Ağlaya ağlaya zengin olmak

5 İMDAT İSTİSMARCISI

1-Nimeti alıp külfeti öteleyenler

2-Yalancı çobanlar

3-Hileli iflâsçılar

4-Duygu sömürenler

5-Sahtekârlar

“Zordayım, kurtar” diyen her imdat çığlığına

koşarız ama medet uman gerçekten zorda mı?

İmdat.. Medet umma talebi. Yardım isteme feryadı,  tehlikede olanın kurtarılma nidası. Güç durum sinyali… İmdadın gerek şartı; o sesin kulağa çalınması, yeter şartı ise bun sese değecek boyutta riskin varlığıdır.

Bir şirketin imdadı, zorda iken talep ettiği yardımdır. Bu, ona kredi veren banka, borçlandığı kişiler olabilir. Ancak bu imdat çığlığı, sağlam gerekçelendirilmelidir. Aksi halde “ağlaya ağlaya zengin olan” kurnaz işadamı diye itibarı gidecektir.

Çoğu, zaten kötü yönetim yüzünden zora düşen şirketinin içini boşalttıktan sonra “iflas erteleme” yani imdat demekte; kamunun alacaklının kaynaklarını heba etmektedir.

İmdat, her aşamada ve her düzeyde istenebilir. Şirket ister bir KOBİ ister holding olsun; fark etmez. Yeter ki imdat çığlığına değecek risk varlığı bulunsun. Değilse, gereksiz kullanılan imdat butonu gibi; cezalandırılacaktır.

“Hiç kimse yok kimsesiz / Herkesin var bir kimsesi,

Ben bugün kimsesiz kaldım / Ey kimsesizler kimsesi…”

       SENİN FERYADINA İMDAT EDENİN VAR MIDIR?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Şişik ego oyun bozar

EKOSİSTEM Mİ?

EGOSİSTEM Mİ?

Biri sıkça ekosistem diyorsa, bunu diyenin egosuna bak.

Üretimi artırmak mı istiyor, egosuna meze mi arıyor?

Bizdeki ekosistem denemelerinin başarısızlığı

altında işte bu egolar yatıyor.

Fikri; çilesini çekip üretmeyip, ondan bundan kopyalayan; sloganlara meraklı olur. Her moda kavramı alıverir ve içini boşaltıverir. Tıpkı ekosistem kelimesi gibi…

‘Batılı sözünü çok ediyor, başarıların altında bu kavram var. O halde biz de dilimize sakız edersek, bu iş tamamdır.’

Aslında değil. Ekosistem; bir bölgede bulunan, canlı, cansız varlıkların karşılıklı oluşturdukları sistemin adı….

Etkileşimle gelişen olgular sayesinde birlikte iş yapma, daha çok üretim, katma değer üretme.

Eğer sistemin unsurları aynı yönde hareket etmez, bu birliktelikten bazıları bireysel kazanç sağlama kurnazlığını seçerse, en iyi tasarlanmış ekosistem dahi egosistem halini alır.

Nedir bu EGOSİSTEM? Nimeti alıp külfeti öteleme kurnazlığı

Sorunu kendi sorumluluk alanı dışına itme kolaycılığı

Ekosistemin değer üreten parçası olmak yerine kendi egosunu besleme aracı haline getirme ahmaklığı

Şişirilmiş egolarla ekosistem kuramazsın.

Biri ekosistemden söz ediyorsa, egosuna meze arıyor olabilir.

  EKOSİSTEME GİRERKEN EGONU TERKEDER MİSİN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Çamurlu ayaklarla yeni yıla girmeyin

BUNLARI ESKİ YILDA BIRAKIN

Yalancıları

Sizi umursamazları

Sürekli eleştireni

Değer üretmeyeni

Saygısızları

Stres kaynaklarınızı

Sizi kullananları;

Çamur niyetine 2020 paspasına silin . 2021’e taşımayın ve huzur bulun.

Yeni yıl başladı. Gelenin gideni aratmadığı bir yıl olması için dilek tutmak yetmez, eylem de gerekir. 2021’e dair umutlarla doluyuz ancak…

Umut her şeydir fakat bir yöntem değildir. Yeni yılda bize umudun yanı sıra yöntem gerekecektir. Önerim şudur; Bizi 2020’de alaşağı eden her şeyi geride bırakmak…

Biliyorum, kolay değil. Çoğu sorun, ayağımıza yapışmış çamur gibi. Ancak paspas, çamurlu ayakkabılar için var. 2021’e girerken paspas kullanınız:

Değer üretmeyenleri, sizi üzenleri, gereksiz eleştirenleri, saygısızları, sizi kullananları, yüze dost kalbe düşmanları, yalan konuşanları, sizi strese sokanları, kurnazları, hayat parazitlerinizi, toplum zararlılarını, ayaktaki çamur gibi düşünün.

Bunları paspasa silin. Bunu elbette yapabilirsiniz.

 ÇAMURLARINDAN KURTULMAYI DÜŞÜNÜR MÜSÜN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Bahaneler daha neler…

MAZERET ÜRETME

MAHARET GÖSTER

Kurnazlık kültürü, yaygın tutum oldu.

Nimeti alıp külfeti öteliyoruz.

Korona dahi gayretsizlik mazereti.

Yan gelip yatanımız çoğaldı. Oysa bize maharet gerek, gayret gerek

Salgın, kimilerini gayrete getirirken bazılarımız salgını yan gelip yatmaya bahane yapıyor. Kurnazlık kültürünün eseri bu tutum; nimeti alıp, külfeti öteleme gayretidir aslında…

Salgın riski dahi mazeret gösterilebiliyor. Evde çalışmaya mecbur kalanlar, mesai kavramını yitirdi, gece-gündüz demeden çalışıyor. Koronanın yükselttiği sektörlerde canla başla çalışanlarımız var. Hele bir kesim var ki çalışmanın ötesinde hayatlarını ortaya koyuyor sağlık çalışanlarımız.

Ancak başta bazı kamu çalışanları olmak üzere bir kısım yan gelip yatmayı yaygın tutum haline getirdi. Bu; zaten sıkıntıdan olan ülke ekonomisini, verimlilik açısından fazlaca etkiliyor.

Halen 13,5 milyona yakın kişi, bir şekilde sosyal yardım ve benzeri ödemeler ile ATM çalışanı olmuştu. Burada benim sorguladığım, çalışma barışını bozucu bu durumun neden sorgulanmadığıdır.

Bahanesi korona olanlar sebebiyle bizler; günde 2 saat fazladan bunların yerine çalışmak zorunda kalıyor. Bizlere yazık, günah değil mi?

        SEN DE YAN GELİP YATANLARDAN MISIN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Değer üreten kazanır

ŞEYTAN; KAYBETMEYE MAHKÛM OYUNUN KURUCUSUDUR
Bu yüzden kaybetmek, şeytanın tanımında vardır.
Temel prensip, fırsatları şeytanca tutumlarla heba etmek yerine, etik prensiplerle değer üreterek kazanan olmaktır.

Akıllı olmak yerine kurnazlığı tercih eder, ürettiğinden fazlasını tüketmeyi seçer, kazandığından fazlasını harcama yoluna saparsan, nimeti alır külfeti ötelersen ne olur? Çok basit; şeytan olursun ve bedelini ödersin.

Örnek mi? Kayıp Yıllar 1990’lar ve sonucunda gelen 2001 krizi… Kazandıran tutum; şeytan olmamayı gerektiriyor. Zira etik dışı tutum kısa süreliğine kazandırıyor olsa da er veya geç, şeytanlık faturasını birine ödettiriyor. Genelde bu bizzat şeytanlık yapan oluyor.

Halka açılırken Sergey ve Larry, Google için bütün paydaşlara yönelik strateji geliştirmişlerdi; ‘şeytanlık Yapma!’ Yani; ne vaat ettiysen onu ver. Microsoft; ‘anlaşma yaparken adil ol’ ilkesiyle yol aldı. Pek çok Türk şirketinde benzer tutumu gördüm ve bu sayede değerli firma oldular.

Müşterisini dolandırmanın ayıp, ortağını kazıklamanın ‘geri zekalıca’ olduğu prensibiyle hareket edenler, daima kazanır.

Değer üreten işletme, krizde dahi ayakta kalmanın yolunu bulur. Şeytanlık peşinde koşan; kendi krizini inşa edecektir.

         SÜREKLİ KAZANAN ŞEYTAN GÖRDÜN MÜ HİÇ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Kurnazlık virüsü

NİMETİ ALIP KÜLFETİ ÖTELEMEK
#Korona sürecinde akıllı ile kurnazı ayırt edelim.
Virüs krizini fırsata çevirme gayretindeki alçakları fark edelim.
Toplum olarak kurnazlığı terk edip akıllı olmalıyız.

Korona virüsü, bizleri fabrika ayarlarımıza geri döndürme sürecine sokuverdi. Akıl yerine kurnazlığı seçenlerin bunu sürdürme imkanı olmadığını görüyoruz.

Gün geçmiyor ki  yasal çerçeve içinde kurnazlık örneği haber olmasın. En güçlü yasa dahi, ona uymak yerine onu delmek için kafa yoran kurnazlar yüzünden ortalığı şeytani inovasyon örnekleriyle dolduruyor.

Karantina arabasından indirilen imtiyazlılar, ortağını dolandıran, şirketinin için boşaltan, devletine vergi takan, müşterisine kazık atan ve bunu yaparken kendini akıllı sanan andavallılar…

Toplumu çürüten bu tutumlar korona sürecinde daha belirginleşiyor. Türkiye, vasatlık tuzağından kurtulacaksa, iş yapma kültürünü de “kurnazlık” ekseninden uzaklaştırıp “akıl odağına” yaklaştırmak zorunda…

Akıllı ile kurnaz, aynı kıyafetle karşımızda duran ikiz kardeşlere benzer ama hayat, onların ayırt edilmesini zorunlu kılar. Olağanüstü süreçten geçen ülkemizde kurnazları teşhis ve tecrit edelim. Virüsten de beterler zira…

KURNAZ MISIN AKILLI MISIN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU