Ey liyakat neredesin?

BEYNİNİ KULLAN, KORKMA; BİTMEZ…

1-Zor zamanlar; ne yaptığını bilen,

2-Güçlü beyinlerle aşılabilir ancak.

3-Krizlerden az hasarla çıkmak mı istiyorsun?

4-O halde liyakati ara, bul.

5-Daima kabiliyetlerle çalış.

İddiam odur ki beyin açığı, cari açıktan daha önemlidir ve eğer liyakati bulup yüceltirsek daha mutlu bireyler haline gelebiliriz. 

Beyin göçünü önler, kabiliyeti bulup yüceltiriz.

Ancak sorun şu ki liyakatten ziyade sadakati önceliyoruz.

Sadakat kötü bir şey değildir.

Ama sadakat sahipleri eğer liyakatli değilse, bugün sana sadık olan, yarın bir başkasına sadık olabilir.

Oysa liyakat sahibi, aynı zamanda işine sadık insanlardır.

Şu anda dünya ekonomileri Korona yüzünden zor durumda.

Yalnızca devletler değil, kurumlar, şirketler zor zamanlardan geçiyor.

Biliyoruz ki zor süreçler ancak bilimle, liyakatle aşılabilecek.

Cahil sadıklar yerine liyakat sahiplerini arayıp bulmalı ve yönetimin tüm kademelerine onları taşımalıyız.

Aksi halde?

Olacağı şudur; cahil insanlar her şeyi bildiklerinden, öğretilemezler de…

İşletmen batar sen de kriz içinde daha derin kendi krizinin kurbanı olursun.

Şayet olağanüstü zamanlarda bilimi, bileni, liyakati arayıp bulmaz isen başın büyük belaya girer.

Benden söylemesi…   

KABİLİYETLİ KAÇ İNSANLA ÇALIŞIYORSUN?

DEVAMINI OKU

Sıradan işler yapıp sıradışı olamazsınız

MUCİZE LİYAKATTEN GELİR

1-Sıra dışı başarı mı istiyorsun?

2-Sıradanlıktan uzaklaş.

3-Zeki yeteneklilerini bul,

4-Onların hizmetine gir.

5-Sana sadık vasat sıradanlar; ülkeni, kurumunu, şirketini yönetirse, batacaksın.

Eskiler; ‘KEM ALÂT ile KEMALÂT olmaz’ der.

Anlamı; kötü aletlerle mükemmel iş çıkmayacağıdır.

SIRADAN olmak, vasatlık, orta gelir tuzağıdır.

SIRADIŞI olmak ise iddia taşımak, üst gelir grubu.

İnsan başını -25 derecede soğut, ayağını +100 derecede kaynat, göbeği ORTALAMA 37,5’tir ama ölüdür.

Çok iyileri ayrıştırmadan, yeteneksiz ve kötülerle harmanlamak, tam da budur.

Ortalamayı tutturmuş, vasatı sağlamış ama olağanüstü başarıyı öldürmüşsünüzdür.

Hatırlıyorum; matematik dersi öğretmenimiz; ‘Pi sayısını ortalama 3 alabilirsiniz’ derdi hep…

Virgülden sonra 2 haneyle lavaboya dahi gidemezsin.

Roketle yörüngeye çıkmaya yetmez bu…

Şükür ki Türkiye’de sıradışı başarı sahibi, zeki ve ahlaklı insanlarımız var.

Ama sorun, liyakati iktidar yapmayışımız, vasat sıradanlıklarla ülkeyi, kurumu, şirketi yönetmeye çalışmamızdır.

Sıradan işler bizi sıradışı yapmaz, sıradışı insanlarımızı sıradanlaştırır.

  YETENEKSİZLERİNLE NEREYE YETERSİN?

DEVAMINI OKU

Ey liyakat neredesin?

BEYNİNİ KULLAN, KORKMA; BİTMEZ…

1-Zor zamanlar; ne yaptığını bilen,

2-Güçlü beyinlerle aşılabilir ancak.

3-Krizlerden az hasarla çıkmak mı istiyorsun?

4-O halde liyakati ara, bul.

5-Daima kabiliyetlerle çalış.

İddiam odur ki beyin açığı, cari açıktan daha önemlidir ve eğer liyakati bulup yüceltirsek daha mutlu bireyler haline gelebiliriz. 

Beyin göçünü önler, kabiliyeti bulup yüceltiriz.

Ancak sorun şu ki liyakatten ziyade sadakati önceliyoruz.

Sadakat kötü bir şey değildir.

Ama sadakat sahipleri eğer liyakatli değilse, bugün sana sadık olan, yarın bir başkasına sadık olabilir.

Oysa liyakat sahibi, aynı zamanda işine sadık insanlardır.

Şu anda dünya ekonomileri Korona yüzünden zor durumda.

Yalnızca devletler değil, kurumlar, şirketler zor zamanlardan geçiyor.

Biliyoruz ki zor süreçler ancak bilimle, liyakatle aşılabilecek.

Cahil sadıklar yerine liyakat sahiplerini arayıp bulmalı ve yönetimin tüm kademelerine onları taşımalıyız.

Aksi halde?

Olacağı şudur; cahil insanlar her şeyi bildiklerinden, öğretilemezler de…

İşletmen batar sen de kriz içinde daha derin kendi krizinin kurbanı olursun.

Şayet olağanüstü zamanlarda bilimi, bileni, liyakati arayıp bulmaz isen başın büyük belaya girer.

Benden söylemesi…   

KABİLİYETLİ KAÇ İNSANLA ÇALIŞIYORSUN?

DEVAMINI OKU

Sıradan işler yapıp sıradışı olamazsınız

MUCİZE LİYAKATTEN GELİR

1-Sıra dışı başarı mı istiyorsun?

2-Sıradanlıktan uzaklaş.

3-Zeki yeteneklilerini bul,

4-Onların hizmetine gir.

5-Sana sadık vasat sıradanlar; ülkeni, kurumunu, şirketini yönetirse, batacaksın.

Eskiler; ‘KEM ALÂT ile KEMALÂT olmaz’ der.

Anlamı; kötü aletlerle mükemmel iş çıkmayacağıdır.

SIRADAN olmak, vasatlık, orta gelir tuzağıdır.

SIRADIŞI olmak ise iddia taşımak, üst gelir grubu.

İnsan başını -25 derecede soğut, ayağını +100 derecede kaynat, göbeği ORTALAMA 37,5’tir ama ölüdür.

Çok iyileri ayrıştırmadan, yeteneksiz ve kötülerle harmanlamak, tam da budur.

Ortalamayı tutturmuş, vasatı sağlamış ama olağanüstü başarıyı öldürmüşsünüzdür.

Hatırlıyorum; matematik dersi öğretmenimiz; ‘Pi sayısını ortalama 3 alabilirsiniz’ derdi hep…

Virgülden sonra 2 haneyle lavaboya dahi gidemezsin.

Roketle yörüngeye çıkmaya yetmez bu…

Şükür ki Türkiye’de sıradışı başarı sahibi, zeki ve ahlaklı insanlarımız var.

Ama sorun, liyakati iktidar yapmayışımız, vasat sıradanlıklarla ülkeyi, kurumu, şirketi yönetmeye çalışmamızdır.

Sıradan işler bizi sıradışı yapmaz, sıradışı insanlarımızı sıradanlaştırır.

YETENEKSİZLERİNLE NEREYE YETERSİN?

DEVAMINI OKU

Sıradan işler yapıp sıradışı olamazsınız

MUCİZE LİYAKATTEN GELİR

1-Sıra dışı başarı mı istiyorsun?

2-Sıradanlıktan uzaklaş.

3-Zeki yeteneklilerini bul,

4-Onların hizmetine gir.

5-Sana sadık vasat sıradanlar; ülkeni, kurumunu, şirketini yönetirse, batacaksın.

Eskiler; ‘KEM ALÂT ile KEMALÂT olmaz’ der. Anlamı; kötü aletlerle mükemmel iş çıkmayacağıdır.

SIRADAN olmak, vasatlık, orta gelir tuzağıdır.

SIRADIŞI olmak ise iddia taşımak, üst gelir grubu.

İnsan başını -25 derecede soğut, ayağını +100 derecede kaynat, göbeği ORTALAMA 37,5’tir ama ölüdür.

Çok iyileri ayrıştırmadan, yeteneksiz ve kötülerle harmanlamak, tam da budur.

Ortalamayı tutturmuş, vasatı sağlamış ama olağanüstü başarıyı öldürmüşsünüzdür.

Hatırlıyorum; matematik dersi öğretmenimiz; ‘Pi sayısını ortalama 3 alabilirsiniz’ derdi hep…

Virgülden sonra 2 haneyle lavaboya dahi gidemezsin.

Roketle yörüngeye çıkmaya yetmez bu…

Şükür ki Türkiye’de sıradışı başarı sahibi, zeki ve ahlaklı insanlarımız var.

Ama sorun, liyakati iktidar yapmayışımız, vasat sıradanlıklarla ülkeyi, kurumu, şirketi yönetmeye çalışmamızdır.

Sıradan işler bizi sıradışı yapmaz, sıradışı insanlarımızı sıradanlaştırır.

YETENEKSİZLERİNLE NEREYE YETERSİN?

DEVAMINI OKU

Çok bilen çok yanılır

“BİNDİĞİM AT BENDEN AKILLI OLMASIN”

1-Hayat bir yarış;

2-Ve akılsız atlarla yarış kazanılmaz.

3-Akılsız at ile menzil alınmaz.

4-Kendinden akıllıları keşfedebilen yöneticiye;

5-Başarı kader olur.

Hele ki yarım yamalak bilen herkesten daha da çok yanılır.

Çünkü bildiğini sanır ve böyle birine öğretmek imkansızdır.

Yöneticilerde gördüğüm şudur; liyakat sahibi ve gerçekten bilen insanları nedense kendilerinden uzak tutar, onlarla aralarına mesafe koyarlar.

Onun yerine kendilerinden daha az bilenleri tercih ederler.

Zira ancak bu sayede kendini daha değerli, akıllı, zeki ve vazgeçilmez biri zannederler.

Gözlemim şudur; işletmelerde ikinci sınıf yönetici, etrafına üçüncü sınıf kadro edinir.

İtibarını bu sayede koruduğunu sanır.

Oysa birinci sınıf yönetici, etrafında bilen çalışan bulundurmak ister.

Önerim; kendinden daha zeki ve akıllı insanları bulup, onların hizmetine girmektir.

‘Hükmetmek’ değil, onların hizmetine girmek…

Bu, zor bir zenaattir zira özgüven gerektirir, erdem gerektirir, basiret gerektirir.

Çalıştığı kişileri liyakat havuzundan seçenlerin başarısı ortadadır.

Bilen adam yerine bizden adam seçenlerin hüsranı; daha da ortadadır

. Çok bilen çok yanılır zira…

ÖNCELİĞİN; BİZDEN ADAM MI    BİLEN ADAM MI?

DEVAMINI OKU

Ziyan zebil oluyoruz

İNSANLARIMIZI HARCAMAYIN

1-Emeklerimiz, zamanımız,

2-Beklentilerimiz, geleceğimiz,

3-Vasat hoyrat ellerde ziyan zebil oluyor.

4-Yetenekleri harcayanlar, gayretleri boşa

çıkaranlar;

5-Yarınlarımızı çalıyor..

Bir şeyin boşuna, boş yere işe yaramaz duruma gelmesi…

İnsanın değerini gösteremeden boşu boşuna harcanması…

Mevcut sistem çürümüşse, nice kabiliyetler ziyan olur.

Liyakat kovulmuşsa o ülkeden; yetenekler ziyan zebil olur.

Kayırmacılık yüceltilmiş ise gayretli ve kabiliyetli insanlar zorluklarla dolu, mutsuz ve başarısız hayata zorlanırlar.

Testiyi kıranla suyu taşıyanı bir tutan hatta başarısızlığı ödüllendiren yönetimler yüzünden çoğu iyi niyetli ve üstün kabiliyetli insana; elekle su taşıtıyorlar.

Aldığı iyi eğitime rağmen ona çalışma alanı kuramayınca ömürler ziyan zebil oluyor, insanlar harcanıyor, gençlikleri heba ediliyor.

Reform yerine geciktirilmiş tedbirler alırsan, ekonomi reformu yerine enflasyon restorasyonu ile geçiştirirsen havanda su dövmüş olursun.

Umutları öldürür, beklentileri budar, herkesin aynı ortak ufka bakmasını önler, gelecek vizyonlarını ziyan zebil edersin.

Oysa bizim çok sayıda nitelikli insan kaynağımız var fakat yönetim idrakimiz eksik.

SEN DE VASATLIĞIN HARCADIKLARINDAN MISIN?

DEVAMINI OKU

Ey liyakat neredesin?

BEYNİNİ KULLAN, KORKMA; BİTMEZ…

1-Zor zamanlar; ne yaptığını bilen,

2-Güçlü beyinlerle aşılabilir ancak.

3-Krizlerden az hasarla çıkmak mı istiyorsun?

4-O halde liyakati ara, bul.

5-Daima kabiliyetlerle çalış.

İddiam odur ki beyin açığı, cari açıktan daha önemlidir ve eğer liyakati bulup yüceltirsek daha mutlu bireyler haline gelebiliriz. 

Beyin göçünü önler, kabiliyeti bulup yüceltiriz.

Ancak sorun şu ki liyakatten ziyade sadakati önceliyoruz.

Sadakat kötü bir şey değildir.

Ama sadakat sahipleri eğer liyakatli değilse, bugün sana sadık olan, yarın bir başkasına sadık olabilir.

Oysa liyakat sahibi, aynı zamanda işine sadık insanlardır.

Şu anda dünya ekonomileri Korona yüzünden zor durumda.

Yalnızca devletler değil, kurumlar, şirketler zor zamanlardan geçiyor.

Biliyoruz ki zor süreçler ancak bilimle, liyakatle aşılabilecek.

Cahil sadıklar yerine liyakat sahiplerini arayıp bulmalı ve yönetimin tüm kademelerine onları taşımalıyız.

Aksi halde?

Olacağı şudur; cahil insanlar her şeyi bildiklerinden, öğretilemezler de…

İşletmen batar sen de kriz içinde daha derin kendi krizinin kurbanı olursun.

Şayet olağanüstü zamanlarda bilimi, bileni, liyakati arayıp bulmaz isen başın büyük belaya girer.

Benden söylemesi…  

 KABİLİYETLİ KAÇ İNSANLA ÇALIŞIYORSUN?

DEVAMINI OKU

Sıradan işler yapıp sıradışı olamazsınız

MUCİZE LİYAKATTEN GELİR

1-Sıra dışı başarı mı istiyorsun?

2-Sıradanlıktan uzaklaş.

3-Zeki yeteneklilerini bul,

4-Onların hizmetine gir.

5-Sana sadık vasat sıradanlar; ülkeni, kurumunu, şirketini yönetirse, batacaksın.

Eskiler; ‘KEM ALÂT ile KEMALÂT olmaz’ der.

Anlamı; kötü aletlerle mükemmel iş çıkmayacağıdır.

SIRADAN olmak, vasatlık, orta gelir tuzağıdır.

SIRADIŞI olmak ise iddia taşımak, üst gelir grubu.

İnsan başını -25 derecede soğut, ayağını +100 derecede kaynat, göbeği ORTALAMA 37,5’tir ama ölüdür.

Çok iyileri ayrıştırmadan, yeteneksiz ve kötülerle harmanlamak, tam da budur.

Ortalamayı tutturmuş, vasatı sağlamış ama olağanüstü başarıyı öldürmüşsünüzdür.

Hatırlıyorum; matematik dersi öğretmenimiz; ‘Pi sayısını ortalama 3 alabilirsiniz’ derdi hep…

Virgülden sonra 2 haneyle lavaboya dahi gidemezsin.

Roketle yörüngeye çıkmaya yetmez bu…

Şükür ki Türkiye’de sıradışı başarı sahibi, zeki ve ahlaklı insanlarımız var.

Ama sorun, liyakati iktidar yapmayışımız, vasat sıradanlıklarla ülkeyi, kurumu, şirketi yönetmeye çalışmamızdır.

Sıradan işler bizi sıradışı yapmaz, sıradışı insanlarımızı sıradanlaştırır.

YETENEKSİZLERİNLE NEREYE YETERSİN?

DEVAMINI OKU

Patron, İK’na dikkat!

BİLEN İNSAN MI, BİZDEN İNSAN MI?

1-Kurumların İnsan Kaynakları birimleri var

2-Personel müdürünü kovduk İK’cıları getirdik

3-Başarı; kabiliyetsiz diploma mı?

4-Yoksa yetenek avcılığı mı?

5-Patronlar İK’nız sizi batırabilir.

Eskiden Personel Müdürü vardı.

Babacan bir tavırla çalışanları yönetirdi. A

vans, harçlık, sağlık, taşınma, sorun çözme noktasında çalışanın hamisi gibiydi.

Sonra kurumsallaşalım dedik.

Batılı artık ‘insan kaynakları’ diyor o halde biz de personel müdürünü kovup yerine Human Resources birimi inşa edelim.

Ettik de…

Artık kurumlarda çalışanları seçen, yöneten, eğiten, kariyerlerini planlayan koca bir ekip var.

Ee, bunda neden sorun olsun ki? İ

yi de İK birimi acaba insan kaynağı üretiyor mu diye sormak gerek.

İşini iyi yapan İK’cıları özenle ayrı tutup diyorum ki; Türkiye’deki pek çok işletme, kendi İK’sının esareti altındadır.

İşin ihtiyaç duyduğu kabiliyeti bilme, bulma ve onu işe almak yerine…

Patronu çalışandan koruyan(!) ruh haline evirilmişler.

Başarı, yıl sonu kaç kelleyi en az tazminatla işten çıkardığı mıdır?

Başarı, personel bütçesinden ne kadar tasarruf ettiği midir?

Başarı, diplomayı işe alıp kabiliyeti kovalamak mıdır?

Başarı, kabiliyetleri tutma yerine, onları tazminatsız kovmak mıdır?

Başarı; kurum sadakatinin katili olmak mıdır?

İNSAN KAYNAĞI MISIN YETENEK KATİLİ Mİ?

DEVAMINI OKU