Merakıma dokunma

AR’aştırıyoruz ama neden GE’liştiremiyoruz?
Farklı olandan KORKU
Bize benzemeyenden NEFRET
Rakiple düello yerine PUSU
Akıl yerine KURNAZLIK
Sabır yerine TELÂŞ
Merak yerine BİAT
Bilgi yerine KANAAT
Özgün yerine TAKLİT
Ödül yerine CEZA
Oysa icat çıkaran gencimiz çok.
@serefoguz

Ben çocuğum… Merak benim işim. Her gün yüzlerce soru sorarım ebeveynime; ‘Bu NE?’ diye… Bıktırırım bazen onları.

Dedim ya ben çocuğum; Merak benim var olma biçimim…

Biraz büyüyünce ana sorum; ‘NASIL?’ olur. Bu sayede evren nasıl çalıştığını öğretir bana. Mühendislik sürecim başlar.

Genç olurum, merakım hala benimle ise bu defa sorularım değişir; ‘NEDEN?’ halini alır. Bu süreçte evrenin mimarisi şekillenir zihnimde. Ben gencim ve MERAK hala elimden alınmamışsa nihai soruya ulaşırım; ‘NEDEN OLMASIN?’

Tek isteğim vardır; merakımı elimden alma! Ama sen ey eğitim sistemi; önce ana-babam merakımı zedeler; ‘sorma, yapma, uslu dur.’ Sonra sen devreye girersin. Günde 400 soru soran ben; ilköğretim-lise eğitimi ardından üniversite kapısında tek soruya indirgenirim; ‘Sınavda ne çıkacak?’

Oysa bıraksan, merakımı elimden almasan; Lagari olurum, Fatih olurum, Vecihi olurum, Killigil olurum, Devrim olurum, Bandırma Feza Kulübü olurum, mucit olurum, BEN olurum.

         MERAK EDİYORUM; MERAKIMLA DERDİN NE?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Ekmek bilginin ağzında

NEYİ BESLERSEN ONU BÜYÜTÜRSÜN
İnterneti ilkelliğinin emrine verirsen daha donanımlı ilkel olursun.
Cehalet boş bilgiyle giderilmez.
İşte senin hayatta kalman için gerekenler;
Günde 3 litre su 3 bin kalori ve 3 GB bilgi.

Bilgi toplumu; yürürken bile öğrenebilen birey yetiştirmek ile mümkün. Bilgiye talip olmayanları eğitmek ise dünyanın en verimsiz işi. Çocukların merakını kamçılamak ve onları ‘hızlı öğrenen, öğrendiğini hayata geçiren’ insan haline getirmek için illa ki Milli Eğitim reformu mu bekleyeceğiz?

Kitap okumayan ile okuma yazma bilmeyen arasında aslında hiçbir fark yoktur. Evlerde kitap okumamızı engelleyen ne bir yasa ne de bir gelenek mevcut değildir. Çocuklarımızda merakı beslersek, yarını inşa ederler. Bunun için yetişkinin  bilgiye talip olması gerekir. Ekmek, aslanın ağzında değil bilginin ağzında… Eğitim, bireysel sorumluluğumuz artık…

Aksi halde kuru ekmeğe talim eden ve açlıkla terbiye olan sıradan bir ulus kalacağız. Cehaletimizden eğitim sistemi ve okullar değil, bizler sorumluyuz. Okumayan, okuduğu şeyi anlamayan; fareli köyün kavalcısı gibi, küresel arenanın marabası olacaktır. Neyi beslersen; ancak onu geliştirirsin.

Beslediğin kadar da gelişebilirsin zaten. Gerisi hikâye…

     BUGÜN İŞE YARAR NE OKUDUN, NE ÖĞRENDİN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Çoktan seçmeli nesil yoktan üretebilir mi?

AR’aştır GE’liştir mi, AR’akla GE’tir mi?
Farklı olandan KORKU
bize benzemeyenden NEFRET
rakiple düello yerine PUSU
akıl yerine KURNAZLIK
sabır yerine TELÂŞ
merak yerine BİAT
bilgi yerine KANAAT
ödül yerine CEZA
özgün yerine TAKLİT

Üretemez… Zira seçeneklerin dışına çıkması, ona sınav ve iş fırsatı kaybettirir. Eğitimi boyuna seçenek oluşturmayan neslin ise “yoktan üretmesi” imkânsızlaşır. Tam da bu yüzden genelde AR’aştırdığımız kadar GE’liştiremiyoruz?

KPSS zekâsı” diye bir kavram üzerinde çalışıyorum. Devletin hizmet almak için başvurduğu bu sınav; çoktan seçmeli testtir. Yasal olarak onaylanmış seçenekler içinden o pozisyona uygun olanı seçme becerisini ödüllendirir.

Şıklar arasına; başka cevap, farklı çözüm, yenilikçi yaklaşım ekleyemezsin. “Hepsi” veya “hiçbiri” gibi seçenekler dahi önceden tanımlanmıştır. Hal böyle olunca KPSS ile ancak, “onaylı” ve “vasat” olan işe girer; farklı ve yenilikçi düşünenin kamu hizmetine girmesi önlenmiş(!) olur. Çoğu kendi İK’sının işgali altındaki özel sektör de pek farklı değildir. Farklı düşüneni işe almazsan farklı iş yapamazsın.

         SEÇENEKLERİNİZİ YENİLEMEYİ DÜŞÜNSENİZ?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU