Bilgiyi kirletmeyin

YALANI NASIL TEŞHİS EDERSİN?

1-Yalancının mumu yatsıya dek yanarmış.

2-Sen yatsıyı bekleme, onu teşhis et.

3-Eğer biri konuşurken sıkça yemin ediyorsa;

4-Bil ki sözü yalandır.

5-Ancak kirli bilgi, yemine ihtiyaç duyar.

Bir yetkili düşünün…

Söylediği doğru çıkmıyor, ‘medya yüzünden böyle oldu’ diyor.

Bir görevli düşünün; görevini kötüye kullanıyor, ‘yanlış anlaşıldım’ diyor.

Bir insan düşünün, beyanı yalan çıkıyor.

Artık ona güvenir misiniz?

Yalan beyan, çağımızın illeti… 

Bilginin kirletilmesi.

Bilgi bir kez kirletilince güveni de ortadan kaldırıyor.

Güvensizlik itibarı zedeliyor.

Bireyler arasında çatışmayı körüklüyor.

Peki, bunlar yalan söyleme cesaretini nereden buluyorlar?

Yalanı, aptallığı, beceriksizliği veya kötü niyeti ortaya çıkınca insan utanmaz mı?

Yalan, alışkanlık haline gelebilir.

Böyle olunca bizler, yalancının teflon kaplı yüzün boyasını dökmedikçe, sapla samanı birbirine karıştırır, sonra da, “hayret, niçin bu noktaya geldik?” diye tepki gösteririz.

Rakamlarla oynayan, gerçekleri saptıran kadroların işini güçleştirmek gerekiyor.

Aman bana bulaşmasınlar mantığı, bu insanlara cesaret veriyor.

Sonuçta şeffaf maskelerle dolu arenada verdiğimiz maskeli balo, bizi yalan denizinde boğabilir.

  YALANLARDAN MUZDARİP MİSİNİZ?

DEVAMINI OKU

İnsan ne zaman utanır?

UTANMANIN 5 ERDEMİ

1-Kusur fark edilmiştir

2-Bilgeliğe giden yol utanmadan geçer

3-Vicdan yarasının dışavurumudur

4-Kabahatten ders çıkarılmışlıktır

5-Utanan zulüm barındırmaz

Kalbin diriliği utanabilmekten gelir.

Kusuru başkası fark edince mi yoksa kişi kusurunu kendi idrak edince mi?

Bu muazzam derinlikli bir sorudur.

Başkasının fark ettiği utanç, toplumsal yargılar manzumesinin eseridir, kabahatler kanununa girer, cezası hafiftir.

Zaten utanarak hafifletici indirimlerden yararlanmışsındır.

Ancak kişi kendi kusurunu kendisi fark edip utanıyorsa, bu bilgeliğe giden yolun işaretidir.

Tövbekâr olmanın ilk basamağı, yüceliğin başlangıcıdır.

Zira bu insanlar için utanmamak kadar utanç verici hiçbir şey olamaz.

Utanmak, yüreğin tereddüdü, vicdan yarasının dışavurumudur.

Utanma, beynin baş köşesine nakşedilendir.

Sevinci unutursun ama utanç anlarını hayır!

Beynin sana onu hatırlatır; bir daha utanılası duruma düşmemen için.

Senin sen kalabilmen için.

Hatanın bir maliyeti olduğunu kavraman için…

Müjde bekleyebilir ama utanma, acildir, kalıcı hafızadadır.

Utanan, zulüm barındıramaz.

Kalbin diriliği utanabilmekten gelir.

Utanmazlardan köşe bucak sakın kendini…

SENCE UTANMAYAN BİRİ YÜCELEBİLİR Mİ?

DEVAMINI OKU

Kötüye güç aktarma

MOBBİNG TERFİ SİSTEMİ

1-En iyi kamçılayanı terfi ettirirsen;

2-Liyakat senden kaçar.

3-Liyakati kırbaçlı sadakatin emrine verirsen;

4-Eninde sonunda batacaksın.

5-Mobbing patronun sorumluluğundadır.

İşletmelerde giderek artan bir bela var; sistematik mobbing.

Bezdirim dediğimiz bu olgu, bir grup insanın, bir kimseye veya başka bir gruba sosyal kabadayılık yapması…

Yetki verilince zalimleşen yöneticiler, bezdirimin en büyük paydaşları…

Her 4 erkekten 3’ünün mobbinge (alay) uğradığı, kadınların bezdirim yanı sıra tacize maruz kaldığı ortamlar ne yazık ki işletmede huzur bırakmıyor, ofisler kanserli koğuşu halini alıyor.

Gördüğüm şudur; iyileri özenle ayrı tutarak diyorum ki çok sayıda patron, işletmesindeki mobbingin ana sebebi, baş sorumlusudur.

En iyi kamçılayanı terfi ettirir, çalışanı ezeni teşvik eder, mobbingi bilse de ses çıkarmaz.

Öyle ki arada çalışana zulmedenleri teşvik eder, terfi verir.

Kötülere güç aktararak işletmesini güya iyi yönettiğini sanır.

Korkutarak, bağırarak; kötüye güç aktararak organize kötülüklerin yuvası haline gelir.

Böylesi işletme; nitelikli çalışanı tutamaz, liyakat kaçar, mobbing iktidar olur.

Parmak sallayanlardan uzak durun.

BAĞIRARAK YÖNETENLERDEN, PARMAK SALLAYANLARDAN  MUSTARİP MİSİN?

DEVAMINI OKU

Abartı; dürüst insanların yalanıdır

ABARTMANIN 5 BULGUSU

1-İnsan neyi eksik hissederse onu abartır

2-Abartı kıvamını yitirmiş gerçekliktir

3-Dürüst insanlar da abartabilir

4-Geçici bir illüzyondur

5-Yere göğe sığdıramadığın bir ‘hoşçakala’ sığıverir

Eğer biri sıkça “abartmıyorum” diyorsa, bil ki abartıyordur.

Eğer biri sıkça “gerçekten” kelimesini kullanıyorsa, gerçeği abartıyor demektir.

Hak etmeyeni abartanlar, hak edeni küçümsüyor demektir.

Biri size değer veriyor fakat bunu abartıyorsa, büyük ihtimalle sizi kaybedecektir.

Zira, abartı, gerçekle yüzleşince eriyen mum gibidir.

Üstelik abarttığı gerçeği de itibarsızlaştırarak yapar bunu.

Yapmacık tutum, abartıyı da içerir.

Tevazuu abartanlar, kibir sahipleridir.

“Dünyanın en mütevazı insanı benim” cümlesindeki gibi…

Zira abartılı tevazu, ardındaki kibri saklamayı başaramayacaktır.

Abartmak; yalancıların yöntemidir. 

Sözü zayıf ise yemin ile destekleme ihtiyacı doğar.

Yemin, abartıya dair en net işarettir.

Eğer bir kişi yemin ediyorsa, ağzından çıkan cümleler, abartılı olacaktır.

Burada abartı; gerçeğin taşan kısmıdır ve değeri yoktur.

GERÇEĞİ ABARTMADAN SÖYLEMEYİ DENESEN?

DEVAMINI OKU

Grup iletişim adabı

CHAT’AB-I MUAŞERET KURALLARI

1-Nazik ol, kelimeleri mermi gibi kullanma

2-Grup yöneticisi isen demokratik davran

3-Başkalarının fikirlerine saygı duy

4-Eleştirilerini, öneriyle sun

5-Grubun kuruluş ilkelerine sadık kal

Şu anda elinde telefonu olan milyarların, en fazla kullandıkları uygulama; şüphesiz WhatsApp Programı.

Öyle ki Çin’deki muadilinden bile daha fazla insana iletişim imkanı sunuyor.

İş hayatı ve sosyal iletişimde ise WhatsApp üzerinden gruplar kuruyor, iletişiyoruz.

Böylece ortaya bu gruplarda iletişimin yazılı olmayan kuralları çıkmaya başladı.

Bunların ihlali halinde iletişim kazaları yaşanabiliyor, sorunlar çıkabiliyor.

Bilişelim derken kavga eder olmayalım.

Grubu kuranın yönetici olduğu veya atadığı üyeler, demokratik tavır sergilemeli.

Gruba davet etme, gruptan çıkarma gibi hakları olan yöneticiler, önemli.

Zira eleştiriye açık olmayan yönetici, bazı üyeleri cezalandırayım derken grubu dağıtabilir.

Kafasına göre üye seçen veya banlayan yönetici, WhatsApp’tan umulan faydayı ziyan edebilir.

Üyelere gelince; grup kuralları ve grubun kuruluş amaçlarına göre hareket etmeli.

Misal siyaset konuşulmayacak denilmişse parti, aday reklamı yapmamalı, kendi siyasi görüşünü dayatmamalı.

Ayrıca kaba, nezaketsiz, küfürvari sözler, WhatsApp dahil hiçbir yerde sarf edilmesin.

İLETİŞİM ADABINA UYAR MISIN?

DEVAMINI OKU

İnsan neden mutsuz olur?

ERDEMİN 5 ERDEMİ

1- Erdem; kendine yetecek kadar tam’lıktır

2-Cesaret ister, fazilet gerektirir

3-İyi ile kötü ayırtına varıp iyiyi tercihtir

4-Yanlışın karşısına çıkabilmektir

5-Çıkarıyla arasında duranı ezmemektir

Köpek uçamamaktan mutsuz mudur?

Hayır, duyumsayamaz olduğu zaman mutsuzdur.

İnsan; aslanı boğazlayamamaktan ve olağanüstü şeyler yapamamaktan mutsuz mudur?

Hayır, insan bunun için yaratılmış değildir.

O ancak utancını, iyiliğini, bağlılığını, adilliğini yitirdiği zaman mutsuzdur.

Ahlaki yetkinlik, iyiye yöneliş ve kötüden kaçışın getirdiği ruhsal sağlamlık; erdemdir.

Eğer güç aktardığınızda adil davranıyor ve gücünü yönetiyorsa, erdemlidir.

Eğer bir insan, iyi ile kötünün ayırtına varıp, iyiyi tercih ediyorsa; erdemlidir.

Eğer bir insan çıkarlarıyla arasında duranı ezip geçmiyor, onun da hakkını, hukukunu koruyorsa erdemlidir.

Erdemlilik, yürek ister. Cesaret ister, yanlışın karşısına çıkma cüreti gerektirir.

Kendi kabiliyet alanı içinde erdemiyle davranan, gerçek mutluluğa erişmiş demektir.

Erdem ile yola çıkanın varacağı yer; bilgelik olacaktır.

Erdemli olmaya çalışma, erdemin dostu ol.

Erdem, sadece kendine ihtiyaç duyacak kadar tamlığı ifade eder.  

ERDEMDEN DAHA   DEĞERLİ NE OLABİLİR?

DEVAMINI OKU

Beni gücümde dene

GÜÇ KİRLENMESİ

1-Yaya iken tüm risklere açık uysal birinin altına beygir gücü verin, onu trafiğe çıkarın;

2-Zalimleşiyor mu?

3-Nasıl davranıyor?

4-Geçiş hakkına saygılı mı?

5-Yaya iken uysal idi, peki ya şimdi?

Zayıfken insan, daha adildir; zira adalete muhtaçtır.

Çünkü mağdur edilmiştir; “gücün taşrasına” düşmüştür.

Adalet talebi, zulme uğramama ihtiyacıyla örtüşmüştür. ,

Zayıfken insan, üretken olmak zorundadır.

Çünkü hayatta kalma repertuarı genişlemiştir, sıra dışı yöntemleri bu refleksiyle daha kolay keşfedebilecektir.

Zayıfken vefalı olmak zorundadır.

Zayıflığı doğuran dışlanmışlık, “bir güce vefa göstererek” aşılabiliyordur.

Zayıfken dürüst olmak, fazla bir değer ifade etmez.

Dürüst kalma zorundaki biri; karıştırılır ilkeli canlı insanla.

Asıl sınav; güç aktarıp, o insanı gücünde denemektir.

Güçlü insan, bu gücü kullanırken gösterir gerçek kimliğini. Bu testten geçemeyenlere ise kötü insan diyorum ben.

Toplumu kemiren, kamusal alanda sorun çıkaran, işletmede kaynakları heba eden, düzen tanımaz, istilacı ruh hali temsilcileri…

Kural ihlali, hak gaspı, sorumsuzluk, ötekine eziyet, çalışanına mobbing, kötülüğünü gücünden alanlar…

Güç aktarıp denemediğine de asla tam güvenme…

 KENDİSİNE GÜÇ AKTARILINCA KÖTÜLEŞENLERDEN MİSİNİZ?

DEVAMINI OKU

Şeytanlık yapma!

ŞEYTAN; KAYBETMEYE MAHKÛM

OYUNUN KURUCUSUDUR

1-Bu yüzden kaybetmek;

2-Şeytanın tanımında var…

3-Temel prensip, fırsatları şeytanca tutumlarla,

4-Heba etmek yerine, etik prensiplerle,

5-Değer üreterek kazanan olmaktır.

Halka açılma sürecinde Sergey ve Larry; başında oldukları Google için, bütün internet kullanıcılarını kapsayan sosyal paydaşlarına yönelik stratejileri şuydu; ‘şeytanlık yapma!’.

Anlatmak istedikleri, ‘ne vaat ettiysen onu ver’ idi ve ‘arama sonuçları arasına istenmeyen siteleri sıkıştırarak para kazanmayı deneme’ güvenini yaratmaktı.

Bundan 26 yıl öncesinde Microsoft; benzer bir yaklaşımı; ‘anlaşma yaparken adil ol’ ilkesi peşinden gidiyordu.

Daha pek çok dünya devi şirket; müşterilerini dolandırmanın ayıp, ortağına kazık atmanın ‘gerizekalıca’ olduğu ilkesinde…

Hele ki sizin hisse senedinizi almış, küçük ortağınız ise…

Peki, bunun pratikte denetimi nasıl olacak?

Şeytanlık yapma deklarasyonun dahi olsa, birinin ‘küçük ortağını’ dolandırmadığından ‘halka açık hisseler üzerinden’ paydaşlarına kazık  atmadığından  emin olmanın yolu; ‘bağımsız yönetim kurulu üyeliği’ prensibi…

Ancak korku şu ki; ‘şirketlerimiz yabancıların eline geçecek.’

Oysa dert başka.. 

Dert; şeytanlık…

SEN HESAP VERMEYENLERDEN MİSİN?

DEVAMINI OKU

Erdemsiz siyaset

YALAKALIK MESLEK MİDİR?

1-Siyasetçiden geçinen yandaşlara dikkat.

2-Erdemsiz siyasetçi yandaşını pek sever.

3-Ayak yalayıcılar, yüzlerle ilgilenmez.

4-Zira yalarken yüzü görmezler.

5-Bugün birini, yarın ötekini yalarlar.

Erdem veya fazilet; ahlaki olarak doğru olan şeyi yapıp yanlış olanı yapmamaktır.

Erdem kavramı, felsefe tarihinin başlangıcından beri yer alır.

“İnsanın ve yaşamın anlamı nedir?” sorusuna verilen felsefi cevap; “erdemli olmak” olarak belirtilmiştir.

Siyaset; devletin idari kademelerinde yer alan politikacıların ülkenin yönetimi, ekonomisi, güvenliği kapsamında sürdürdüğü çalışmalara siyaset denir.

Siyasetin amacı hem iktidarda kalmak hem de halka hizmet sunmaktır.

Siyasetten erdemi çıkardığınızda demokrasi giderek Kleptokrasi (hırsızlar yönetimi) alır.

Siyasetçi erdemini kaybetmişlerden oluştuğunda kirlenir, yolsuzluk yapar, halkı sömürür, vatandaşa duyarsızlaşır.

Sadece yeniden seçilmenin yolunu arar.

İdeallerin yerini çıkar ilişkisi alır.

Erdemsiz siyaset çözüm ortağı değil suç ortağı üretir.

Yandaş üretir ve onu önce suça bulaştırır, sonra yönetir.

Kendini çıkar için destekleyenler, siyasetçi ikbal kaybedince onu arkadan hançerler ve yükselmekte olan iktidarın yeni adaylarına meyleder.

Erdemsizlik, ülke batırır.

AHLAKSIZ SİYASETİ BENİMSER MİSİN?

DEVAMINI OKU

Hırs gelince akıl gider

HIRSIN 5 VAR ETTİĞİ

1-Aç gözlülük

2-Yetinemezlik

3-Doymamışlık

4-Adaletsizlik

5-Sağırlık ve körlük

Çok kucaklayan, çok döker.

Yoksul çok şey ister, haris ise her şeyi.

Hırs gelir göz kararır, hırs gider yüz kızarır

Kariyerine solucan olarak başlayan bedene hırsı şırınga et ve neticeyi seyret; fil olma arzusu depreşir de olamaz. 

Gözü tanede olan kuşun, ayağının tuzaktan kurtulmayışı buna delalet eder.

Zira hırs, gören gözü kör edebilendir.

Aynı bedende aynı anda konuk olmayan iki duygu; mutluluk ile hırstır.

İhtirasın en kabası da mal, mülkten ziyade güç hırsıdır.

Siyaset; hırsın doruğunda oynanan oyunun adıdır ki aslan dahi doğmuş olsan seni fareye çevirebilecektir.

Hırs; başında karar eylemeye görsün…

Akıl baştan firar eder.

Akılsız başın varacağı yer, kestirilemeyen diyarlar olacaktır.

Yelkenini hırs rüzgarıyla doldurana hiçbir pusula işlemez dümen rota tutmaz.

Zira muhterisin varacağı hiçbir liman yoktur.

Ancak gömüleceği yer bellidir; kendi ihtiras çukuru…

Hırs, gözü kör, kulağı sağır ve kalbi tunç eder.

Asar, kesersin, kükrer savurursun ve bir gün gelir, o nokta seni taşıyamaz olur.

Tırmanırken kırdığın dallar, düşerken işine yaramaz.

Zira hırsınla kırdığından, onlar artık yoktur.

 İHTİRASINLA NASIL BAŞ EDİYORSUN?

DEVAMINI OKU