Farklılığın muhteşem tadı

AŞURE MUCİZESİ

Nuh’un Tufan sonrası gemideki farklı canlılara ilk çorbası.

Adem’in tövbesinin kabulü,

Yusuf’un kuyudan kurtuluşu,

Kerbelâ şehadetinin günü.
10 farklı tat ama asla farklı tatları karıştırmak değil…

Her biri kendi tadıyla güzel 10 farklı malzemeden Muharrem’in 10’unda pişirilmeye başlanan Aşure tatlımız…

Birinin tadının ötekini baskılamadığı, damağın her farklı malzemeyi hissedebildiği, tarihsel geçmişe sahip Aşure

Anadolu Kazanı gibi… Farklılıkların zenginliğiyle ufukların efendisi olan Osmanlı gibi. Her rengini, lezzetini, tadını hissettirebilmenin muhteşem mucizesidir Aşuremiz…

Ancak bu farklı tatları alıp mikserde karıştırmaya çalışanların ıskaladığı; ortada tat, lezzet kalmayacağıdır.

Bütün farklılıkları ortadan kaldırıp mikserde karıştırınca artık tat değil, sağlıksız kaloriden söz etmiş olursunuz.

Her biri farklı geleneği, müziği, folkloru ve hayat tarzını barındıran insanları tornaya sokup sıradanlaştırmak, zenginlikten fukaralık üretmektir. Çok büyük akılsızlıktır.

Anadolu gibi binlerce yıldır onlarca uygarlığın beşiği olmuş topraklarda, farklılıkların lezzetini hatırlatır bize Aşure…

Herkesi aynı kalıba sokup uygarlık fukarası yapmayı değil.

        SENDEN FARKLI OLANDAN BU KORKUN NEDEN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Bilgi yoksulu olmayın

SİBER VAROŞ TEHLİKESİ
Gezegen; daha bilgililerin yönetimine giriyor.
Makineler bile giderek akıllanıyor.
Bilgiyi reddedenler uygarlığın taşrasına düşecek.
Bilgisizler; siber varoşların habitatı olacaklar.

İnsanların zengin ya da yoksul olduğunu anlamak için hangi coğrafyada yaşadıkları önemlidir. İbni Haldun; ‘coğrafyanız kaderinizdir’ der.

Ancak bilginin etkisiyle bu önem yerini; bulunduğu eğitime bırakmaya başladı. Bill Gates ile bundan 23 yıl önce Londra’da bir söyleşi yapmıştım. Bilgiye erişimin zenginlik ilişkisine dair sorumu şöyle cevaplamıştı; ‘bir insanın zenginliğini anlamak için eskiden küredeki yerine bakardık. Eğer bu kişi Somali’de ise fakir, Londra’da ise  zengin idi.

Ancak şimdi bir kişinin zenginliğini anlamak için, bulunduğu eğitim düzeyine bakıyoruz. Londra’daki kişi eğer eğitimsizse aynı aile içinde, Somalili birinden daha fakir olabilir.

Burada işaret edilen nokta; bilgi uçurumunun, gelir uçurumunu derinleştirdiğidir. Zengin ile yoksulun derinleşen refah farkı, bilgi ile ölçülür hale geldi artık. Bilgi; üretim faktörü olarak tanımlanıyor.

Üretemiyorsan siber varoş olacak, uygarlığın taşrasına düşecek, başkasına bağımlı yaşayacak, dijital uçurumdan yuvarlanıp marabalaşaksın…

    KENDİNİ BİLGİ YOKSULU HİSSEDİYOR MUSUN

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Denizlerimizden henüz tam yararlanamıyoruz

DERYA İÇREYİZ DERYAYI BİLMEYİZ
İstanbul Boğazı, nehir-deniz formundaki yegane yer.
Haliç’i de cabası.
Ancak ulaşımda dahi denizden yeterince yararlanmıyoruz.
Oysa Mavi Vatan zenginliklerle dolu.

Üç tarafı denizlerle çevrili bu coğrafyada, kişi başına balık tüketiminin az oluşundan yakınır dururuz.

Dört tarafı da sorunlarla çevrili ülkemizde denizdeki zenginliklerimizi yeterince araştırdığımız söylenemez.

Denizlerimizi de katarak Mavi Vatan kavramını henüz yeni yeni kullanmaya başladık. Denizlerimizi sadece dış politika değil zenginlik alanımızdır. Doğu Akdeniz’de sondaj yapan gemilerimiz yeni enerji kaynağı arıyor ama bu yetmez.

Denizlerimizden sadece balık değil, her türlü zenginliğin daha yoğun ve bilimsel araştırılıyor olması umut vericidir.

Bana göre Türkiye, tarım gibi temel alanlarda olduğu gibi denizlerde de potansiyellerini yeterince kullanmış değil. Sözün özü; deniz kartımız henüz elimizde. Bu kozumuzu hayata geçirecek güce her bakımdan erişmiş durumdayız.

Denizlerimizin barındırdığı potansiyeli girişimcilerimizin dikkatine sunarım.

DENİZİN FARKINDA MIYIZ?

.

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU