Egolarınla koşamazsın

EKOSİSTEM Mİ EGOSİSTEM Mİ?

Bir yerde kulağınıza EKOSİSTEM kelimesi çalınıyorsa

o sistemdekilerin egolarını gözlemleyin.

Egolarını besleyen rutinleri belirleyin.

Şişirilmiş egolarla bir yere varılamayacağını bilin.

Ne söylediğimizden ziyade, ne yaptığımız önemli…

Neyi, neden yaptığımız ise daha da önemli.

Çeyrek asırdır dilimizden düşmeyen bir kelime var;

EKOSİSTEM. Bir bölgede bulunan canlı, cansız varlıkların karşılıklı oluşturdukları sistemin adı… Pek de moda…

Etkileşimle gelişen olgular sayesinde birlikte iş yapma, daha çok üretim, katma değer sağlama… Eğer sistemin unsurları aynı yönde hareket etmez ve bu birliktelikten bazıları bireysel kazanç kurnazlığını seçerse, en iyi tasarlanmış ekosistem dahi, egosistem halini alır.

Nedir bu EGOSİSTEM? Nimeti alıp külfeti öteleme kurnazlığı… Sorunu; kendi sorumluluk alanının dışına itme kolaycılığı… Ekosistemin değer üreten parçası olmak yerine kendi egosunu besleme aracı haline getirme ahmaklığı… Şişirilmiş egolarla ekosistem kuramazsınız.

Ekosistemin çalışması için barındırdıklarının kümeleşmesi gerekir. Muktedire yığın oluşturmak ekosistem olamaz.

        EGOLARINI BESLEMEK İÇİN Mİ BURADASIN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Devletleştirme çağı

KAMU EN BÜYÜK İŞVEREN OLUYOR
Dünya ekonomileri devletleştirmeye gidiyor.
Halkın cebine para koyuyor.
İşsizlerin yeni işvereni oluyor.
Özel sektör küçülürken kamu sektörü büyüyor.

Korona ile birlikte yeni yöntemler, yaklaşımlar belirginleşti. Bunlardan biri;  ekonomi yönetimi davranış değişiklikleri…

Devletleştirme çağına girdik gibi görünüyor. İşsizlik temel sorun haline gelirken, devlet; halkın cebine para koymaya başladı. Zorda olan şirketlere kaynak transferi yanı sıra bunların hisselerini topluyor, batmasın diye şirketleri satınalma yoluna gidiyor.

Koronanın dünya ekonomilerine verdiği zarar 15 trilyon $’ı aşarken, salgın süreci daha da uzaması halinde maliyetin şişeceği tahmin ediliyor. Aslında bundan çeyrek asır önce kamunun ekonomi içindeki payının yüksekliğinden yakınıyor, özelleştirme yöntemiyle kamuyu küçültmeyi deniyorduk.

Türkiye de bu süreçten geçmiş ve çok sayıda KİT’i (Kamu İktisadi Teşekkül) özelleştirmiştik.

Ancak bu defa kamunun yeniden büyümesi gündeme geldi. ABD, AB ve İngiltere başta olmak üzere pek çok yönetim, zordaki kendi şirketlerinden ya hisse alıyor veya şirketi devralıyor.

Bu da kamuyu en büyük sektör haline getiriyor.

    ÖZELLEŞTİRME FURYASINI HATIRLIYOR MUSUN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Baharda kış uykusu

SEN HESABINI KIŞ TUT
YAZ ÇIKARSA BAHTINA
Salgın; devletlerin tekil çabasıyla baş edilesi değil.
Tüm dünya, ekonomik krizi aşmak için çare arayışında.
Şirketlerin hesabını kış tutup işbirliği yapması kaçınılmaz.

Korona süreci, tahminlerin de ötesinde daha uzun sürecek. 2 günlük sokağa çıkma yasağı ile geçiştirilemeyecek kadar derin sorun yaşıyoruz.

Henüz tedavisi bulunmamış olması, salgını dünya gündeminde üst sırada tutuyor. Koronanın ne zaman biteceği meçhul olduğundan kişi, kurum ve şirketler buna göre pozisyon almak zorunda

Salgının ana karakteri herkesi karantinaya sokması… Başta sosyalleşme kadar iş süreçleri de askıya alınıyor. Bir bakıma bahar aylarında kış uykusuna yatmak gibi. Ne zaman uyanacağımıza korona karar verecek.

Bu süreçte hesabını kış yapın, yaz çıkarsa bahtınız olur. Şimdiden kış uykusu dinamiklerini devreye almayan işletmelerin zorlanacağı kesin…

Devletler kendi gayretlerinin yetmediği yerde ortak çözüm geliştirmeyi deneyecek. Türkiye’de firmaların tek başına çözüm bulma şansı yok gibi.

Sektörel dayanışmanın, kamu desteğinin ve çalışanı koruma programlarının tam zamanı. Süreç kredi ile aşılacak gibi değil, hibe dahil köklü tedbir geliştirmeliyiz.

     BİZ DEĞİLSEK KİM, ŞİMDİ DEĞİLSE NE ZAMAN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

İri olmak diri olmak

AKILLI İLE KURNAZ FARKI
Ortaklıkların %15’i 5 yıl sürüyor
Daha uzun süreli ortaklıkların oranı %5
Akıllıların ortaklığı sürüyor da;
kurnazların ortaklığı, hasılatı paylaşana dek.

Küresel riskler katar katar üzerimize gelirken kaçınılmaz bir şekilde işbirliği-güç birliği de gündemimize oturuyor. KOBİ cenneti Türkiye’de ne yazık ki ölçek ekonomisiyle başımız hoş değil. Azıcık aşım, Kaygusuz başım deriz ancak her biri kendi ölçeğindeki 1,3 milyon şirketin ancak binde düzeyindekileri büyüktür. ama ekseriyeti küçüktür.

Güç birliği, değişen rekabet şartlarında hayatta kalmanın yoludur ancak diğerine güvensizlik yüzünden yetersizdir. Oysaki Anadolu Kaplanlarını bölgesel güce dönüştürmek için buna ihtiyacımız çok yüksek. Biliyoruz ki yörede nitelikli KOBİ, bölgesel güç ve küresel marka olmak için ortaklık şart. Fakat ortağını dolandırmamak da şart… İnanç iklimimiz ortaklığa uygun aslında… Mesaj gayet net; “Allah buyuruyor ki: biri diğerine ihanet etmediği müddetçe, iki ortağın üçüncüsü ben olurum. Biri arkadaşına ihanet etti mi ben aralarından çekilirim.” Bu coğrafyada işbirliği yapmayana yer bırakmıyor küresel haydutlar…

    İNSAN ORTAĞINDAN NEDEN KURTULMAK İSTER?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU