Salgın fırsatçıları

İYİ GÜNÜN DOSTU KÖTÜ GÜNDE HANİ

Şeytana aşkla bakınca;

onu melek sanırsın.

Oysa değildir.

İşler yolundayken sana melek gibi görünmüş,

sen de onu sosyal paydaşın sanmışsın.

Ancak gerçek yüzünü, dar günde anladın.

Müşterindik, işletmenin gerçek kralı bizdik, velinimetindik.

Senin tedarikçindik, biz olmadan sen de yaşayamazdın güya.

Ortağındık, birbirimize sırtımızı dönebilir, dolandırmazdık.

Reklamlarda ‘her şey sosyal paydaşlar için’ diyordun hani…

Korona geldi, durum değişiverdi mi? ‘Krizi fırsata çevirme’ anlayışın bu mu? Onu söyleyenler, kendi krizini yönetmeyi kastediyordu. Başkasının krizinden fırsat çıkarmayı değil.

Sosyal paydaş; hissedarın, müşterin olsun olmasın senin bu ekosistemde ulaştığın herkesi kastediyordu. Salgın süreci gerçek yüzünü ortaya çıkardı.

Kendini kurtarma adına bizi ateşe atman, ne yaman çelişki… Ürettiğin mala, verdiğin hizmete fahiş zam yapıyorsun.

Nasılsa kullanmak zorunda’ diyerek bizlerin evine korkunç faturalar gönderiyorsun. Raftaki malını ‘nasılsa almak zorundalar’ diye zamlıyorsun…

Sahi, sen kimsin? Bu kadar iblis olmayı nasıl başarıyorsun?

Korona geçecek ,bizler bu şeytani tutumu unutmayacağız.

Tıpkı müşterisini tedarikçisini sosyal paydaşını düşünenleri

         bileceğimiz gibi… GERÇEK YÜZÜN BU MUYMUŞ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Ölmüşe acı ilaç mı?

ACI İLACI KİM İÇSİN?

Ekonomi, krizin ve salgının çapraz ateşinde…

Şimdi acı ilaçtan söz ediliyor.

Ancak acı ilacı önce kim içmeli?

Elbette bu ilacı hazırlayanlar…

Halkın acı ilaç içecek hali kalmadı.

Ekonomide yönetim değişikliğinin getirdiği olumlu hava devam ediyor. Faiz kararı ardından Merkez Bankası’na güven arttı. Şimdi sıra sözü verilen ekonomik reformlarda.

Cumhurbaşkanı, reform yanı sıra acı reçeteden söz etti.

Acı reçete; acı ilaçları kapsar. Önceki krizlerde öylesine çok içtik ki yeni acı ilaçları halkın midesi kaldıramayacak.

İnsansız ekonomi isteyen IMF’nin reçetelerindeki ilaçlar belli idi; zam, kemer sıkma, düşük maaş, bastırılmış ücret

Salgın yüzünden işini kaybetmiş, krizde aşını yitirmiş, milyonlarca insanlara acı ilaçları içirmeye kalkamazsınız.

Eğer acı ilaç kaçınılmaz ise buna en fazla ihtiyacı olan, kamunun bizzat kendisidir. Savurganlığı, bitmez tükenmez israfı, gereksiz yatırımlara milyarlık harcamaları vs…

Önceliği olmayan alanlara kaynakları gömme yerine bunları üretken alanlara harcamayı düşünmeli kamu… Kepçeyle saçtığı kredileri kaşıkla toplama sürecinde zaten ölmüş olan aile bütçelerine yeni yükler getirmek, düşünülmemeli bile…

        SEVGİLİ KAMU, ACI İLACI ÖNCE SEN İÇSEN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Faiz düşmüş neyime Zam damlar yüreğime

HAYDAN GELEN HUYA GİDERSE
Konut faizleri rekor aşağıda.
Ancak konut fiyatları da rekor artışta.
Sektör, fahiş kâr huyundan vazgeçmedi.
Faiz kolaylığına el koyuverdiler.
Konutta ikinci durgunluk dalgası geliyor.

Söz konusu konut olunca zam; damlamıyor, adeta yağıyor. Konut kredi faizleri, sektör canlansın diye rekor düşürüldü. Ancak fiyatları da tırmanmaya başladı.

Bankadan kredi alan müteahhide koştu fakat bir gün önce anlaştıkları konuta en az %25 zam geliverdi. Parasını enflasyon karşısında korumaya çalışanlar şimdi parasını müteahhit karşısında korumak zorunda kalıyor. Zira faizden gelen avantaj anında bina sahiplerinin cebine akmaya başladı.

Sorun, zaten duran sektörün bu yüzden yeniden duraklayacağıdır. Korona’da ikinci dalga konuşulurken konutta ikinci durgunluk dalgası kaçınılmaz biçimde geliyor.

Serbest piyasa kuralları içinde fiyatlar, arz ve talebe göre belirleniyor. Zaten alım gücü gerileyen süreçte konuta getirilen fırsat zamları, konut sektöründe ikinci durgunluk sürecini başlatacak gibi.

Zira faiz sıfır dahi olsa alıcıya faydası yoksa, konut satılamaz.

         KONUT ALMAK BAŞKA BAHARA MI KALIYOR?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Yüksek hızlı trene yüksek zam pususu

KARA TİREN GECİKİR BELKİ HİÇ GELMEZ
YHT abonman zamlarıyla binlerce hayat zorlaştırıldı.
Modern ulaşım diye sunuldu ama abonmanı; otantik Şark Ekspresi kadar lüks ve pahalı hale geldi.

Yüksek hızlı tren abonman fiyatlarına %300 zam geldi.

Böylesi bir zam oranı, günlük hayatını buna bağlamış, kariyerinde veya eğitiminde ulaşımını yüksek hızlı trenle yapanlar için inanılmaz yıkımı da beraberinde getiriyor.

Ulaşım altyapısının örnek eseri olarak hayatımıza giren ve modern hayatın ulaşılabilir konforu diye sunulan YHT’nin böylesine rekor zam görmesi, pusu kültürünün kamudaki tezahürüdür ve asla kabul edilemez.

Binlerce yolcunun abonman biletlerine getirilen zamla Ankara-Polatlı hattı 220 liradan 878 liraya çıktı. Ankara-İstanbul arası? 2 bin 100 liradan 3 bin 847 liraya çıkarıldı.

TCDD’ye göre zam yok, yalnızca abonman indirimleri kaldırıldı. Hatta öğrenciye indirim bile gelmiş. Önce hız ve konfora alıştır sonra işini YHT’ye göre planlamış yolcuya zam pususu kur.

        AMACINIZ HIZLI TRENİ BİTİRMEK Mİ YOKSA?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU