Gayrette sebat etmek

SABIR; UMUT ETME SANATI

SEBAT; BAŞARININ ANAHTARI

Nitelikli gayretinde sebat edenler

için zafer kaçınılmaz duraktır.

Bizler zaferle değil seferle emrolunduk.

Sefer; iyi, güzel ve doğru olanadır.

Gayret; hayati ve önemli olsa da sebat her şeydir.

Sebatsız gayret, anlık başarıdır, devamı gelmez.

Sebat, gayretin her ne ise onun sürdürülebilir halidir. Isrardır, bulunduğun yola sadakat, eziyetine sabırdır. Bilgeliğe dair yazıla gelmiştir. Erdeme dair olandır.

Başarının yapı taşı olarak adlandırırlar sebatı…

Tarih boyunca zekadan üstün tutulması, boşuna değildir.

Aziz Sancar, zekayı daima sebatın ardına koya gelmiştir. Bıkmadan usanmadan çalışmak yoksa zeka, bir süre sonra çölde susuz kalmış canlı gibi yitip gitmeye mahkûmdur.

Sabır, umut etme sanatı ise sebat, başarı şaheseridir. Acelenin panzehiri, vazgeçmenin şifacısıdır sebat.

Zor olan sebattır ve ödüle layık olması da bundandır.

Başarının sırrı bu kadar sade ve nettir aslında.

Sabır hayatı akışına bırakmak olsa da sebat o akışa ayak uydurmak olacaktır. Hele ki gayretinde sebat edebiliyorsan, zafer, er ya da geç sana akacaktır.

        GAYRETİNDE SEBAT EDENLERDEN MİSİN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Çözümsüzlük çürütür

ÇARESİZSENİZ, ÇARE; SİZSİNİZ

Çözüm, bazen tesadüf olabilir ama

çözümsüzlük daima bir tercihtir.

Çözümü arayan, er yada geç; onu bulacaktır.

Aramayıp zamana bırakan ise çürüyecektir.

Konfüçyüs; en zor şeyin, çözümsüzlüğün dilini şöyle kurar; ”Çözümsüzlük, karanlık bir odada bir kara kediyi bulmaktır. Özellikle odada kedi yoksa…”

Hayat, bazı alanlarda bize olmayan kara kediyi aramaya zorlar… Onu bulamasak bile, arayışımız gayretimizle, o karanlık odayı, ışık olmadan aydınlık kılar, her zerresini zihnimizde haritalandırırız.

Bu durumda çözümsüzlük ölür ve geriye, kendi özgün çözümümüz çıkar. Çözüm; çoğu kez tesadüftür fakat çözümsüzlük; asla değildir. Zira

çözümü sağlayan olasılıklar sonsuz iken çözümsüzlük, tektir. Onun tekliğini, her çözüm arayışını aynı adrese vardırır. Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir.

Çözümsüzlük çizgisine taşıdığımız her şeyin kalitesi düşer, çürür. Çözümsüz kalınan anlar, insanın ruhunu yükseltme fırsatı sunar bize…

Çözümü kendi içinde aramaya başlasan?

Derdü meni devayı men… Dert benim deva da bende…

Çözümsüzlüğünün çözümü içinde bir yerde saklı duruyor…

     KAYBOLDUĞUN YERE SAKLANMIŞ OLMAYASIN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Kel kaldıktan sonra tarak sahibi olmak ne işe yarar?

HAYAT CESURA GÜLER

Deneyimlenecek fazlaca hata var.

Tüm hataları yapmak zorunda değilsin

Bu yüzden başkalarının deneyimlerinden de yararlan.

Ancak bu öğüt tutulmayacaktır.

Deneyimleyebilen cesurlar dışında…

Deneyim, sert bir öğretmendir ve önce sınav yapar sonra ders verir. Bilinen ama tutulmayan nasihat şudur; “Deneyimlenecek fazlaca hata var.

Tüm hataları tek başına sen yapma. Başkasının deneyimlerinden de yararlan.”

Ancak yararlanılmayacak, deneyimlenerek öğrenilecektir.

Hatayı, deneyimle aynı sayfada düşünürüm ben.

Bana göre tüm hatalarımın genel adıdır; deneyimlemek…

Bugünün hatasına, bu hataya düştükten sonra deneyim diyoruz. Sorun şu ki kel kaldıktan sonra tarak sahibi olmak, pratikte işe yaramayabilir.

Deneyim; büyür, gelişir, dönüşür, önemsenir, önemsenmez ama asla unutulmaz. Deneyimli insanlarla sistemi sürdürülebilir kılabilirsin ama yeni kıtalar keşfedemezsin.

Deneyimlemekten kaçınma…

Hayat, cesura güler, deneyimleyecek cesareti olmayana değil…

Ancak bunu da zamanında deneyimlemek gerekir.

     SEN YENİ KITALARA AÇILMAK İSTEMEZ MİSİN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Çok bilen çok yanılır

BİNDİĞİM AT BENDEN AKILLI OLMASIN

Hayat bir yarış ve akılsız atlarla yarış kazanılmaz.

Akılsız at seçme çabasını

kendinden akıllıları keşfetmekte gösteren

yönetici için başarı; kader olur.

Hele ki yarım yamalak bilen herkesten daha da çok yanılır. Çünkü bildiğini sanır ve böyle birine öğretmek imkansızdır.

Yöneticilerde gördüğüm şudur; liyakat sahibi ve gerçekten bilen insanları nedense kendilerinden uzak tutar, onlarla aralarına mesafe koyarlar.

Onun yerine kendilerinden daha az bilenleri tercih ederler. Zira ancak bu sayede kendini daha değerli, akıllı, zeki ve vazgeçilmez biri zannederler.

Gözlemim şudur; işletmelerde ikinci sınıf yönetici, etrafına üçüncü sınıf kadro edinir. İtibarını bu sayede koruduğunu sanır. Oysa birinci sınıf yönetici, etrafında bilen çalışan bulundurmak ister.

Önerim; kendinden daha zeki ve akıllı insanları bulup, onların hizmetine girmektir. ‘Hükmetmek’ değil, onların hizmetine girmek

Bu, zor bir zenaattir zira özgüven gerektirir, erdem gerektirir, basiret gerektirir.

Çalıştığı kişileri liyakat havuzundan seçenlerin başarısı ortadadır ve bilen adam yerine bizden adam seçenlerin hüsranı; daha da ortadadır. Çok bilen çok yanılır zira…

       ÖNCELİĞİN BİZDEN ADAM MI BİLEN ADAM MI?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Başarı gayretten gelir

KOLAY DEMEDİK, MÜMKÜN DEDİK

Her gayret, başarı getirmeyebilir ama

tüm başarılar gayret edenlerden gelmiştir.

Başarısızlığın temel sebebi, denememek veya ilk denemede vazgeçmektir.

İnsanın anlam arayışında başarı, en önemli kavramdır. Başarının yolu, bunu amaç edinmek kadar, denemekten, gayretten, vazgeçmemektir.

Zeka, başarı için gerek şart olsa da yeter şart; gayrettir. Sürdürülebilir gayret er veya geç başarıyı getirecektir.

Oğuz Atay; ‘ben başlamazsam ancak durdurulabilirim’ der. Başlamak, gayret göstermektir.

Okulda, işte, siyasette, sanatta başarı talebi, bu amaç uğruna sarf edeceğimiz emekle mümkündür.

Yattığı yerde büyüyen tek şey, kabaktır o bile suya erişmek için yaprak açar, dal uzatır.

Başarısızlık; erken vazgeçmektir aslında. Başarısızlıkların %80’i ilk denemede vazgeçenlere aittir.

Dünya çapında başarı için söylenen 10 bin saat kuralı, bıkmadan usanmadan deneyen, gayret edenleri anlatır bize.

Muhammed Ali‘ye sormuşlar: “Kaç tane mekik çekiyorsun?” ‘Canım yanıncaya kadar çektiğim mekiklerimi saymam.

Sadece acı çekmeye başladığımda saymaya başlıyorum, çünkü sadece onlar sayılmaya değerdir ve başarıyı getirir.’

   SIRADAN GAYRETLE SIRADIŞI BAŞARI OLUR MU?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Cennet vatanda cinnet

GAYRET YOKSA SIÇRAMA OLMAZ

Sürekli geçmişiyle övünenler, patatese benzer;

İyi tarafları toprağın altında kalmıştır.

Bize bu cennet vatan atalarımızın gayretiyle kaldı. İyi de biz torunların gayreti yoksa sıçrama olmaz ki

Zenginliği; gayrete dayandırmak yerine, mirası üzerinden anlatmayı seven ruh halimiz var. ‘Cennet vatan’ ile övünüp, eylemleriyle; ‘cinnet vatanı’ inşa eden tutumumuz sürüyor.

Petrolümüz var (!) ama çıkaramıyoruz. Uranyum da öyle…

Hele ki bor, dünyayı sallayacağız ama… Fındığın üçte ikisini biz üretiriz ama fiyatını Avrupa belirler. Çayın iyisi bizde ama Zihni Derin’den beri fidanına bilim katamadık.

Peki ya üniversitelere ne demeli? Bin kişiye düşen hoca, profesör sayısında ilk 10’a girdik bile. Ancak elin oğlu bizim ülkede bilim insanı, matematikçi bulamadığından, gider parayı Rusya’da Yandex’e yatırır.

Faunası, florası, 4 mevsimi, 7 iklim bizde, suyumuz havamız şahane ama endemiklerimizin bilgisini İsrail’den, Amerikalılardan dinleriz. Bize kala kala Pandemisi kalır. Bana göre eksik olan, organize gayrettir.

Gayretlilerimiz işbirliği yapabilse, süreçlerimiz daha akil olsa, Türkiye’yi zıplatmak işten bile değildir. Potansiyeliyle övünenlerin gayreti eksik olunca sıçrama başarılamıyor.

        SENİ POTANSİYELİNE ERİŞTİRMEYEN NEDİR?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Zafer; sabredebilenindir

BIRAK FİKİR FİDANI KÖK SALSIN

Pek çok projemiz, sabırsızlık yüzünden yarım kalıyor.

Oysa başarı, yılların gerisinden gelebilir.

Fikir fidanı kök salmadan onu budayanlar başaramıyor.

Sabreden ise ödülünü alıyor.

Bambu bitkisi, sabırla büyür. 5 yıl boyunca en ideal şartlarda dahi gelişme göstermez. Ardından sihirli bir el dokunmuş gibi birden bire günde 40-50 santim hızla büyümeye başlar ve 6 haftada 27 metreye ulaşabilir.

Yaşanan sihir değil, bambunun sabırla saldığı kökleri olduğudur. Eğer sabır ve istikrarla bir alanda kök salar iseniz, başarı; kaçınılmazdır.

Bizde bambu bitkisi yok ama kültürümüzde  bunu karşılayacak türkülerimiz dahi vardır: ‘kuşburnu dikeniyim, dibine dökeniyim…’ Yıllarca durur ve dibine döker meyvesini…

Burada hayata dair çıkarabildiğim dersler vardır. Misal; inovasyon… Bu alanda gayretimiz var fakat sabrımız eksiktir. Türk gibi işle başlıyor daha sonra bambu sabrı göstermeden netice bekliyoruz; Netice yok!

Söz bambudan açılmışken; kökler önemlidir ama senin de gayret göstermen gerekir. İnovasyondan medet uman bu alanda uygun iklimi de oluşturmalı ki bambu büyüyebilsin.

Nice şirket bilirim bambu ekmiş ama ertesini beklememiş…

        AĞAÇ KÖK SALMADAN AYAKTA KALABİLİR Mİ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Zafer gayrete aşıktır

YERİMİZ Mİ DAR YENİMİZ Mİ DAR?

Zenginliği, gayrete dayandırmak yerine

miras üzerinden anlatmayı seviyoruz.

“Bizim çocuk zeki ama biraz tembel!”

Başarısızlığımızın klişe bahanesi bu.

Oysa zafer daima gayret ile gelendir.

Başarı ile gayret arasında çok güçlü bağ vardır. Hiçbir zafer, gayretsiz başarılmamıştır. Zenginlik, miras kalabilir ama mirasyedi değilseniz, gayret göstermeniz gerekiyor.

Cennet vatan’ ile övünüp eylemleriyle ‘cinnet vatan’ inşa eder bir tutum içindeyiz. Petrolümüz var(!) ama yabancılar çıkartmıyor. Uranyum da öyle… Hele ki bor, bütün dünyayı sallayacağız ama…

Fındığın üçte ikisi bizde fakat fiyatını başkası belirler. Çayın iyisi bizde ama Zihni Derin’den bu yana fidanına bilim katamadık. Peki ya üniversitelere ne demeli?

Bin kişiye düşen prof sayısında ilk 10’a girdik. Ancak elin oğlu bizim ülkede bilim insanı, matematikçi bulamadığından, parayı gider Rusya’ya Yandex’e yatırır.

Faunası, florası, 4 mevsim, 7 iklim bizde, suyum, havam şahane ama endemiklerimizin bilgisini İsrail’den dileniriz.

Potansiyeliyle övünenlerin gayreti eksik kalınca, sıçrama başarılamaz. Ekonomimiz kayıt dışında, insanımız üretime kayıtsız olunca kayda değer başarı sağlayamıyoruz.

         GAYRET EKSİK İSE BAŞARI KADER OLUR MU?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Çok bilen çok yanılır

BİNDİĞİM AT BENDEN AKILLI OLMASIN

Hayat bir yarış ve akılsız atlarla yarış kazanılmaz.

Akılsız at seçme çabasını, kendinden akıllıları keşfetmekte gösteren yönetici için başarı; kader olur.

Hele ki yarım yamalak bilen herkesten daha da çok yanılır. Çünkü bildiğini sanır ve böyle birine öğretmek imkansızdır.

Yöneticilerde gördüğüm şudur; liyakat sahibi ve gerçekten bilen insanları nedense kendilerinden uzak tutar, onlarla aralarına mesafe koyarlar. Onun yerine kendilerinden daha az bilenleri tercih ederler. Zira ancak bu sayede kendini daha değerli, akıllı, zeki ve vazgeçilmez biri zannederler.

Gözlemim şudur; işletmelerde ikinci sınıf yönetici, etrafına üçüncü sınıf kadro edinir. İtibarını bu sayede koruduğunu sanır. Oysa birinci sınıf yönetici, etrafında bilen çalışan bulundurmak ister.

Önerim; kendinden daha zeki ve akıllı insanları bulup, onların hizmetine girmektir. ‘Hükmetmek’ değil, onların hizmetine girmek… Bu, zor bir zenaattir zira özgüven gerektirir, erdem gerektirir, basiret gerektirir.

Çalıştığı kişileri liyakat havuzundan seçenlerin başarısı ortadadır ve bilen adam yerine bizden adam seçenlerin hüsranı; daha da ortadadır. Çok bilen çok yanılır zira…

       ÖNCELİĞİN BİZDEN ADAM MI BİLEN ADAM MI?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Ortalıkta ne çok silgi var

GİRİŞİMCİ BİR TANE DURDURUCU BİN TANE
Düşünür, bulur, gayret eder, üretirsin.
Bu girişimini, çoğu kişi engeller.
Elinde silgileriyle dolaşan yığınlara bak.
Seni silmeyi başaramayınca da başarına ortak oluverirler.

Yeni farklı şeyler önerenlerin bilmesi gereken, bu yüzden çok fazla hırpalanacaklarıdır. Durum bu diye vazgeçmek mi? Asla… Ancak eziyet görüleceği kesindir. Öncelikle farklısın ve tehdit oluşturuyorsun.

Zira insan kendine benzeyenleri benimsemeye yatkındır. Ayrıca yeni şeyler söylüyorsun da bakalım bu yeni şeyler bize faydazarar mı getirecektir?

Yetmedi; sana direneceğiz ve sen hala vazgeçmemişsen biz ancak o noktadan sonra seni benimsemeye başlayacağızdır.

Düne dair mevcut ezberi bozan, güne dair yeni şey söyleyen ve yarına dair ilginç girişimleri olanın geçmesi gereken 4 kapı olduğunu unutma; 1– yok say kapısı, 2-alay etme kapısı, 3-savaşma kapısı ve 4– kayıtsız şartsız takdir kapısı…

Bu 4 kapıdan geçene dek vazgeçmemiş ve hayatta isen ancak o zaman kahramanımız olacaksındır. Seni yok sayan, alay eden, seninle savaşan bizler, girişiminin sonucu ürettiğin zenginlikten kendimize pay çıkaracak, belki de iş isteyecek ve senin başarına, hakkımız olmasa da ortak olacağızdır.

       SAHİ, GİRİŞİMCİYE DESTEKTE SAMİMİ MİYİZ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU