda üretmenin kısa yolu yoktur. İnandığın şeyi aktardığında ise mutlaka onu dikkate alanlarımız olacaktır.

        KAMU SPOTU SİZE YARARLI OLABİLİYOR MU?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Mikro Kredi zamanı

KADIN GİRİŞİMİ YOKSULLUĞU BİTİRİR
Mikro Kredi sayesinde özellikle yoksul kadınlara zenginlik koridoru açılabiliyor.
Dünyada örnekleri çok.
Bizde de var ama cılız.
Ortalığa kredi saça dururken mikro krediyi unutmasak?

Düşük faizli kredilerle doludizgin borçlanma, geleceğimizi ipotek altına alıyor. İhtiyacı olsun olmasın herkes, krediye girme telaşında… Oysa kaynakların üretime yönlendirilmesi gerekir ki ekonomi; içine düştüğü çıkmazdan kurtulabilsin.

Mikro Kredi, üretime ve iş kurmaya yönelik çalışan yöntem. Yoksul kesimlere, bir iş kurarak gelir elde etmeleri amacı güder. Düşük miktarda verilen başlangıç sermayesidir. İlk olarak Muhammed Yusuf tarafından önerilmiş, bugüne dek milyonlarca insanı ekonomiye kazandırmıştır.

Türkiye, uzun yıllardır bu krediyi kullanıyor. Ancak mikro kredi sağlayan kurum sayısını ve kamu desteğini arttırmak gerekiyor.

Mikro krediye nasıl başvurulacağı, şartlarına dair bilgiler internette mevcut. Ben bu spotu; kamuya hatırlatma için yazdım.

Nasıl ki tüm kaynaklar şu anda tüketimin emrine verildiyse, yoksulluğu ortadan kaldıracak ve üretime katkı sunacak mikro krediye kamu desteği arttırılamaz mı? Bu sayede özellikle kadın girişimcilerimizin sayısı artabilecek.

YOKSULU DIŞARIDA BIRAKAN SİSTEM ÇALIŞIR MI?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Korona sonrası dünya

HANGİ GELECEK BAŞIMIZA GELECEK?
1-Barbarlığa geçiş mi?
2-Devlet kapitalizmi mi?
3-Radikal sosyalizm mi?
4-Paylaşımcı toplum mu?
SİZCE; Korona sonrası dünya, acaba nasıl şekillenecek?

Görünen o ki salgın sonrasında dünya bir daha asla eskisi gibi olmayacak. Ekonomiden sosyolojiye, işten yönetime dek her alanda kırılmalara, köklü değişikliklere tanık olacağız.

İnsanlık dramının henüz ortasında iken konuşulması erken ama korona sonrasında oluşacak dünya için 4 senaryo var;

1-Barbarlığa geçiş, 2-daha acımasız bir devlet kapitalizmi, 3-Çok radikal devlet sosyalizmi, 4-Karşılıklı yardımlaşma ve uzlaşmaya dayalı büyük bir topluma dönüşüm… Belki 5’inci farklı gelecek… Sizce hangisi daha muhtemel görünüyor?

Benim cevabım; 4 senaryonun da korona sonrası dünyada var olacağıdır. Her ülke kendi kültürel refleksi, sosyolojisi ve hiyerarşi anlayışıyla bu 4, belki de 5 farklı halin aynı anda var olacağına dairdir.

Bize gelince? Bunun cevabını kamu spotu okurlarına sormak isterim. Gönlüm her ne kadar 4’üncü senaryodan yana olsa da korona sonrasında ülkemi bekleyen yapı, nereye evirilecek?

Belki ‘aynı kalacak’ diyen olacaktır. Ama bu seçeneğin gerçekleşme ihtimali zayıf…

        SEN NASIL BİR DÜNYA HAYAL EDİYORSUN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Korona mobbingi

SALGIN GÜNLERİNDE ÇALIŞANI BEZDİRMEK
Mobbing virüsü koronadan beter.
Pek çok iyi patron çalışanına sahip çıkarken bazı iblis yöneticiler bezdirmeyi kendine iş edindi.
Ücretsiz izne, işten çıkmaya zorluyorlar.

Kurt dumanlı havayı, işyeri iblisleri de koronayı beklermiş.

Salgın sürecinde çalışanını ücretsiz izne postalamak hatta mümkünse istifaya zorlamak için mobbing (bezdirim) yapan yöneticiler türedi.

Gerek finans kesiminde gerek üretimde duran işleri fırsat bilip çalışandan kurtulmak isteyenlerin şeytani yöntemlerinin sonu gelmiyor.

Geçenlerde bankacı biri sıralıyordu; Hiçbir şey olmaz, işimize bakalım, aynen devam edelim, presi arttıralım, iş saat 12’de başlıyor ama siz sabah 9’da gelin, öğle arası olmasın, evde çalışıyorsa hiç boş zaman bırakmayalım, hedef yok ama vermiş gibi baskı kuralım, evden çalışanlar telefonla satış yapsın. Yüzlercesi.

‘Evde bıraktığın çocuğun var mı? Endişeli misin?  Uzaktan çalışma şartların elverişli mi? Bunları sormaz mobbingci

Bu arada Korona yüzünden robota bağlayan mobbing üstadı, narsist, bencil, psikopat yöneticiler iyice açığa çıkar oldu. Göze girmek için çalışanı istifaya, ücretsiz izne çıkmaya zorlayan korona mobbingcilerine patronları dikkat etmeli.

           MOBBİNG VİRÜSÜ KORONADAN BETER Mİ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU