Dil varlığın evidir

OKU Kİ DİLİN GENİŞLESİN
Kitap okumayan ile okuma yazma bilmeyen arasında pratikte fark yoktur.
Hayatını 300 kelimeye sıkıştıran nesille değil aya, yarına dahi varamazsın.
Türkü dinle, kitap oku ve zihnin gelişsin.

Filozof Heidegger böyle diyor. Konuşulan dilin, kullanılan aksanın bile insanların algıları ve hayatı anlamlandırmaları konusunda son derece önemli bir role sahip olduğunu söyler.

Bizim Güldür Güldür ekibinin başarılı skecinde İsmail ise hayatı 5 kelimeye indirgemiş; Aynen, sıkıntı yok, eyvallah, yâni, ne alâka…

Ne yazık ki günümüzde kendini ifade için çok az kelime ile yetiniyoruz. İnsanın anadili, kendisini kâinatta ifade edebileceği tek mantıktır.

Ana dilimiz, bizim için ana sütü kadar gereklidir. Hal böyle olunca Türkçe için tehlike çanları çalıyor. Gençler kitap okumuyor, kelime dağarcıkları azaldı, kendilerini ortalama 300 kelime ile ifade eder oldular.

Halbuki dilimizde 100 binden fazla kelime var ve bize ana sütümüz kadar hak ve helâl. Kitap okumak; dili geliştirmenin en belirgin yolu…

Önerim şudur; anadilinizi sevin, geliştirin. Kitap okuyun ve bol bol türkü dinleyin… Evreniniz genişleyecek, daha anlaşılır olacaksınız.

         ANADİLİNİ KAÇ KELİMEYLE KONUŞUYORSUN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Şimdi okuma zamanı

OKUDUĞUNU PAYLAŞ BİZ DE ÖĞRENELİM
Evde olmak kimine can sıkıntısı kimine de boş zaman sundu.
TV izlemek, sosyal medyada kendini heder etmek mümkün.
Ancak daha çok kitap okumak kendini geliştirmek için altın fırsat.

Korona Virüsü bizi evimize kapadı. Uzaktan çalışma mümkün dedi. Evden çıkma, evinde kal dedi. Biz de buna uyduk, evi keşfetmeye başladık. Kimimiz hobilerine zaman ayırır oldu.

Kimileri de can sıkıntısından şikayet etmeye başladı. Oysa salgın günlerinde can sıkıntısını giderecek yığınca eylem var ve kitap okumak, bunların başında yer alıyor. Virüs dışarıda pusuya yatmış durumda…

Kitap içeride, kapağını açmamızı bekliyor. Evimizde mevcut kitapları gözden geçirmek varsa okuduklarımızı yeniden okumak ve çocuklarımızın kitapları dahil her ne var ise arada karıştırmak, harika uğraş olur.

Okuma yazma bilmeyenle kitap okumayan arasında teknik olarak hiçbir fark yoktur. Hiçbir kimse, kitap okuduğu için hasta olmamıştır. Aksine; kendini geliştirmiş olaylara daha geniş açıdan bakma becerisi elde etmiştir.

Okulların dahi eve alındığı Korona günlerinden en güzel uğraş kitap okuma ve hatta bir şeyler yazıp çizmek olabilir. Dene, seversin.

Okuduğunu özetler, evdeki insanlarla paylaşır, gelişirsin.

KİTABI ŞİMDİ DEĞİLSE NE ZAMAN OKUYACAKSIN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU