Sabırsızlık fakirliği

SABRIN 5 ÖDÜLÜ

1-Zafer; sabredebilenindir

2-Ödül, zamanın gerisinden kazanılır

3-Sabredemeyen; daima ziyandadır

4-Zamanı beklemeden hasat olmaz

5-Sabırsızlar sabredeni besleyecektir

Sabreden derviş, muradına ermiş.

Sabırsızlık; olacak işi oldurtmayan, telaş hali, hayatın gürültüsüdür. Beklemezsin sabırsızlık olur.

Acele edersin sabırsızlık olur. Zorluklara gereken dayancı göstermezsin sabırsızlık olur.

Ekonominin sabırsızlığı; fakirlik getirir.

Evliliğin sabırsızlığı boşanmayı getirir.

Çocuk yetiştirmede sabırsızlık toplumsal şiddeti getirir.

Borsada sabırsızlık para kaybını getirir. Sabır deneyimle öğrenilir, pahalı ve maliyetlidir.

abırsızlığı öğrenmeye gerek yoktur zira hayatın içerisinden en kolay alınanıdır. 

Düşünün; sizce sabretmediğimiz için nelerin fahiş faturalarını ödüyoruz?

Özellikle yatırımlarımızda, sabırsızlık kayıplarına bakın. Misal borsamızda yabancı yatırımcı aldığı hisseyi ortalama 297 gün elinde tutarken yerli yatırımcımızın hisseyi elde tutma süresi, ortalama 31 gün.

Zaten borsa, sabırsızların sabırlılara para aktardığı yer değil midir?

Kripto paraya yatırım yapan da ertesi gün kazancı katlansın istiyor.

Hal böyle olunca sabırsızın kaybı, sabredenin kazancı oluyor.

        SABIRSIZLIĞINLA KAYBEDENLERDEN MİSİN?

DEVAMINI OKU

Şişik ego oyun bozar

EKOSİSTEM Mİ? EGOSİSTEM Mİ?

Biri sıkça ekosistem diyorsa, bunu diyenin egosuna bak.

Üretimi artırmak mı istiyor, egosuna meze mi arıyor?

Bizdeki ekosistem denemelerinin başarısızlığı altında işte bu egolar yatıyor.

Fikri; çilesini çekip üretmeyip, ondan bundan kopyalayan; sloganlara meraklı olur. Her moda kavramı alıverir ve içini boşaltıverir. Tıpkı ekosistem kelimesi gibi…

‘Batılı sözünü çok ediyor, başarıların altında bu kavram var. O halde biz de dilimize sakız edersek, bu iş tamamdır.’

Aslında değil. Ekosistem; bir bölgede bulunan, canlı, cansız varlıkların karşılıklı oluşturdukları sistemin adı….

Etkileşimle gelişen olgular sayesinde birlikte iş yapma, daha çok üretim, katma değer üretme.

Eğer sistemin unsurları aynı yönde hareket etmez, bu birliktelikten bazıları bireysel kazanç sağlama kurnazlığını seçerse, en iyi tasarlanmış ekosistem dahi egosistem halini alır.

Nedir bu EGOSİSTEM? Nimeti alıp külfeti öteleme kurnazlığı… Sorunu kendi sorumluluk alanı dışına itme kolaycılığı

Ekosistemin değer üreten parçası olmak yerine kendi egosunu besleme aracı haline getirme ahmaklığıŞ

işirilmiş egolarla ekosistem kuramazsın. Biri ekosistemden söz ediyorsa, egosuna meze arıyor olabilir.

  EKOSİSTEME GİRERKEN EGONU TERKEDER MİSİN?

DEVAMINI OKU

Emeksiz yemek tuzağı

MAL HIRSININ 5 FELÂKETİ

1-Bozulan nimet-külfet dengesi

2-Aniden zengin olma isteği

3-Ahlaki değerlerde çözülme

4-Kolay para şehveti

5-Helâl kazançtan uzaklaşma

Borsa; sabırsızların sabırlılara para aktardığı yerdir.

Büyük kazanç; emeksiz, çaba harcanmadan sıçrama yaşamak, hayali bir gerçekliğin içerisinde var olma hırsıdır.

Bu hırs; vurguncular, hırsızlar, talancıların malzemesi haline gelinmesine neden olur.

Ekonomik döngülerin yara aldığı dönemlerde; birdenbire ve  büyük kazanç fırsatları; tefeciler, dolandırıcılar, tosuncuklar için gelir kapısıdır. Zira hiç sahip olunamayacak bir geleceğin hayalini satarlar.

Oysa bedava peynir sadece fare kapanında bulunur.

Uzanılan her bedava, yüksek, vadedilen zenginlik; tutsaklığa başka bir adımdır.

Kripto parada bir günlük zenginlik, borsalarda bir masa iki sandalye şirketlerle bir haftalık zenginlik, tosuncuklarla bir aylık zenginlik; yılın sonunda yaşam enerjinizi de alıp götürebilir.

Emeksiz yemek, akıllı insan için tuzaktır.

     BİR GECEDE ZENGİN OLMAK MÜMKÜN MÜ?

DEVAMINI OKU

Boğaz tokluğuna çalışmak

GELİR DAĞILIMI BOZULDUĞUNDA

1-Açlık en büyük kitle imha silahı olur

2-Toplumsal barış tehlikeye girer

3-Tok, açın halinden anlamaz olur

4-İhtişam da sefalet de abartılır

5-Sistem fakirden alır zengine verir

Bir ülkede bir kesim sürekli zenginleşiyor, diğer kesim fakirleşiyor ve boğaz tokluğuna çalışıyorsa ülkenin gelir adaletsizliği aşırı artmış demektir.

Boğaz tokluğuna çalışmak asgari geçim standardında yaşamaktır. Geneli bu halde yaşayan bir ülke; bilime, eğitime, teknolojiye odaklanamaz. Sadece yaşamaya çalışır.

Gelir dağılımı böylesine bozulunca toplumsal barış da tehlikeye girer. Komşusu açken uyuyan bizden değildi güya… Oysa bırak uyumayı, yoksullara aldırmıyoruz bile.

Ülkeye kayıt dışı para girişi arttı ve onun getirdiği sanal bir rahatlık var.

Kimileri konut, araba almaya devam ediyor.

Kimileri de açlık sınırında hayatta kalmaya çalışıyor.

Bulabildiği işte; boğaz tokluğunda çalışmaya razı oluyor.

Hal böyle olunca da orta gelir tuzağında debeleniyor Türkiye…

      KOMŞUSU AÇKEN UYUYABİLEN MİSİN?

DEVAMINI OKU

Sahte gelişmeler gerçek enflasyon

YÜKSEK ENFLASYONUN 5 İLLETİ

1-Ekonomi kötü yönetiliyordur

2-Gelir dağılımı daha da bozulur

3-Sabit gelirliye cehennemdir

4-Sahte müjdelere inanılır

5-Toplumu çürütür

Enflasyon, yasasız vergilendirmedir.

Uyanıyoruz; petrol bulmuşuz. Uyanıyoruz; Kanal İstanbul hayata geçmiş. Uyanıyoruz; fiyat istikrar komitesi kurulmuş. Uyanıyoruz; TÜİK’de alt kadrolar değişmiş. Uyanıyoruz; üreticiler fiyatları yüzde 42,8 arttırmış.

Gelişmelerin tümü bir kuşağımızdan giriyor diğerinden çıkıyor. Ancak enflasyon elimizdeki parayı alıp götürüyor. Azalma gerçeği ile yüz yüze kalıyoruz.

Enflasyon başımıza yeniden bela kesildi. Testiyi kıranla suyu getireni ayırt edemez olduk. Her birimiz ‘pahalılık yarın daha da artacak’ kaygısıyla enflasyonu yapışkan hale getiriyoruz.

Bu durum ekonominin kötü yönetildiğinin işaretidir. Taşınmadan daha zengin muhitte yaşadığımızı sanma illüzyonudur. Büyüme değil, şişmedir.

Sahte gelişmeler, gerçek enflasyon üretir.

       BU YÜKSEK ENFLASYONU HAK EDİYOR MUYUZ?

DEVAMINI OKU

Kırmızı çizgiye dikkat

KIRMIZI ÇİZGİNİN 5 GEREKÇESİ

1-Sınırları belirler

2-Değerleri çerçeveler

3-Ötekine had bildirir

4-Bizi biz yapandır

5-Toplumsal barışı sağlar

Ekonominin kırmızı çizgisi;

enflasyon, işsizlik ve yüksek faizdir.

Kırmızı çizgi hayatın her alanında acil durum ifadesidir.

Trafikte uyulmadığında hayat bitirir. Hayatın kırmızı çizgileri, toplumların birlikte yaşamalarının kurallarıdır…

Demokrasideki özgürlüklerin kırmızı çizgisi, bir diğerinin özgürlük sınırıdır. Kırmızı çizgi, üzerinde sıkı durulan ve taviz verilmeyen bir tavır veya tutumdur.

Bir insan hangi alanlarda taviz vermez ise o alanlar onun kırmızı çizgisidir.

Ekonominin kırmızı çizgisi; enflasyon, işsizlik ve yüksek faizdir. Sağlığın kırmızı çizgisi; hayatiyeti koruyanlardır.

Trafikte kırmızı çizgi; eğer araç kullanıyorsan, yayaların güvenliği, sen yaya isen kırmızı ışığa riayettir.

Ahlakın kırmızı çizgisi; temel ahlaki değerlere itaat, yasaların kırmızı çizgisi; kuralları çiğnememektir.

Vücudun kırmızı çizgisi; kalptir ve kalp kıran, kırmızı çizgiyi ihlal etmiştir.

Ülkenin kırmızı çizgisi; sınırları olduğu kadar, o ülkenin toprak bütünlüğü ve uluslararası arenadaki itibarıdır.

Kırmızı çizgileri olan, ötekinin kırmızı çizgilerine dikkat etmeli. Aksi halde çizgi ihlali, çatışmaların sebebi olabilir.

         KIRMIZI ÇİZGİLERİN VAR MI VE NELERDİR?

DEVAMINI OKU

Kamu tasarruf yaparsa ülke uykuda bile kazanır

KAMU TASARRUF YAPARSA

1-Kaynaklar heba edilmez

2-Yandaşa para aktarılmaz

3-Kamu hizmetleri etkinleşir

4-Faiz kur enflasyon dizginlenir

5-Ülke kazanır toplum çürümez

Kamu talanı kesse zenginleşeceğiz.

Tasarruf, birikim yapmak kenara koymak, yerinde, dikkatli kullanmak, idareli harcamaktır.

Harcamanın kıymetli olanı, hayata katkı sunan değerli halidir.

Tasarruf uyurken bile kazandırır. İsraftan uzaklaşma, değere odaklanmadır.

Bir ülkede kamu tasarruf yaparsa ülkenin tümü kazanır.

Bir toplum tasarruf yaparsa toplumsal değerleri yükseltir. Yarınına birikim sunar.

Tasarruf doğanın sunduğu nimetleri talan etmemektir. Yerinde, miktarınca sarf etmek, artanı biriktirmektir.

Gelişmekte olan ülkeler yüksek faiz, yüksek kur liginde koşar çünkü tasarruf liginde sondadır.

Hele ki bizde kamu; 3,5 milyon memuruna maaş yetiştirmenin yanı sıra ihtiyaç olmayan alanlarda harcar kıt kaynaklarımızı…

Gelir ve fayda üretmeyen alanlarda heba olur tasarruflar…

İsraf, tasarrufun kötü sarf edilmişidir.

İsraf makinesi kamu, vatandaşa acı ilacı önce kendi içsin, tasarruf etsin.

        KAMU HAR VURUP HARMAN SAVURUYOR MU?

DEVAMINI OKU

Bize girişimci gerek

GİRİŞİMCİNİN 5 ZENGİNLİĞİ

1-Ekonomiyi ilerletir

2-İstihdam oluşturur

3-Yenilikleri keşfeder

4-Refahı yükseltir

5-Zenginliğin kapısını aralar

Girişimcisini destekleyen uluslar;

daha müreffeh toplumları oluşturur.

Girişimci olmadan ülke ilerleyemez, istihdam genişleyemez ve kalkınma sağlanamaz. Ekonominin dinamosu, girişimcidir.

Ücret veya maaşla zengin olamazsın zaten. Kültürlere göre değişse de ortalama her 9-13 kişiden biri, girişimcidir. Onlar geriye kalanlara maaş ve ücret sağlar, işyeri kurar.

Yeni teknolojileri, çağın yeni enstrümanlarını girişimciler bilir, bulur, denemeye cesaret eder ve gerçekleştirebilir.

Farklı ve yeni alanları keşfeden, kullanan, yöneten, hem kendi sahalarında söz sahibi olur hem de küresel arenada belirginleşirler.

Bugün iddiası yüksek olan ülkeler; girişimci çekiyor, alan açıyor, imkân sunuyor. Kültürünü, sermayesini yukarı taşıyacak birikimleri yükseltiyor.

Bireyler; kişisel alanlarda, toplumlar; kamusal alanlarda; lider durumunda

Öğrenciler, çalışanlar, girişimci olabilir. Değişen dünyanın büyüyen ekonomileri arasında var olmak için girişimcileri fark etmeli, desteklemeli, önlerini açmalıyız.

Girişimcisine ayak bağı olan bürokrasiyi onların önünden çekebilmeliyiz.

      SEN HİÇ GİRİŞİMCİ OLMAYI DENEDİN Mİ?

DEVAMINI OKU

Fırsat katili olma!

FIRSATIN 5 ÖZELLİĞİ

1-Hayat fırsat sunar

2-Gelirken önü kesilmeli

3-Ardından koşmak olmaz

4-Kaçan fırsat, maliyettir

5-Fark etmek zeka gerektirir.

Fırsat; fark edene akar.

Görenedir, görene…

Köre nedir köre ne…

Fırsat; bir şeyin yapılmasına elverişli ve uygun düşen zaman veya şart, değerlendirilmesi gereken durum, şans, imkân

Hayat; zaman içinde bize değerlendirmemiz için fırsatlar sunar. Ancak buna hazır olmak gerekir. Amacımız her ne ise ona uygun koşullar gerçekleştiğinde, fırsat ayağımıza gelmiş demektir.

Bize gelişme sağlayacak fırsatları gelirken ve önü kesilerek yakalayabiliyoruz. Ardından koşarak değil.

Birey olarak fırsatları görmek, gelişimin vazgeçilmezidir.

Şirket olarak pazarın bize sunduğu imkanları görebilirsek gelişir, büyürüz. Ülke olarak durum daha da hayati olabilir. Zira teknoloji, ekonomi, coğrafya, kültür değişimleri hatta korona dahi yığınca fırsat ile birlikte gelir.

Fakat kendi iç gündemiyle gereğinden fazla meşgul zihinler, bu fırsatları göremez ve ıskalar. Fırsatları öldürdükçe ilerleyemiyor, orta gelir tuzağında debeleniyor, geleceğimizi harcıyoruz.

Fırsatları göremeyen, gördüğü halde değerlendiremeyen uluslar; fakirleşmeye başkasına bağımlı olmaya mahkûmdur.

      ŞİMDİYE DEK KAÇ ÖNEMLİ FIRSATI ÖLDÜRDÜN?

DEVAMINI OKU

Enerjini yitirme

ENERJİNİN 5 ARTISI

1-Hayatın anahtarıdır

2-Değer üretirsin

3-Seni Kolay yıkamazlar

4-Verimli yaşarsın

5-Güç devşirirsin

Enerjini yoğunlaştır, gücünü biriktir ve kazan.

Yeter ki enerji vampirlerinden uzak dur.

Bir toplum enerjisini yitirdiğinde, üretme kabiliyetini, hayata katılma yeteneğini, bakış açısındaki zenginliği, düşünebilme imkânlarını kaybeder.

Kendisine yeni öykü üretemez, var olan sarmallar içinde biteviye döner durur.

Bir insan enerjisini yitirdiğinde bezginlik kulvarına düşer.

Oblomovlaşır, hayata tutunma gayreti azalır, hatta yiter.

Enerji umuttur, yarın talebidir. Geleceğe bakıştır. Enerji iş yapabilme kabiliyetidir. Donanımdır. Enerjisiz insanın ne çevresine ne de kendisine faydası yoktur.

Enerji, ekonomik hayatta alım gücünün yükselmesidir. Sosyal ve kültürel hayatta belirginleşme sonucu doğurur.

Enerjisi yükselen toplum, olmayanı dahi var eder ve onu yaşatır.

Uygarlığa katkı sunar, bireylerini mutlu ve muzaffer eder.

Peki, enerjiyi yitirme derken, neyi kastediyorum? Çok net; gayretini daim kıl, enerjini emenleri çevreden uzaklaştır.

Enerji vampirleri, size gelir, hüznünü kusar ve sizde var olan enerjiyi emer. Size de hayatın hüznü, tortusu kalır.

         ENERJİ VAMPİRLERİNDEN UZAK DURSAN?

DEVAMINI OKU