Bana farklı bakış gerek

OYUNCUYU DEĞİL ÖYKÜYÜ DEĞİŞTİR

Yeni yolda eski ayakkabıyla yürüme.

Değişim, zihinde başlar.

Aynı kalmak adına her şeyi değiştiren;

değişmesi gereken sensin belki de…

Başarısızlığı önce kendinde aramalısın.

Krizler, değişim zamanlarıdır. Aynı kalamaz, farklı bakış açıları, yeni yollar, yeni insanlar devreye girer. Özellikle yeni personel alırken, değişim ihtiyacı belirginleşir.

Sorun şudur; farklı bakışı nasıl edinir, farklı olanı nasıl buluruz? Zira şirketin kulvar atlayabilmesi için farklı bakış açılarına ihtiyacı vardır.

Farklı olan daima tedirgin eder. O halde bu korkuları nasıl yeneriz? Ya yeni gelen benim işimi elimden alırsa? Ya farklı düşünce şirketin ritmini bozarsa?

Ya diğerleri etkilenirse? Tamam kaygılarımız var ama benzer şeyleri duyar, dinler, solursak; değişimi nasıl yakalayabiliriz ki?

Bir lider, bu sancılı değişimi yönetebilen kişidir zaten. İhtiyacı olan farklılığı bul ve bünyeye kat.

Değişim istenirken yapılan 3 temel hata; 1-Zihin yapısını sorgulamamak, 2-konfor alanlarından çıkamamak, 3-eski yolda yeni ayakkabıyla yürümek.

Değişim; yönetici veya çalışan değiştirerek değil, zihin yapısını değiştirmekle mümkündür. Sorun, müdürde değil, senin zihnindedir.

        DEĞİŞTİRİLMESİ GEREKEN SEN OLMAYASIN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Nasıl olmuyor?

DEĞİŞİMİN HIZ TÜMSEĞİ: BÜROKRASİ
En akla yakın ve kamu yararı taşıyan projeyi dahi yavaşlatabilir, engelleyebilir.
Kendini barındırmayan hiç bir geleceğe izin vermez.
Farklı olanı yok etme becerileri inanılmazdır.

Eğer akla yakın bir proje; ‘nasıl oluyor da olmuyor?’ diye merak ediyorsanız, bürokratik oligarşiye hoş geldiniz.

Bürokrasi, devletin omurgasında var. Değişimin en büyük tehdidi, var olanı korumanın da bilinen en kullanışlı aracı…

Talat Sait Halman’ın “Eski Mısır’dan Şiirler” kitabında da bürokrasiden şikâyet vardı. Hatta 3800 yıl önce kralı olduğu Babil’de, işleri ağırdan alan kendi bürokratından yakınan Hammurabi’yi biliyoruz. Özal’ın “bürokrasiden şikâyeti”  hala kulaklarımda…

Her devirde kendini gerekli kılacak tedbirleri, “yasa üzerinden” var eden bürokrasi, hız tümseği gibi işleviyle, “işi ağırdan” almasıyla eleştirilir ama var olanı koruma becerisiyle de hayatımızdadır.

Pet şişe gibidir, doğa yok edemez kendisi de yok olmaz. Azaltabilirsiniz ama asla ortadan kaldıramazsınız.

Oligarşi gibi dar zümrenin yönetimi zaten kendi başına “sorun” iken, bunu bürokrasiyle harmanlayınca ülke yerinde sayar.

BÜROKRATİK OLİGARŞİ YOK EDİLEMEZ Mİ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Doğuşum veya çöküşüm

DEĞİŞİM DE DÖNÜŞÜM DE YETMEZ OLDU
Daha iyi bir yarın uğruna dünü geride bırakıyor, değişip dönüşüyorduk.
Dijital çağın farklı dinamikleri bizi doğuşa ya da çöküşe zorlayacak.

Kurulduğundan beri dünya değişim yaşıyor. Jeolojisinden iklimine, sosyolojisine, ekonomisine demografisine dek…

Bu değişimin hızı bazen yavaş oluyor, bazen hızlanıyordu.

Düne kadar DEĞİŞİMİ yöneterek idare ediyorduk. Ancak bu yetmez oldu; DÖNÜŞÜM demeye başladık. Artan hız yanı sıra dönüşme zarureti doğdu. Dönüşümü ben; ‘daha iyi bir yarın uğruna, dünü geride bırakmak’ diye tanımlarım.

Fakat 2020’li yıllar çok daha farklı dinamiklerle geliyor.

Dünün değişimi, bugünün dönüşümü bizlere yetmeyecek. Teknolojideki kırılmalar, toplumlardaki gerilimler ve insani gelişimler gösteriyor ki gelecek için yol ayırımına geldik.

Ya her şeyi sil baştan tasarlayıp DOĞUŞUM yaşayacağız.

Ya da bu baş döndürücü hıza yetişemeyecek ÇÖKÜŞÜM içine gireceğiz. Dijital çağın oluşturduğu cesur yeni dünya kişileri, kurumları şirketleri derinden, kökten etkileyecek.

Bizlere düşen, dünün alışkanlıkları ve bugünün gerçekleriyle yarını oluşturma uğraşını terk edip, geleceğe odaklanmak.

         DOĞACAK MISIN YOKSA ÇÖKECEK MİSİN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU