Dil varlığın evidir

OKU Kİ DİLİN GENİŞLESİN

1-Kitap okumayan ile okuma yazma bilmeyen arasında

2-Pratikte fark yoktur.

3-Hayatını 300 kelimeye sıkıştıran nesille;

4-Değil aya, yarına dahi varamazsın.

5-Türkü dinle, kitap oku ve zihnin gelişsin.

Filozof Heidegger böyle diyor.

Konuşulan dilin, kullanılan aksanın bile insanların algıları ve hayatı anlamlandırmaları konusunda son derece önemli bir role sahip olduğunu söyler.

Bizim Güldür Güldür ekibinin başarılı skecinde İsmail ise hayatı 5 kelimeye indirgemiş;

Aynen, sıkıntı yok, eyvallah, yâni, ne alâka

Ne yazık ki günümüzde kendini ifade için çok az kelime ile yetiniyoruz. 

İnsanın anadili, kendisini kâinatta ifade edebileceği tek mantıktır.

Ana dilimiz, bizim için ana sütü kadar gereklidir.

Hal böyle olunca Türkçe için tehlike çanları çalıyor.

Gençler kitap okumuyorkelime dağarcıkları azaldı, kendilerini ortalama 300 kelime ile ifade eder oldular.

Halbuki dilimizde 100 binden fazla kelime var ve bize ana sütümüz kadar hak ve helâl.

Kitap okumak; dili geliştirmenin en belirgin yolu…

Önerim şudur; anadilinizi sevin, geliştirin.

Kitap okuyun ve bol bol türkü dinleyin

Evreniniz genişleyecek, daha anlaşılır olacaksınız.

ANADİLİNİ KAÇ KELİMEYLE KONUŞUYORSUN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Dinlemeyi biliyor musun?

KONUŞMAK İHTİYAÇ İSE

DİNLEMEK BİR SANATTIR

Konuşan; bildiğini tekrarlar.

Dinleyen ise yeni bir şey öğrenir.

Başkalarını inandırmanın en iyi yolu;

onları can kulağıyla dinlemektir.

Söz söylemekte yücelik aramayın, dinlemek söylemekten yeğdir. Uzun uzun konuşanı, kısa dinlemek gerekir.

Büyük insan, dinlemeyi bilir. Kulak, yüreğe giden yoldur.

Dinlemek düşünmeye, konuşmak düşünmemeye yol açar.

Neden kulağımız 2  tane de dilimiz 1 tane?

Bir konuşup iki dinlemek için olabilir mi?

Güzel konuşmanın yolu da iyi bir dinleyici olmaktan geçer.

İletişimin kademelerinde dinlemek, daha fazla yer kaplar:

1-Düşündüğün, 2-Söylemek istediğin, 3-Söylediğini sandığın, 4-Söylediğin, 5-Karşınızdakinin duymak istediği, 6-Duyduğu, 7-Anlamak istediği, 8-Anladığını sandığı, 9-Anladığı…

Konuşmak kolay; bildiğini seslendirirsin.

Dinlemek zor; yeni şeyler öğrenirsin.

Karşımızdaki konuşurken onu dinlemek yerine sıra bize geldiğinde ne söyleyeceğimizi düşünüyoruz genelde…

Oysa buna monolog denir. Diyalog, karşılıklı dinlemeye dayanır ve 2 monoloğun toplamı, 1 diyalog etmeyecektir.

 GÖZLEMLE,AZ YARGILA, ÇOK DİNLE; ÇOK MU ZOR?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU