18 yaşıma dek beni annem seslendirdi

ÇOCUĞUNUZUN AĞZI VAR DİLİ YOK MU?
Ona sorulanlara, kendisi cevap verebilir.
Onu sizin seslendirmeniz gerekmez.
Ona adıyla hitap edin.
Annesi iseniz ‘annesi’, ablası iseniz; ‘ablası’ diye çağırmayın.

-Nasılsın yavrum? –İyi amcası, okuyor.
-Aç mısın? –Yedi geldi. –Çay içer misin? –Yok sevmez.

Çocuğunu ağzı var dili yok haline getiren ailelere birkaç kelâm edeceğim: Öncelikle çocuğunuza adıyla hitap edin;

Anne; ‘annesi’ diye sesleniyor. Abla; ‘ablası’ diyor. Teyze; ‘teyzesi’ diye seviyor yeğenini… Oysa onun bir adı var ve o çocuğun nesi olduğunuz üzerinden iletişimi kurmak yanlış.

Unutmayın ki bir kızı, hanımefendi yapacak olan onun bize davranışlarından ziyade bizim ona  nasıl davrandığımızdır.

Bir erkeğe beyefendi gibi davranırsan beyefendi olacaktır.

Çocuk, kendini ifade edebilme becerisini bebeklikten öğrenmiştir ve ona sorulan sorulara ana babasının cevap vermesine ihtiyacı yoktur. Bırakınız çocuğunuza sorulan sorulara o cevap versin. Sizin dublajınıza ihtiyacı yoktur.

      ÇOCUĞUNUZUN KENDİSİ KONUŞAMIYOR MU?

DEVAMINI OKU

Öğrendiğimiz hayatta ne işimize yarayacak?

HAYATA GEÇİRİLMEMİŞ BİLGİ KÜLFETTİR
Eğitim ama nasıl? Öğretim ama neyi?
Çocuklar öğrendiklerinin hayat maliyetini sorguluyor artık.
Yarının dünyasını yalnızca dünün bilgisiyle kuramaz yönetemezsin.

Çok sayıda okul biliyorum ki temel soruya cevap bulamıyor. Bu soru; “öğrendiğimiz hayatta ne işimize yarayacak” kaygısıdır. Sırf müfredat böyle belirlenmiş diye, kimsenin talep etmediği bilgileri çocukların zihnine kazımamalıyız.

Günümüzde gelişen ve genişleyen ihtiyaçlar söz konusudur. Eğer siz endüstri meslek liselerinde müfredatı hayattan kopartırsanız, kentler gelişmez, ekonomiler güçlenmez, katma değer oluşmaz ve gelecek planlarınız suya düşer.

Şayet benim derdim uzay ise torna tesfiye becerisinden fazlasına ihtiyaç vardır. Şayet benim derdim mekatron ise mekanik ustalığıyla yetinemem. Bunu sağlayacak olan eğitim sistemi ise ülkemin yarınına yönelik ihtiyaçları bugünden okumalı, müfredatı dönüştürebilmelidir.

Biliyoruz ki hayata geçirilmemiş her bilgi, doğru ile yanlış arasında bir yerde durur. Bu yüzden ne öğrettiğimize dikkat edilmeli.

BU BİLGİ İŞİNE YARAYACAK MI?

DEVAMINI OKU

Diploma işe yaramıyorsa neden peşinde koşalım?

ORTALIK DİPLOMALI İŞSİZ DOLU
BECERİ SAHİBİ BULMAK ZOR
O halde üniversiteye girmek için yılları heba etmek yerine, hayata değer katacak beceri geliştirmek daha akıllıca değil mi?

Genç işsizlik %30’a yaklaştı. Yaklaşık 3 gençten biri işsiz. Yüksek eğitimli işsiz sayısı da zirve yapmış durumda.

Üniversiteye girebilmek için test çözmekten kalem tutamıyorsun. Mezun olduğunda diploma sahibisin fakat beceri edinememişsin. İş bulsan dahi patron seni yeniden eğitmek zorunda kalıyor. Üniversite mezuniyetinin toplam maliyetine bakınca; en az 4 yıl ömür ve yüzbinlerce lira

Soru şudur; Buna değer mi? Z kuşağı bu soruyu sormaya başladı bile. Mademki bana iş sağlamıyor, hayat kalitemi artıramıyor ve beceri kazandırmıyorsa neden girelim ki?

Hayatını kazanma ve kendini gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğumuz şey; beceridir. Üniversite sana diploma verir ama beceri kazandırmaz. Meslek yüksek okulları, meslek kazandıran üniversiteler neyse de ya diğerleri? Dünya, diploma takıntısını terk ediyor, beceri peşinde koşuyor.

         SANA GEREKEN; DİPLOMA MI BECERİ Mİ?

DEVAMINI OKU

Üniversiteleri bilim üretir hale getirelim

YÖK’Ü YOK ETMEK ŞART
“Bu kadar cehalet ancak tahsille olur” kabilinden hocaları ayıklamalıyız.
Doktoralı yeni hoca, asistanından daha az maaş alıyor.
Beyin gücümüzü cazip kılmalıyız.

Dünya 2020’ye giderken bilim ve teknolojide son derece dramatik gelişmeler yaşanıyor. Arabalar uçaklar sürücü ve pilotlarından kurtuluyor. 3 boyutlu yazıcılar, köprü inşa ediyor, ilaç üretiyor. Endüstri 4,0 ve Biyo genetik, nano teknolojiler, ürün gamını dönüştürüyor. İnsan neslini tehdit eden, yapay zekâ ile donanmış robotlar ve savaşın çehresini, cephenin tanımını sonsuza dek dönüştüren savunma alanı ve yeni nesil silahlar… Gün geçmiyor ki hayrete düşüren bir teknoloji hayata geçmemiş olsun.

Tam da bu noktada kafamdaki sorular derinleşiyor.

Acaba sayılarını 208’e çıkardığımız üniversitelerimizi, bilim üretir hale getirmek için hangi adımları atmalıyız?

Sayıları 60’ı geçen teknoparklarımızı emlak ofisi olmaktan çıkarıp yeni ve cesur dünyanın ihtiyaç duyduğu patent, lisans, tasarım, ürün üretir duruma nasıl geçer?

BUNU BİZ YAPMAZSAK KİM YAPACAK ACABA?

DEVAMINI OKU

El bebek gül bebek Büyüyünce sol bebek

ÇOCUKLARI SORUMLULUKLA ÖDÜLLENDİRİN
Ayağına taş değmesine dahi izin vermiyor, adeta bir fanus içinde yetiştiriyoruz onları…
Bu yüzden açlık, yokluk, utanç gibi duygularla baş etmeyi öğrenemiyorlar.

Biz çocukları ailenin refahına ortak ediyoruz, hayatına değil. ‘Aman zorluk yaşamasın.’ Oysa insanı insan yapan; utanma, üzüntü, başarısızlık, kızgınlık, hayal kırıklığı

Acar Baltaş; ‘utanma, suçluluk duygusu olmasa nasıl bir insan olacağını düşünebiliyor musunuz?’ diye sorar. Çocukların olumsuz duygu yaşaması, zorlanması gerekir. Küçüklükten beri bir işi yapmak onun işi olmalı. Ödül almak için yapmamalı, o ailenin bir parçası olarak sorumluluklara katılmalı.

14’ünden itibaren yaz aylarında çalışmalılar ki paranın kıymetini anlasın, bir yetişkin dilini öğrensinler. Sorumluluk alsın, kararlarının sonuçlarıyla karşılaşsınlar. İnsan ilişkilerinde sınırın nereden geçtiğini görsünler. Okula yetişme sorumlulukları dahi yok, servis bile kapıdan alıyor.

El bebek gül bebek yetiştirilen çocuklar, hayata atıldığında hazır olmadığı gerçekler karşısında soluveriyor.          ÇOCUĞUNUZ EN SON NE ZAMAN AÇ KALDI?

DEVAMINI OKU

Eğitimli kız çocuklar Yarınımızı abat eder

GÜÇLÜ KIZLAR GÜÇLÜ YARINLAR
‘Ben istersem’ başaramayacağım bir şey yok. İlham veren hayatları inceleyince eğitilmiş kız çocuklarının mucizelerine ulaşıyoruz.

Bugün 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü. Biliyoruz ki bir kız çocuğunu ilköğretimde fazladan 1 yıl okulda tutmamız halinde bu kız çocuğunun gelirinde %10-15’lik artış oluyor.

Hele ki bu kız çocuğu orta öğretimi bitirmişse gelirindeki artış; %15-25’e varıyor. Dünya Bankası’nın verileri: Orta gelir ülkelerinde kız çocuğunun orta öğretimi bitirmesi halinde 5 yaş altı çocuk ölümleri %50 azalıyor.

Neticede, kız çocuklarının eğitimi; olumlu yönde çok dramatik fark doğurabiliyor. İş hayatında neler oluyor?

Küresel çapta kadınla ile erkekler arasında gelir farkı %20.

Ekonomik faaliyetlere katlımda eşitliğin sağlanması için geçmesi gereken süre 202 yıl. Siyasette eşitlik için 107 yıl.

Dünyada yönetim kademelerindeki kadın oranı %35 altında.

Aydın Doğan Vakfı Dünya Kız Çocukları Uluslararası Konferansında, görünmez engellerin nasıl aşılacağı tartışılıyor.       SEN BUGÜN KIZIN İÇİN NE YAPTIN?

DEVAMINI OKU