Aklını kullan iflas etme

AKIL İFLASIN SİGORTASIDIR

Silgin, kaleminden önce bitiyorsa;

başın belada demektir ve iflasın yakındır.

İflas, yönetilemeyen riskin ifadesidir.

Kötü yönetimin sonu iflastır

Akıl tutulmasını gider, iflastan kurtul.

İflas; pul, metelik sözcüğünden gelir ve borçlarını ödeyememe halini anlatır. Meteliğe kurşun atmak, iflas etmenin deyimidir.

İşçi için işsizlik ne ise işveren için iflas aynı şeydir. Her şey iflas riskiyle karşı karşıyadır.

Hataların kesilen bileti, yanlışların vardığı son noktadır.

Kişi iflas edebilir; geliri ile giderini denk düşürememiştir.

Kurum iflas edebilir; yapısal sorunları değer üretmiyordur.

Ülkeler iflas edebilir; ekonomisi akılsızca yönetiliyordur.

Kamu, ‘borçlarımı ödeyemiyorum’ noktasında iflas eder.

Morotoryum; iflasın finansal ifadesidir. ‘Sıfırı tükettim.’

İflas eden, hukukla tanımlıdır. Alacaklılar söz konusudur.

Yönetemeyeceği kadar yüksek risk alanın iflas riski vardır.

Borçları dağ gibi birikmiş şirket; iflasın eşiğine gelmiştir.

İnsan vücudunun iflası, organların akordunun bozulmasıdır.

Tıpkı maaş ödeyemeyen kurum gibi, beden; ondan beklenen işlevi yerine getiremiyordur. Bu durumda ölüm yakındır.

İflasın öğretisi, iflasa sürükleyenden ders çıkarmaktır.

     SEN DE İFLAS EDEBİLECEĞİNİ BİLİYOR MUSUN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Kirli bilgi ne işe yarar?

BİLGİNİN EFENDİSİ DEĞİLSEN KÖLESİSİN
Üzerimize sağanak halinde bilgi yağıyor.
Şuur şemsiyen yoksa bu yağmur seni eritir.
Yönetemediğin bilgi seni yönetir.
Sen de kararları kendin verdiğini sanırsın.

Bilgi güçtür. Doğru. Ama hangi bilgi? Bu güç kimden yana?

Gezegende 7.5 milyar insan yaşıyor. İlginçtir, dünyadaki sim kart ve tablet sayısı dünya nüfusunu aştı. Her saniye 2 çocuk doğarken 10 sim kart aktif hale geliyor. Gezegende bütün insanlık kapsama alanında. Herkesin, her yerden, her şeyle, her zaman bağlanabildiği dünyada oluşan riskler ve doğan fırsatlar bilinmez ise başımıza neler gelir? Bilgi kirliliğinin mağduru ve başkasının bilgisinin kurbanı oluruz.

Kapsama alanında iseniz aynı zamanda kapsanıyorsunuzdur.

Yalnızca para işlemlerinde değil, sosyal medya paylaşımları konum cihazları sayesinde ardınızda bıraktığınız iz zaten sizin mahremiyetinizi; ‘kendi elinizle ifşa’ niteliği taşıyor.

Bilgi olmadan işlerin yürümediği günümüzde, işe yarayacak bilgiyi nasıl ayırt edeceğiz? Öncelikle kendi ürettiğin bilgi korunacak sonra çer çöp bilgiden uzak durulacak. Hayatını kolaylaştıracak olan bilgiyi eğer bedava sanıyorsan, sanma…

Karşılığını büyük ihtimalle mahremiyetinle ödüyorsundur.

DEVEYİ YARDAN UÇURAN BİR TUTAM OT DEĞİL Mİ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Seni uzaktan sevmek…

GÜVENMEYİ ÖĞRENİYORUZ
Uzaktan çalışma, karşılıklı güven ilişkisi gerektirir
Uzaktan eğitimde öğrenci kopya çeker mi?
Evden çalışan kaytarır mı?
Güvensizliğin maliyeti yerine
Güvenme riskini üstleneceğiz.

Korona virüsü, yakındakinden uzak durmayı, sosyal mesafe kavramını öğretti. Gözün görmediğine gönlün katlanması gerektiğini hatırlattı.

Mevcut sistemde birlikte çalışırken güvensizlik üzerine kurulu sistemler ürettik. Çalışan göz önünde dahi iken onun boynuna kart taktık, turnikelerden geçirip işe ne zaman gidip, çıktığını kontrol ettik. Y

akından eğitimde sınavda kopya çekmesin diye her öğretmenimizi Mahmut Hoca yaptık. Yine de karşılıklı güvensizlik bizleri bugünkü ‘ötekileştirme’ tutumundan alıkoyamadı.

Ancak şimdi durum değişiyor. Yan yana iken birbirine güvenmeyen insanlar, uzakta iken karşılıklı güveni geliştirmek zorunda.

Çalışan evde kaytarıyor mu? Öğrenci sınavda kopya çekiyor mu yoksa dersi izlemiyor, oyun mu oynuyor? Hele ki evden çalışmanın kuralları nasıl oluşacak?

Dilediğin derinlikte ve detayda yasa hazırla, gözünün görmediğine güvenmez isen bu sistem verimli olamayacak. Yakındakine bile güvenmeyen uzaktakini nasıl sevecek ve ona güvenecek? İşte mesele bu.

       GÖZ ÖNÜNDE OLMAYANA GÜVENEBİLİR MİSİN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Sigorta hızını keser ama seni de korur

YUNUS EMRE BU SÖZÜ EĞRİ BÜĞRÜ SÖYLEME
SENİ SİGAYA ÇEKEN BİR MOLLA KASIM GELİR
Ozanın uyarısı şudur; varlığını sürdürmek istiyorsan, risk altında iken ATARAK SİSTEMİ KORUYAN sigortan olsun.

Altındaki yüksek performanslı arabanın 350 beygir gücü ile övünmen, ahmaklıktır. Eğer araçta 450 beygir gücünde fren sistemi yoksa, felaketin yakındır. Çünkü kontrolsüz güç, güç değildir. Bu, arabalar kadar kurumlar için de geçerlidir. Her sistemin tıpkı fren gücü gibi sigortaya ihtiyacı vardır. Zygmunt Bauman, Küresel Çağda Sosyal Eşitsizlik kitabında; “elektrik devresine aşırı yük bindiğinde, ilk iflas edecek par­ça; sigortadır“ der.

Sigorta, devrenin en az dirençli parçasıdır ve sisteme bilinçli olarak yerleştirilmiştir. Akım, güvenlik limitini aştığında, atıverir ve sistemin topyekûn yanmasını önler.

Günümüzde hız takıntılı pek çok yönetici, sigorta sevmez. Çünkü aldığı kararların denetlenmesini, icraatının hız kesmesini istemez. Sürece itiraz edeni (sigorta) yok eder.

Böylece sistemin tamamı riske girer, Çünkü atabilen sigorta devre dışıdır. ATABİLEN BİR SİGORTAN VAR MI?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU