Kopyala yapıştır kültürü

HAZIRA KONUCULUK FİKRİ TEMBELLİK MODASI

Bize ait olanı keşfetmek yerine

başarılı olanı taklit eğilimindeyiz

Oysa nimeti (orijinal) alıp külfeti (geliştirme) öteleyenin başarısı daim olmayacaktır.

Bozkırın Tezenesi rahmetli Neşet Ertaş; ‘biz çekmediğimiz acının türküsünü yakmadık’ der. Anlatmak istediği, çilesi çekilmeden, içselleştirilmeden kopyala yapıştır olmayacağı.

Başkasının kendi kültürel ve fiziki şartları için geliştirdiği modeller, bize ne kadar uyar? Şüphesiz ilham alma noktasında faydalıdır da bire bir kopyalamak, doğru değildir. Zira kopya, aslına hizmet eder, bize değil…

Tabiat boşluktan, hayat kopyadan nefret eder. Birbirinin tıpatıp aynısı 2 kar tanesi dahi yoktur. Ancak her damla bir diğerinin ilhamı, her insan bir başkasına rol modeldir.

Kopyacılıktan söz ediyoruz. Üretimden yazılıma, yasalardan iş modellerine dek; başkasının başarısını tıpatıp kopyalama saplantısından… Saplantı diyorum zira kopya; üzerine değer koymadan var olanı çoğaltma kurnazlığıdır. Endüstri 4.0 mı moda? Kopyala- yapıştır. Uysun, uymasın.

Çevrecilik şimdilerde moda mı? kopyala yapıştır, senindir.

Aslında değildir, kopyaladığın asla senin olmamıştır. Kendi özgün çözümün şarttır.  KOPYACILARDAN MISINIZ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Kirayı dondursak mı?

İNSANLI EKONOMİ İNSAFLI EKONOMİ

#Korona salgını ekonomide insanı keşfettirdi.

İnsaflı ekonomi; korona külfetini bölüşmeyi gerektiriyor.

İNSAF; yarılamak, ikiye bölmek demek.

Tıpkı nimeti bölüştüğümüz gibi.

İkinci kez eve kapanıyoruz. İşler; durma noktasında

Pek çok esnaf, siftah yapmadan günü geçiriyor.

Bazıları çoktan kapandı. Çalışanını eve göndereninden, dükkânını kapatana dek yüzbinlerce işyeri zor durumda. Bu süreç bize ekonomilerin rakamlardan ibaret olmadığını insan faktörünün hayati önemini fark ettirdi.

Siftahsızlık KİRA sorununu beraberinde getirdi.

Ev sahibi, ‘ödensin’ diyor. Kira ile geçinenler var.

Kiracı; ‘gelirim sıfırlandı, nasıl öderim?’ şikâyetinde… Kamu, böyle bir sorun yokmuş gibi davranıyor.

Oysa var ve kiralar ödenemiyor. O halde? Kirayı geçici dondurma yöntemiyle külfeti bölüşme, çözüm olabilir.

Mademki Korona, zengin fakir ayırt etmeden eşitlikçi zulmediyor, o halde oluşan külfeti herkes bölüşmeli ki bu insanlık dramından en az maliyetle kurtulabilelim. Kültürümüz; ‘insaf et efendim ben de insanım’ der.

İnsaf; yarılama (nıfs), yarıdan bölüşmek demek zaten.

      ÇEKEMEM BU DERDİ BÖLÜŞSEK Mİ SENİNLE?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Külfeti bölüşelim mi?

ÇEKEMEM BU DERDİ, BÖLEK SENİNLE…

Karşılığını veremeyecek birine; bir iyilik yapmadıkça, mükemmel bir gün yaşamış sayılmazsın.

Hele ki #korona günlerinde, salgın sürecinde…

Külfetleri paylaşım kültürünü yeşertmeliyiz.

Korona bize ayna tuttu ve kusurlarımızı gösterdi.

Neyimiz eksik olduğunu anlattı. Yardımlaşmanın keyfiyet olmayıp zorunluluk olduğunu ilham etti.

Karun kadar malın olsa ne fayda

Virüs, zulmetmekte herkese eşitlikçi davranıyor.

Anladık ki bu süreçte her birimiz sorumluluk sahibiymişiz.

Kimimiz evine dahi gitmeden hastanede hizmet verirken, kimimiz evde kalarak salgın hızını kesmeye yardım ediyor.

Olanın olmayana, bilenin bilmeyene borcu olduğu söylenir.

Ancak şimdi bunun hayattaki karşılığını görmeye başladık.  Salgın sürecinde komşu yardımlaşması arttı, patron işçi ilişkisi işbirliğine doğru evirildi, kamu yapması gerekenleri kavramaya başladı. Ev sahibi-kiracı arasında dert bölüşme kültürü yeşerdi. Kan ağlayan esnaf, birbirini gözetir oldu.

Yine bu süreçte derdi paylaşmayanların insafsızlığına da tanık olduk. Fırsat bu deyip suyu, gazı, elektriği zamlayan, müşterisine kazık atanları gördük. Onları unutmayacağız.

       KORONA İÇİN BUGÜN KİMİNLE NE PAYLAŞTIN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Toplum zararlıları

NİMETİ ALIP KÜLFETİ ÖTELEYENLER
#Korona sürecinde daha fazla göze batar oldular.
İşlerini kötü yapanlar.
Sen çalışırken yan gelip yatanlar.
Aldığı parayı hak etmeyenler.
Kötü yönetenler, kötüleri kollayanlar.

Ürüne zarar veren kımıl ya da süne zararlısı gibi, işini kötü yapanları toplum zararlıları diye niteliyorum. Kamu, özel fark etmez; üretenin baş belalarının başında böyleleri gelir.

Onları her yerde görebilirsin. Bazen gişede bilet satandır, garson, banka görevlisi, taksi şoförü veya devlet memuru

Azami ücret talebiyle asgari iş yapma kurnazlığındadırlar.

Bazen bizzat sizin yöneticinizdir. Hem işi bilmez hem de kurumun kaynaklarını, makamının gücü sayesinde sömürür.

İşletmeye değer katmadığı gibi üreteni de bizar eder

İki adım ötedeki spor salonuna  kurumun arabasıyla gider. Bazen işletmenizin insan kaynaklarının başıdır. İş tanımının gerektirmediği yetkinlikleri arar durur iş başvurularında…

Bazen çağrı servisindekidir. Seni özensiz dinler, düzensiz cevaplar, çözdüğünü sandığından fazla dert açar başınıza.

Bazen bu haydutlar, çalışma arkadaşınızdır.  Siz işinizi tam yapabilmek için çırpınırken, o takım oyununu savsaklar. Sizi yarı yolda bırakır, hayatın ritmini aksatır. Sorum şudur;

      KÖTÜLERİ NEDEN HAYATIMIZDA TUTUYORUZ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Kirayı bölüşelim mi?

İNSANLI EKONOMİ İNSAFLI EKONOMİ
#Korona salgını ekonomide insanı keşfettirdi.
İnsaflı ekonomi; korona külfetini bölüşmeyi gerektiriyor.
İNSAF; yarılamak, ikiye bölmek demek.
Tıpkı nimeti bölüştüğümüz gibi.

Korona, insanları eve kapattırdı. İşler durma noktasında

Pek çok işletme, siftah yapmadan günü geçiriyor. Bazıları çoktan kapandı. Çalışanını eve göndereninden, dükkânını kapatana dek yüzbinlerce işyeri zor durumda.

Bu süreç bize ekonomilerin rakamlardan ibaret olmadığını insan faktörünün hayati önemini fark ettirdi. Aybaşı itibarıyla KİRA, sorun olmaya başladı. Ev sahibi, ‘ödensin’ diyor. Kira ile geçinenler var. Kiracı; ‘gelirim sıfırlandı, nasıl öderim?’ şikâyetinde…

Kamu, böyle bir sorun yokmuş gibi davranıyor. Oysa var ve kiralar ödenemiyor. O halde? Kirayı dondurma kadar külfeti bölüşme, masadaki çözüm olabilir.

Mademki Korona, dil din, ırk, renk, sosyal statü, zengin fakir ayırt etmeden eşitlikçi zulmediyor, o halde oluşan külfeti herkes eşitlikçi bölüşmeli ki bu insanlık dramından en az maliyetle kurtulabilelim.

Kültürümüz; ‘insaf et efendim ben de insanım’ der. İnsaf; yarılama (nıfs)  demek. Tıpkı türküde ozanın bize dediği gibi; Çekemem bu derdi BÖLEK seninle

              İYİ GÜNÜN DOSTU KÖTÜ GÜNDE HANİ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Kurnazlık virüsü

NİMETİ ALIP KÜLFETİ ÖTELEMEK
#Korona sürecinde akıllı ile kurnazı ayırt edelim.
Virüs krizini fırsata çevirme gayretindeki alçakları fark edelim.
Toplum olarak kurnazlığı terk edip akıllı olmalıyız.

Korona virüsü, bizleri fabrika ayarlarımıza geri döndürme sürecine sokuverdi. Akıl yerine kurnazlığı seçenlerin bunu sürdürme imkanı olmadığını görüyoruz.

Gün geçmiyor ki  yasal çerçeve içinde kurnazlık örneği haber olmasın. En güçlü yasa dahi, ona uymak yerine onu delmek için kafa yoran kurnazlar yüzünden ortalığı şeytani inovasyon örnekleriyle dolduruyor.

Karantina arabasından indirilen imtiyazlılar, ortağını dolandıran, şirketinin için boşaltan, devletine vergi takan, müşterisine kazık atan ve bunu yaparken kendini akıllı sanan andavallılar…

Toplumu çürüten bu tutumlar korona sürecinde daha belirginleşiyor. Türkiye, vasatlık tuzağından kurtulacaksa, iş yapma kültürünü de “kurnazlık” ekseninden uzaklaştırıp “akıl odağına” yaklaştırmak zorunda…

Akıllı ile kurnaz, aynı kıyafetle karşımızda duran ikiz kardeşlere benzer ama hayat, onların ayırt edilmesini zorunlu kılar. Olağanüstü süreçten geçen ülkemizde kurnazları teşhis ve tecrit edelim. Virüsten de beterler zira…

KURNAZ MISIN AKILLI MISIN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU