Uzlaşma kazandırır

ÇATIŞMA İSTEMİYORSAN

UZLAŞMAYI SEÇMELİSİN

1-Yumruk ile el sıkışamazsın.

2-Öfkeni yen ve karşı taraf için adım at.

3-Uzlaşmak; yozlaşmak değildir.

4-Aksine, hayatın akışını sağlamaktır.

5-Karşılıklı taviz vermek gerektirir.

Uzlaşma; taraflardan her birinin kendi talebinden taviz vermesi ile farklı taraflar arasında varılan anlaşmadır.

Tartışmada iletişim yoluyla, şartların karşılıklı kabulüdür.

Diretme; uzlaşmanın zıddıdır. Aşırıcılık; denge, hoşgörü kavramlarıyla ilişkilendirilen uzlaşmanın zıddı kabul edilir.

Uzlaşma; teslimiyet değil, aksine denge içinde birbirine yaklaşmaktır.

Uzlaşma sonucu taraflardan biri mutsuz ise müzakerelerde karşı tarafa dayatma yaşatıldı demektir.

Uzlaşma; ileri ve medeni toplumların vazgeçilmezidir.

Uygarlık talebidir. Hayatın akışına hizmet eder.

Çatışma ortadan ancak, tarafların karşılıklı tavizleriyle giderilir.

Ancak otoriteyi elinde tutanların uzlaşmadan anladığı, diğer tarafların kendisinin dayattığı şartları kabulüdür. 

Demokrat olmayan iktidar sahibinin dayatması değildir.

İş hayatı, uzlaşmayla yürür. Uzlaşmaz tutum daima zarar verecektir.

Uzlaşmazlık kültürü, tarafları gerer, çatışmaya sürükler, huzuru yok eder, savaş çıkarabilir.

SEN UZLAŞMACI MI YOKSA  ÇATIŞMACI MISIN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Gerilim hattında kalmak

GER VE YÖNET! NEREYE KADAR?

1-Toplumu kutuplaştırıp düşman üretmek,

2-Halkı gererek yöneteceğini sanmak,

3-Çalışanı gerilim hattında tutmak

4-Böylece insanları yönettiğini zannetmek,

5-En derin ahmaklıktır, mutlaka geri teper..

Gerilim; huzurun düşmandır.

Sinirleri gerilmiş biri, hataya açık olur, sağlıklı karar veremez ve sürekli baskı altında tutulduğu için sağlığı, verimi bozulur.

Lideri tarafından sürekli azarlanan halkın halini düşününün.

İyi bir şey yapsa bile teşekkürü bile ona hakaret ile sunulur.

Sürekli düşman üreterek halkı gerdiğinizde, toplumdaki birlik beraberlik ruhu ölür.

İki kuzu deneyi; birinin karşısına kafes içinde aslan koyuluyor, diğerinin karşısında ise yeşil çayırlar var.

Karşısında aslan olan kuzu, bir süre sonra ölüyor.

Zira her an yenileceği gerilimiyle çok yaşayamıyor.

Diğeri ise serpiliyor, gelişiyor.

İşletmelerde de en iyi kamçılayanı terfi ettirerek kurumsal mobbing üzerinden gerilimle yönetim, hayli yaygın.

Kurum kademelerinde her yöneticiye onu gerecek bir rakip atayarak verim artacağını savunur bazı patronlar.

Oysa böyle bir işletmede gerilimin verim yerine mutsuzluk üretildiğini görüyoruz.

Aslında patron da kamu otoritesi tarafından gerilim hattında tutulup vergi gelirlerinin artacağı sanılır, oysa tersidir.

Ger ve yönet anlayışı bugün ülkeyi kaosa sürükleyendir.

  GERİLİM HATTINDA VERİMİN ARTIYOR MU?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Yetkili ben sorumlu sen

KORKUTARAK YÖNETENİN

KUTUPLAŞTIRMA YÖNTEMİ

1-Eşdeş kadrolar ihdas et

2-Yetkiyi birine, sorumluluğu diğerine ver

3-Birbirine düşür

4-Takım ruhu oluşmasın

5-Huzursuzluk üret ki koltuğuna dokunulmasın

Tanıdık geldi mi?

Yerden göğe küp dizseler Birbirine herk etseler

Alttakini bir çekseler Seyreyle sen gümbürtüyü

Birine yetki ver, birine de sorumluluğu…

Birbirine düşer ve sana da kurumdaki kaotik gümbürtüyü izlemek düşer.

İş yerinde yönetici profilleri bunu sık yapar.

İşyerindeki huzuru ortadan kaldırmak için etki ajanları ihdas eder

Birine yetkiyi diğerine sorumluluğu verir ve bunlardan her biri diğerine rakip hatta düşman kılar.

Huzur yoktur ve huzursuzluk içinde herkesin daha fazla verimli olacağı sanılır.

Zira iş arkadaşı, Demokles’in Kılıcı gibi ensesinde koltuğunu kapmak üzere beklerken, daha çok çalışacak, yerini korumak adına verimli olacaktır.

Genelde çatışmacı zihniyetlerin yönetim tarzı; çelişki, huzursuzluk üretmekle olur.

Eğer kendine güveni az üst kademe isen, altındakilerin huzurunu kaçır ki sana karşı birleşip, seni yerinden etmesinler

İşte bu düşünce tarzı, kutuplaştırma odaklı yönetimin temel felsefesidir.

     DAVUL SENDE TOKMAK BAŞKASINDA MI?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Dert benim derman bende

DERDİN 5 DERMANI

1-Dert ettiklerine dikkat et

2-Neyi dert edersen derman üzerinden akar

3-Dert etmezsen çözülecek dertlerin var

4-Zehir çoğu kez panzehirini de barındırır

5-Derdinden beslenen ruh halinden çık

“Dertleri zevk edindim / Bende neşe ne arar?” der eski gramofondaki ses.

Derdinden beslenen ruh halini anlatır. Peki ya kendine sorun etmezsen ne olur?

Dert ortadan kalkmasa da senin derdin olmaktan çıkar.

Dert, toplum hafızasında en fazla iz bırakanlar manzumesidir.

Dert anlamına gelen kelime zenginliğimiz, bunun adeta ispatı gibidir; Gerilim, melal, inkisar, gam, gussa, keder, ıstırap, kasvet, hüzün, kahır, yeis, efkar, tasa, elem, üzüntü, kaygı, sıkıntı, enduh, küduret, dilhun, stres

Halk dilinde dert, hastalıkla bir tutulur genelde… Hiçbir doktor derdine çare bulamamıştır.

Dert bu bağlamda, bedende meydana gelen sorunları ifade eder. Beden hasta düşmüştür ve zihin bunu dert etmiş, bu derdi doktoruna iletmiştir.

Dua da buna göre gelir; “Allah dert verip derman aratmasın.” Amin…

Eski metinlerde dert, derman ile bir tutulur. Neyi dert ettiğin üzerinden derman akıtılır sana…

“Derdü meni, devayı men” der Mevlana; dert benim, dermanı da bende…

DERDİNİN DERMANI OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU