ARaştırıyoruz ama GEliştiremiyoruz…

KAYNAK DEĞİL İDRAK SORUNU

1-Başarılı AR-GE projelerine bakın;

2-Buradaki düşünceler özgür,

3-Gençleri meraklı,

4-Farklı fikirleri cezasız.

5-Bırakın çocuklar merak etsin, onların merak repertuvarını daraltmayın, genişletin.

Eğitim sistemi, günde 400 soru soran çocuğun elinden merakı alınca sorular teke iner; ‘sınavda ne çıkacak?’

Hal böyle olunca araştırma, geliştirme işi kültürel dirençle karşılaşır.

Yıllarca soru sordum: ‘Neden AR’aştırdığımız kadar GE’liştiremiyoruz?

Vardığım sonuçları objektif olarak inceleyin derim:

1-Farklı olandan KORKU,

2-Bize benzemeyene NEFRET,
3-Rakiple düello yerine PUSU,

4-Akıl yerine KURNAZLIK,

5-Sabır yerine TELAŞ,

6-Merak yerine BİAT,

7-Bilgi yerine KANAAT,

8-Özgün yerine TAKLİT,

9- Kazan yerine KAYBET,

10-Ödül yerine CEZA

Hal böyle olunca AR-GE; ‘Arakla, Getir’ halini alıyor.

        ARAMAYI BİLMEZSEN BULABİLİR MİSİN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Endüstri:4 Türkiye:0

GEYİK 4.0
Endüstri 4.0 kavramını dahi geyiğe bağladık.
Eğer bizim nitelikli üretim, katma değerli ihracat ve güçlü ENDÜSTRİ davamız var ise “4.0” beyhude muhabbeti yerine aklımızı, gayretimizi nitelikli üretime odaklamalıyız.

Ne mi demek istiyorum? Baştan söyleyeyim. Eğer üreticisi değilsek; ‘Endüstri 4 Türkiye:0’ olacak bu maçın skoru. Biz ise tıpkı ‘internet, bilgi toplumu, ar-ge, inovasyon’ gibi kelimelerin içini boşaltmakla yetinip, geyik muhabbetine bağlayacağız bu gidişle…

Endüstri kaç.sıfır olduğundan ziyade üretimde nitelik dönüşümü önemli. Fakat biz ‘4.0’ lafını etmekten eyleme zaman bulamıyoruz. Türkiye’de nitelikli üretim artsın, Ar-Ge olsun diye neler yaptık neler.

Yasa dedik çıktı, kaynak dedik aktarıldı, iyi çalışanı özenle ayrı tutarak gördük ki teknoparkları emlak ofisine, Ar-Ge merkezlerini AR’akla GE’tire çevirmişiz. Tarım 4.0 mı? Aslında çifti tarım teknolojisine 2.0 mağlup iken Tarım 4.0 demek, gıdada dışa bağımlı halimizi ti’ye almanın ifadesidir.

Lütfen her kavramın ucuna ‘4.0’ getirip işin içinden sıyrılma kurnazlığını göstermeyelim. Yunus Emre diyor ki; ‘Bir testiyi koyarsan bir pınarın başına / Kırk yıl orada dursa kendi dolası değil.’ Geyik muhabbetini bitirip testimizi dolduralım.

         KENDİMİZİ KANDIRMAKTAN VAZGEÇSEK Mİ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU