Milli servet erirken

SERVET ERİMESİNİN 5 TEHDİDİ

1-Ülke doğal kaynaksız kalır

2-Nitelikli insanlar göç eder

3-Afetleri önleyemezsin

4-Giderek daha kötü yönetilirsin

5-Fakirleşirsin

Türkiye şu anda tüm tehditleri aynı anda yaşıyor.

Servet: sahip olunan mal mülk, zenginlik varlıktır. Ülkelerin serveti sahip oldukları doğal güzellikler, kaynakları, insanları, kültürel değerlerdir.

Bunları zenginleştirdiğin ölçüde yükselirsin. Servet öyle bir günde oluşmaz. Yılların birikimi ile oluşur. Nesilden nesile aktarılarak büyür.

Milli servet ekonomik krizlerle birlikte erir. Kriz, beraberinde çürümüşlüğü getirir.

Dolandırırsın, soyarsın, hırsızlık yaparsın, yangın çıkartırsın, talan edersin. Milli servet nasıl erir? 

Meslekleri itibarsızlaştırırsın; gençlerin, beyin takımın yabancı ellere gider. Paranı olur olmaz her şeye harcarsın, gerektiği yerde harcayacak paran olmaz.

Salgın çıkar yardım edemezsin yılların birikimi  şirketlerin batar. Tedbir geliştirmezsin sele, yangına, depreme yüzyıllarını bırakırsın.

Eğitimden, bilimden gelişimden tasarruf edenler betondan tasarruf etmez. Zira beyinler betonlaşmıştır.

Hal böyle olunca başta en değerli servetin olan yetişmiş insan gücünü yabancılar yağmalar, sen fakirleşir, çökersin.

      SERVET YAĞMALANIYOR, FARKINDA MISIN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Şaibeliye güvenilmez

ŞAİBELİNİN 5 EMARESİ

1-Sözleri yalan doludur

2-Korkutma gayretindedir

3-Bağırarak yönetir

4-Kusurunu genelleştirir

5-Başkasına iftira atar

Yöneticin şaibeli biriyse

ortam çürümeye başlamıştır.

Şaibe; kir, leke, eksiklik, kusur, ayıp demek. Arapça ‘şev’ kökünden gelir ve karıştırmak, aldatmak anlamındadır.

Şaibe iz bırakır. Bir kez oluştu mu zihinlerden silinmez. Gündem değişir, olaylar değişir. Yerini, zeminini terk etmez.

Kuyuya düşer kuyu konuşur, dile düşer dil konuşur. Şaibe uyuyamaz. Uykusu yoktur. Şaibeli her olay mevsimini yitirmiş iklim gibidir.

Bakarsın, gözlerinden okunur. Adım atarsın adımlarından okunur. Gülersin vücudundan okunur. Bakışını göz kırpmaların resmeder.

Şaibeli yönetim, şaibeli işlem, şaibeli her adım; kuşkunun yerleşmesidir. Şaibe oluştu bir kez üzerini kapatarak, saptırarak, inkar ederek ortadan kaldıramazsın.

Şaibeli yönetici, yaptığı her işte kasıt aranandır. Kusur herkeste olur da kasıt, şaibeli damgası yiyenin alnına kazınır.

Bugün toplum; şaibelilerin çürüttüğü değerlerden dolayı endişelidir. Zira şaibeliye güvenilmez.

Kirlenmiş biri ‘ben temizim’ demekle temize çıkamaz. Yapılması gereken; şaibelilerden kurtulmaktır.

       SENİN ŞAİBELİ GÖRDÜĞÜN KİMSELER VAR MI?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Yürüdüğün yola dikkat

YOLCUYU YOLA DÜŞÜREN

YOLUN BİZZAT KENDİSİDİR

İnsan; gitmekten yaratılmıştır.

Kendine bir uzak bul, ‘sen olmayan’ ve git!

Kolunda saat, elinde pusulan olsun.

Yolun kadar yönündür seni menzile götüren…

Yol; bir amaca ulaşmak için başvurulan çâre, yöntem, Gidiş ya da davranış biçimi, tutumdur. Yol bulursun, çare üretirsin. Hile, tuzak kurarsın, çok kötü yol bilirsin.

Kötü yola düşeni, genelde  yollu diye damgalar toplum.

Ya da davranışı tutumuyla başkalarının da o işi yapmasına örnek olur insan. Yeni yol açarsın ardından gelenlere

Yolsuzluk, yoldan çıkma halini anlatır. “Doğru gidirem hakime yolum düşmir / az yiyirem hekime yolum düşmir.”

Yol alırsın bir alanda mesafe kat edersin, ilerlemiş olursun. Vesile olur, bir şeye yol açarsın. Sebebi sen olursun o yolun varacağı menzilin.

Bir yolunu bulur, yöntemini keşfeder, inceliğini sezer, usulünü bilirsin. Yolcuyu yola düşüren, yolun bizzat kendisidir, menzil değil.

Görünen köy kılavuz istemez ancak tekerlek kırıldığında yol gösteren de çok olur. Fuzuli kılavuzluk

Yol ayrımına gelir insan yoldaşıyla… Yola çıktıklarını, yolda bulduklarına değiştiren, yolundan ve yoldaşından oluverir. Yürüdüğün yola dikkat et; varışın olacaktır.

        YOLUN SONUNDA SENİ BEKLEYEN NEDİR?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU