Topluma en büyük zulüm tedbirsizlik

TEDBİRSİZİN 5 BAHANESİ

1-Başkasını suçlamak.

2-Yangında bile poz vermek.

3-Alevlerden siyaset çıkarmak.

4-Canlıları hiçe saymak.

5-Enkaz kaldırmayla göz boyamak.

Doğa, ona ihanet edeni cezalandırır.

Riskleri bilmek, görmek; tedbir almamak bir topluma yapılabilecek en büyük zulümdür.

Milyonlarca para harcarsın, muhteşem tesisler kurarsın, Bütün sermayenin yatırsın, tedbirsizliğin kurbanı olur, bir gecede hepsi erir.

Paran erir, evin yanar, su altında kalırsın.

Doğal afetlerin merkezi haline gelirisin.

Bir ülke aldığı tedbirlerle en büyük tasarrufu yapar. Var olanı koruyabilmek zenginliğin en büyük parçasıdır.

Bir sabah uyandığında paranın değeri pul olmaz, is kokuları içerisinde uyanmazsın.

Tedbirsizlik; kalkanı duvara asarken, etrafta gezinen düşmana dikkat etmemektir.

Tedbiri olmayanların enkazları olur.

Tedbir azaldıkça tehditler artar.

Palyatif tedbir; geçici tedbirdir.

Biz ne zaman palyatif tedbirleri bırakacağız?

Tedbir al; ciğerlerini korursun, ormanlarından kül yağmaz, ölmezsin.

Ekonomin iflasa sürüklenmez…

FELAKETİN ADI TEDBİRSİZLİK DEĞİL MİDİR?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Paydaşını ikna et

AKIL AKILDAN ÜSTÜNDÜR AMA

AKLI TUTULMUŞA ÇARE YOKTUR

1-Ekonomide alınan kararlar,

2-Katılımcılıktan uzak..

3-Tek beyin ürünü olunca, işe yaramıyor.

4-Oysa sağlık Bilim Kurulu modeli,

5-Karar süreçleri için başarılı.

Yöneticimsen, bana dair karar alabilirsin ama bana rağmen aldığın karar, işe yarar mı?

Her birimiz yasalar, kurallar ve alınan kararların paydaşıyız ve bunlara ikna edilmemiz şart.

Batı dillerinde hatır, gönül, vefa kelimeleri yoktur.

Zira bu dili var den sosyolojide bunların karşılığı yoktur.

Bizim dilde de ‘planvizyonmisyonstrateji’ kelimelerinin tam karşılığı yoktur.

Çünkü bizde kervan yolda düzülür, gözümüzle düşünür, Önce ateş eder; sonra nişan alırız.

Ekonomiye dair alınan kararlara bakıyorum. Çok azı derin düşüncenin eseriydi. Çoğu panik atak psikolojisiyle, acele alınmış kararlardı.

Hal böyle olunca tedbir diye getirilen pek çok uygulama, yarattığı sonuçlar itibariyle başka bir yeni tedbir Kamuda durum böyle iken özel sektörde durum farklı değildi.

Ben bunu, karar süreçlerindeki kibre bağlıyorum. 

Masanın en güçlü sesi, diğer görüşlere sesini duyurma imkanı vermezse katılımcılık sağlanamaz.

Bu da kararın kalitesizliğini belirler.

Paydaşını ikna etmelisin.

TEK KAFADAN ÇIKAN KARAR NİTELİKLİ MİDİR?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Gaflet sonrası dalalet

GAFLETİN 5 SONUCU

1-Güvendiğin dağa kar yağabilir

2-Sorgulamaz, yeniden güvenirsin

3-Gafletin sonrasında dalalete dönüşür

4-Dalaletin de kendine ihanete varır

5-Tedbirsiz tevekkül; yıkıcıdır

Güvenmek; İnanma ihtiyacının var ettiği duygu…

Birine, bir şeye, bir ideale, davaya bağlanma hissi… İnsanların birbirine güveni, değerler toplumunu oluşturur.

Yasalar bu değerlerin ifadesidir. Kırmızı ışık her birimizin zihninde “dur” olarak kodlandığında, yaya kaldırımında dururuz.

Bize yeşil, araçlara kırmızı yandığında ise o araçların duracağından emin oluruz.

Yasalar, onlara uyulduğu için güvenilirdir.

Yönetici, adil davranacağı için güvenilirdir.

Eş, sadakat sözü verdiği için güvenilirdir. İhanet, güvenin kötüye kullanılmasıdır aslında.

Gaflet, güvenin ani kaybı ise delalet, kaybedilen güveni sorgulamadan yenilemek olur.

Güven, bağ kurmaktır. Bağ ile doğar ve bağa hayat verir.

Zayıfladığı yerden bu bağı koparan da odur.

Kendine güvenen birini av yapmak, çok kolaydır.

Körü körüne güvenmek ise av olma riskini tırmandırır.

Neticede güven; kendi varlığını korumak adına zihnin ürettiği enerjidir.

Dalalet ise güven testinden geçememişe güvenmek, yeniden aldatılmaya açık olmaktır.

         SEN GAFLETİNİ YİNELEYELERDEN MİSİN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Acısını anısını yaşatmak yerine ömürlerini uzatsak?

BİZE GEREKEN 5 ERDEM

1-Öldürmeyelim, yaşatmaya çalışalım

2-Muktediri değil mazlumu tutalım

3-Kibri terk edip mütevazı olalım

4-Utancı mahcubiyeti hatırlayalım

5-Şiddeti dilden, hayattan atalım

Bu dünyada bir nesneye / Yanar içim, göynür özüm /
Yiğit iken ölenlere / Gök ekini biçmiş gibi…’

Yunus Emre böyle sesleniyor yüzyıllar öncesinden ve sanki bugünümüzü anlatır gibi.

Gencecik insanlar, kadınlarımız, acılarıyla yürek dağlayanlar…

Kadına şiddete verdiğimiz canlar… Gencecik insanların ‘acısını’ ve ‘anısını’ yaşatmak yerine ömürlerini uzatsak?

Cenazelerde ‘ölmez’, ‘ölmez’ naraları atmak, gözyaşı dökmek tamam da…

Öldükten sonra değil, hayattayken yaşatmak için… 

Dağda, şehirde, sınırda, kışlada, madende ölenin annesinin kederini anlamak, babasının acısını paylaşmak için… Nasırlarından ellerini göremediğimiz yalınayak çocuklar için…

Yokluğun acısını, yoksulun cefasını anlamak için..

Tecavüze uğrayana eteği boyunu, sokağa çıktığı saati sormamak için…

Zulme seyirci kalmadan, ortak olmadan yaşamak için…

Güçlüyü değil, ezileni görmek için…

Gelin; ömürleri uzatmayı düşünelim.

        AĞITLARDA ÇOK İYİYİZ DE YA YAŞATMAKTA?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Deprem ve tedbirsizlik

DEPREME 5 HAZIRLIK

1-Altında fay hattı olduğunu bil

2-Deprem değil bina öldürür

3-Mutlaka tatbikat yap

4-Afet yönetimine gönüllü ol

5-Deprem tedbirlerini al

Oturduğun ev depreme dayanıklı mı?

Her insan, depremin tanığı olmuştur. Depremin sorumlusu, tedbir geliştirmeyen anlayıştır.

Bunu sadece yönetime bağlamak yetmez, bireylerin de tedbirler manzumesinde yapması gerekenler vardır.

Deprem bilinci gelişmiş ülkelerde halk, çözüme dâhil edilmiş, toplum esaslı çözümler benimsenmiştir.

Bizde ise vatandaş, çözümün parçası değil, potansiyel depremzededir.

Japonya, depremle birlikte yaşayan bir ülkedir. Çünkü depreme çok kurban vermişler ve tedbir geliştirmişlerdir.

Binalar jiroskoplu, kritik tesisler erken uyarı sistemine sahip, halk da deprem bilinciyle donatılmıştır.

Bu yüzdendir ki 8 şiddetinde bir deprem, Japonya’da “hasar” diye geçiştirilirken Türkiye’de böylesi bir deprem sonrasında ortada kent diye bir şey kalmayabiliyor.

Deprem; yönetilebilir afettir. Eğer erken uyarı sistemleri kurar, binaları buna göre sağlamlaştırır ve halkı deprem anında nasıl davranacağı konusunda eğitirseniz, hayatta kalırsınız.

           DEPREME KARŞI HANGİ HAZIRLIĞIN VAR?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Beterin beteri var

TEDBİRLİ OLMAK İÇİN 5 SEBEP

1-Zaferi hazırlığı sever

2-Daha beteri daima mümkün

3-Riskleri yönetirsin

4-Hasar maliyetin azalır

5-Hayatta kalırsın

Tedbir alan kötü günleri kolay atlatır

Tedbirsizlik ağır maliyettir.

Daha kötüsü olur mu dediğimiz her noktada bir ilerisi ile karşılaştığımız bir dönemdeyiz.

Covid-19 Salgın Hastalığı ile bir anda evlere kapanan insanlar, şimdi de yangın dehşeti ile karşı karşıya. Hava sıcaklıkları 40 derecede seyrediyor. Y

angının olduğu bölgelerde is kokusundan dışarı çıkılamıyor.

Yangın termik santrale tırmandı. Müdahalelerle durdurursa da yangının bir anda nasıl kontrolsüzce ilerleyebileceğini gösterdi.

Faiz diyoruz, kur diyoruz, sürekli yeni zirvedeler görüyoruz.

Vaka sayıları yeniden 26 binlere çıktı. Günlük vefat sayısı 122. Salgın hastalığa doğal felaketler ekleniyor.

Beterin beteri her zaman vardır. Kurumların güçlü, koordineli, gelişmelere karşı çevik, zorluklara karşı dirençli değilse kırılgansındır.

Salgınları atlatırsın, yangınları atlatırsın… Geçer

Her şey geçtiği gibi bunlar da geçer… Tedbirsizlik, önlemsizlik; geri döndürülemez hasarlar ile geçer.

Kara gün ömrü az olur geçer de geride onarılmaz ve çok derin hasarlar bırakır.

    DAHA BETERLERİNE NE KADAR HAZIRLIKLIYIZ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Topluma en büyük zulüm tedbirsizlik

TEDBİRSİZİN 5 BAHANESİ

1-Başkasını suçlamak

2-Yangında bile poz vermek

3-Alevlerden siyaset çıkarmak

4-Canlıları hiçe saymak

5-Enkaz kaldırmayla göz boyamak

Doğa, ona ihanet edeni cezalandırır.

Riskleri bilmek, görmek; tedbir almamak bir topluma yapılabilecek en büyük zulümdür.

Milyonlarca para harcarsın, muhteşem tesisler kurarsın, Bütün sermayenin yatırsın, tedbirsizliğin kurbanı olur, bir gecede hepsi erir. Paran erir, evin yanar, su altında kalırsın.

Doğal afetlerin merkezi haline gelirisin. Bir ülke aldığı tedbirlerle en büyük tasarrufu yapar. Var olanı koruyabilmek zenginliğin en büyük parçasıdır.

Bir sabah uyandığında paranın değeri pul olmaz, is kokuları içerisinde uyanmazsın.

Tedbirsizlik; kalkanı duvara asarken, etrafta gezinen düşmana dikkat etmemektir.

Tedbiri olmayanların enkazları olur. Tedbir azaldıkça tehditler artar.

Palyatif tedbir; geçici tedbirdir. Biz ne zaman palyatif tedbirleri bırakacağız?

Tedbir al; ciğerlerini korursun, ormanlarından kül yağmaz, ölmezsin.

        FELAKETİN ADI TEDBİRSİZLİK DEĞİL MİDİR?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Sen bitti dediğinde

TEDBİR AZALDIKÇA TEHDİT ARTIYOR
Koronadan bıktık fakat #korona henüz bıkmadı.
Oysa çoğumuz bitmiş gibi anında normalleşmiş(!)
Virüs kafada değil bedende bitmeli.
Aşısı bile bulunmadı ki.

Korona tedbirleri kapsamında 10 Nisan’dan beri uygulanan sokağa çıkma kısıtlamalarının olmadığı ilk hafta sonunda İstanbullular, güneşli havada sokaklarda idi. Çoğunun maske kullanmadığı, fiziki mesafe kuralına  uymadığını gördük.

Burada sorun, sen bitti dediğinde Covid19’un bitmeyişidir.

Herkes fazla normalleşmiş görünse de Korona süreci kendi doğal seyrinde devam ediyor. Virüs etkisini azaltmış olsa da pusuya yatmış bekliyor.

Bakan; ‘tedbir azaldıkça tehdit artıyor’ uyarısında fakat dinleyen yok. Bu durum sağlıkçılar için ilave külfetler çıkaracak. Zira takılmayan her maske onlara yeni vaka riski yüklüyor.

Ekonominin açılma süreci de adeta doludizgin… Henüz talep tarafı canlanmamış fakat işletmelere, kapalı kaldıkları ayların acısını, haftalar içinde çıkarmak için adeta yarış halindeler.

Etiketlerini anında değiştirenler, verdiği hizmete zam yapanlar ve henüz az olan müşteriye korona eziyeti yapanlar türedi.

Sen bitti dediğinde bitmiyor oysa. Tedbiri boşlamanın cezası olacak.

      SENİN İÇİN KORONA SÜRECİ SONA ERDİ Mİ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Korona geçiyor mu?

TEDBİRLERİ KALDIRMAK İÇİN HENÜZ ERKEN
Korona kısıtlarından kurtulmak, ilişki sonlandırmak gibi.
Bitmeden gönderdiğin sevgili bir gece yarısı aniden çıkıp gelir ve seni de ayağa dikebilir.
#Korona aşısını bulamadık bile…

Pek çok ülke, salgında tepe noktasının aşıldığı gerekçesiyle ekonomiyi ve sosyal hayatı açmak gerektiğini dillendiriyor.

Türkiye de Bakanlık verilerinden hareketle korona virüsü tepe noktası geçildi tartışmalarına sahne oluyor. Belki de doğrudur; korona geçiyor ve biz de yavaş yavaş tedbirleri kaldırmamız lâzım.

Misal evde unuttuğumuz yaşlıları ve çocukları dışarı salmanın zamanı geldi diyebiliriz. Kuaför, AVM gibi kısıtları kaldırabiliriz. Eve tıkılan ekonomiyi açıp işlerin normale dönmesi sürecine geçebiliriz.

Bu, bana göre son derece riskli bir adım olur. Öncelikle Covid-19 için aşı bulunmadı henüz. Hastalığın tedavisine dair yöntemler hala aranıyor.

İkincisi; giderek iyileşme vakalarının artmasına rağmen, salgının ikinci bir dalga başlatıp başlatmayacağını bilmiyoruz.

Üçüncüsü, fiziki mesafe kuralının kaldırılması halinde salgının ne yönde seyredeceğinden emin olamayız.

Vaktinden önce kısıtları kaldırmak, çok büyük toplumsal maliyet yüklenme riskini barındırıyor olabilir. Aman dikkat!

          SALGININ GERİLEDİĞİNDEN EMİN MİSİNİZ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Korona günleri

ÖNCE TEDBİR SONRA TEVEKKÜL
Korona küresel salgın haline geldi.
Alınacak tedbirler belli.
Panikleme, sakin kal.
Önce tedbirleri dikkate al ve uygula.
Sonra Allah’ı vekil kıl ve dua et.

Dünya, ileride torunlarına anlatacak olağanüstü günlerden geçiyor. Türkiye de öyle… Korona virüsüne karşı salgın önleyici tedbirler, keyfi değil, hayatta kalma zorunluluğu…

TEMİZ KAL; En önemli tedbir, el ve yüzün temizliğidir. Buna riayet edenlerin salgından sakınması ihtimali artıyor.

MESAFE KOY; Tensel temastan kaçın, en yakınınla dahi arana kol mesafesi koy. Tokalaşma yerine derviş selamı ver.

PANİK YOK; Korona’dan daha tehlikeli olan, panik halidir. Ekranda saçmalayan korona uzmanı geçinen şarlatanlara kulak asma, resmi açıklamalar dışındakilere itibar etme.

BİLİNÇLİ OL; Kendini korurken başkasını da sakınmalısın. Unutma ki korona günlerinde en önemli sermaye; bilincindir.

KENDİNİ KARANTİNAYA AL; Eğer sağlığından tereddüt ediyorsan, kendine karantina şartları uygula. Sağlığa erişim sağlarken başkalarının sağlığını riske atmaman gerekiyor.

DUA ET; Bu zor anlar nasılsa geçecek. Duadan eksik kalma.

           SENİN BAŞINA GELMEZ Mİ SANIYORSUN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU