Feraset sorun çözer

SAĞDUYUNUN 5 FAYDASI

1-Bizlere doğru yolu gösteren pusuladır

2-Sende de vardır, onu kullanmayı bil

3-Aklın kapıcısı, hatasavardır

4-İş tulumu giymiş içimizdeki dâhidir

5-Yerinde yargılar verme yeteneğidir

Akla uygun, akıl süzgecinden geçmiş, doğru, gerçekçi, yerinde yargılar verme yeteneğidir sağduyu.

Günün pratiğinden süzülerek gelen pek çok bilgi, deneyim, gözlem; sağduyu kabında birikir ve bunları kullanan insanlar, feraset sahibi olur.

Sağduyu çerçevesinde sorun çözer, davranır, risk alır, mücadele eder, yaşar, mutlu veya mutsuz olur.

Bir bakıma insanın günlük yaşamı içinde bulunan görüşlerin, alışkanlıkların ve düşünme biçimlerinin toplamına sağduyu demek yanlış olmaz.

Kaba kuvvet, daima sağduyuya yenik düşmüştür

Ferasetin bir nimeti de fayda üretmesidir. İş tulumu giymiş bir dahi, sorun çözen bir yönetici, durugörü sahibi bir bilgedir.

Sağduyu, insanlığa eşit dağıtılmış ama kiminin kullanıp geliştirdiği kiminin de az başvurduğu bir hayatta kalma repertuvarı şaheseridir.

Aklın kapıcısı, şüpheli fikirlerin güvenlik bariyeri, hatasavardır.

Bir yüzyılın felsefesi, bir sonraki yüzyılın sağduyusu olacaktır. Feraset sahibi ol!

        SEN SAĞDUYUNUN SESİNİ DİNLİYOR MUSUN?

DEVAMINI OKU

Zoru başaramayan kolayda da zorlanır

ZOR OYUNU BOZMAZ AMA DEĞİŞTİRİR

1-Zorlukla başa çıkamayanın heykeli dikilmez

2-Kolayı başarmak ;herkesin harcı

3-Zoru ancak büyük insanlar başarabilir

4-Hayat için ölmek işin kolayı

5-Zor olan; hakkını vererek yaşamak

Güçlük, sıkıntı, rahatsızlık, kolay olmayan, zorunluluk, yüküm, güç kullanma, baskıdır zor… 

Zorluklarla test edilmemiş birine ne derece güvenebilirsin? Bilgelerin kritik görevler için zorlukla imtihan önermeleri bu yüzdendir.

Zor karşısında davranışı nedir? Kaçmayasavaşmaya mı yoksa saklanmaya mı meyillidir?

Mücadele ederken kendini zorluyor mu? Acıya, başarısızlığa, hezimete, hakarete, utanca, itilip kakılmaya karşı sabrı ne kadardır?

Zoru başaramayan, büyük ihtimalle kolayda da zorlanacaktır.

Zor, oyunu bozar derler. Aslında oyunu bozmaz, sadece değiştirir. Zorlanan süreçler, bir yerde kırılacak, eğer varsa sürecin devamı; zor ile başa çıkanlar için yeniden tasarlanacaktır.

Yiğit meydanda bellidir. Zora koşulmuştur, baş edesi midir vazgeçesi midir?

Bunu öğrenmenin tek yolu; yiğidi zorlamak ve görmek olacaktır.

             SEN ZORA GELEMEYENLERDEN MİSİN?

DEVAMINI OKU

İnancı büyük olanın sınavı da büyük olur

SINAVIN 5 KURALI

1-Hayat, sınavlar bütünüdür

2-Bela seni kendine yaklaştırıyorsa; sınavdır

3-Bela seni senden uzaklaştırıyorsa; ceza

4-Yoklukla sınanmak kolaydır

5-Varlıkla sınav en zor olanıdır

Sınav: Bilgi, başarı, gayret, azim, birikim durumunu ölçmek.

İmtihan, derece tayini için yöntemdir.

Tehlike, gücü imtihan eder. Zenginlik, ihsanı imtihan eder.

Sadakat, aşkı imtihan eder.

Ahlak, erdemin sınavıdır. İstekleri ile arasında olanlar, sınavda olacaktır.

Yoklukla sınanmak kolaydır. Yoktur, yapamazsın, en fazla isyan eder, şükrü unutursun. Sınavın zoru; varlıkla yapılır.

Güç aktarıldığında bunu nasıl kullandığı gözlenir. Yoklukta mağdur olan çoğu kişi, varlık sınavını kaybetmiş ve gaddarlaşmıştır.

Kişi, daima en sevdiğiyle imtihan edilir. İsteğiyle sınanır, arzularıyla denenir, hevesleriyle ölçülür, sözüyle biçilir.

Eğer başına bir dert geliyorsa, unutulmadığını düşün ve sana sınav hakkı verildiğini hatırla…

Şükret ki sınava kabul edildin ve sana başarma şansı tanındı.

Kader der geçersen sınavda kopya çekmiş sayılırsın, tüm doğruların silinebilir.

       SINAVDAN GEÇTİĞİNİN FARKINDA MISIN?

DEVAMINI OKU

Rutinin seni inşa eder

RUTİNİN 5 ÖZELLİĞİ

1-Tekrarlananlar rutinleşir

2-Rutin konfor üretir

3-Sistem, rutinlerden oluşur

4-Değişime en büyük engeldir

5-Anahtarı kayıp kelepçedir

Düşündüğü gibi yaşamayan, yaşadığı gibi düşünür.

Alışılagelmiş, her zaman yapılan, alışkanlık halini alan, sürgit olup biten, kendini tekrarlayandır.

Rutin, günlük işlerin tekrarlananı olsa da tüm rutinlerin toplamı, sistemi oluşturacaktır. Sistem, rutinler bütünüdür.

Rutin, anahtarı kaybolmuş kelepçe gibi sürgit sizi bir alışkanlığa bağlayacaktır.

Ona meydan okuyabilirsin ama onu kolayca yenemezsin.

Bizler, rutinlerimizin çocuğuyuz ve alışkanlıklarımızı iyi seçmemişsek, bedelini ödeyeceğimiz kesindir.

Edinirken bize kolay gelen alışkanlıklar, kullanırken bize konfor alanı sunan rutinlerimiz, düşünceden bedene dek her alan için; değiştirmesi son derece zor ve zaman alan meydan okumalar olacaktır.

Neticede rutini sen inşa edersin ancak daha sonra rutinin seni inşa edecektir.

Düşündüğü gibi yaşamayan (rutine meydan okumak) bir süre sonra yaşadığı gibi (rutini) düşünecektir.

Bu kısır döngü, birbirine benzer günler, her biri diğerinin kopyası kişilikler doğuracaktır.

İyi haber, rutinin dışına çıkılabilenlerin, dünyayı değiştirebileceğidir.

         SENİN RUTİNLER ENVANTERİNDE NELER VAR?

DEVAMINI OKU

Öğüt verme, öğüt ol

ÖĞÜT VERİRKEN DİKKAT

1-İstenmeden öğüt verme

2-Sıkça öğüt verme

3-Senin tutmadığın öğüdü verme

4-Hayatın, davranışın öğüt olsun

5-Nasihatin kötülük barındırmasın

Şeytan da öğüt verir, unutma.

Öğüt isteyene Mevlana’nın cevabı; öğüt verme sen öğüt ol.

İstenmeden verilen öğüt, faydasızdır. Öğüt vermek yerine öyle yaşa ki halin, hayatın öğüt olsun. Bilgeler; fazlaca öğüt vermekten kaçınırlardı. Zaten hayatları öğüt olurdu.

Bozdoğan Zeybeğinden sevdiğim mısralar; ‘İmanım dağlar Bozdoğan’ın söğüdü / Çok verdiler tutamadım öğüdü…’

Biri, İbn Haldun’a sordu: –Çocuklarımızı nasıl terbiye edelim? İbn Haldun Dedi ki: –Çocuklarınızı terbiye etmeye çalışmayın. Zira zaten size benzeyeceklerdir… Kendinizi terbiye edin yeter…

Çocuk, aldığı öğütle değil gördüğü hayat ile terbiye olur. Şair Nedim’e şimdi kulak verelim; ‘

Sözü az söyle, ağır söyle Nedim’a ki sühan / Zer gibi sayılı, gevher gibi sencide gerek.’

Anlamı; !Sözü az ve ağır söyle ki Nedim, altın gibi sayılı, inci gibi değerli olsun.’

Verdiğin öğüdü sen tutmamışsın, yaptığın nasihatte samimi değilsin, nasıl tutulur ki nasıl buna uyulur ki…

Oysa altın değerinde olan öğüt, senin bizzat öğüt gibi yaşamandır.

        ALTIN GİBİ ÖĞÜDÜ REDDEDEBİLİR MİSİN?

DEVAMINI OKU

Yarınını sahiplen

SAHİPLENMENİN 5 GETİRİSİ

1-Sahiplendiğini korursun

2-Sahiplenmek aidiyettir

3-Güç duygusudur

4-Sanatını, kültürünü sürdürürsün

5-Değerler toplumu haline gelirsin

Sahiplenmek, ülkenin yarınını inşa eder.

Sahiplenmek; bir şeye sahip çıkmak. Korumak, arka çıkmak, gözetmektir.

Sahiplenmek aidiyettir. Toplumsal değerlerin olmazsa olmazlarındandır.

Birliktelik hamurunun mayasıdır. Sahiplenmeyen kişi, toplum bencilleşir, ötekileştirir, vurdumduymazlaşır, görür ama görmezden gelir. İşitir ama katı bir sağırlığı vardır.

Farkındalığını kaybeder. Gözünün önünde yağmalar olur; bakar, geçer. Fakirleşir; cebindeki parayı saymayı unutur.

Onu var edenler ölür; anlayamaz bile. Sahiplenmek; güç duygusudur. İnsanın kendini en kurak toprakta bile serada görmesidir.

Sahiplendiğini büyütürsün. Gençlerini sahiplenirsin yarınını inşa edersin. Girişimcileri sahiplenirsin ülkene kulvar atlatırsın.

Çerçöpe meyleder çöplükleri sahiplenirsin; çöpler içinde kaybolmaya yol alırsın.

Zeki ve yetenekli insanlarını sahiplenirsin, ufukların efendisi olursun.

Sanatını, kültürünü sahiplenirsin toplumuna çimento olursun.

Mitlerine hikayene sahip çık.

Bir toplum; ancak değerlerine sahip çıkarak onu var eder.

      SEN BU HAYATTA NEYİ SAHİPLENİYORSUN?

DEVAMINI OKU

Bir hikayen var mı?

HİKAYENİN 5 GETİRİSİ

1-Bireylere ortak ufuk oluşturur

2-Yarına dair fikirler üretir

3-Uygarlık talebi netleşir

4-Kürede kendine yer edinirsin

5-Değerler toplumu olursun

Sözü dinlenen ulusların kendi hikayeleri var.

Hikaye yazamayan, başkasının hikayesini yaşar.

Hayat hikayeler üzerinden yürür. Hikâye yazan, hikayesini değerler zinciri üzerine kuran; geleceği inşa eder. Hikâyesi olmayan başkasının yazdıklarını yaşar.

Bir ülke kendi hikâyesini yazarak yol alır. Onu anlatarak dilden dile dolaşır.

Gençliğini, insanlarını, yarınını güçlü argümanları ile besler. Olaylarını bilim üzerine inşa eder. Toprakları toprak olmaktan çıkar birer zenginlik abidesi haline gelir.

Küresel mecrada söyleyecek sözü olur, dinlenir, değerlenir, yükselir, taş üstüne taş koyar. Milli değerlerini yüceltir, taşeronluğa değil, üretime odaklanır.

Her alanda üretimi birincil kılar. Başkasının hikâyesini yaşayanlar; ellerindekileri birer birer kaybeder. Kaybettiklerinin farkına varamaz.

Değer erozyonuna uğrar. Sürekli önüne havuç konulur.

Havucu kemirirken yarınını kemirir.

Ülke hikayesiz kalınca, ortak ufka bakamaz, gelecek inşasında zorlanır, yarına dair tereddütleri oluşur, zemin kaybeder.

     HİKÂYE YAZMAYI BIRAKANLARDAN MISIN?  

DEVAMINI OKU

Beni gücümde dene

GÜÇ KİRLENİNCE

1-Zayıfken adildi, güçlüyken zalim

2-Zayıfken uysaldı, güçlüyken atarlı

3-Zayıfken dürüsttü, güçlüyken değil

4-Zayıfken vefalıydı, güçlüyken vefasız

5-Zayıfken insandı, güçlüyken iblis

Zayıfken insan, daha adildir; zira adalete muhtaçtır.

Çünkü mağdur edilmiştir; “gücün taşrasına” düşmüştür. Adalet talebi, zulme uğramama ihtiyacıyla örtüşmüştür.

Zayıfken insan, üretken olmak zorundadır. Çünkü hayatta kalma repertuarı genişlemiştir, sıra dışı yöntemleri bu refleksiyle daha kolay keşfedebilecektir.

Zayıfken vefalı olmak zorundadır. Zayıflığı doğuran dışlanmışlık , “bir güce vefa göstererek” aşılabiliyordur.

Zayıfken dürüst olmak, fazla bir değer ifade etmez. Dürüst kalma zorundaki biri; karıştırılır ilkeli canlı insanla.

Asıl sınav; güç aktarıp, o insanı gücünde denemektir.

Güçlü insan, bu gücü kullanırken gösterir gerçek kimliğini.

Bu testten geçemeyenlere ise kötü insan diyorum ben. Toplumu kemiren, kamusal alanda sorun çıkaran, işletmede kaynakları heba eden, düzen tanımaz, istilacı ruh hali temsilcileri… Kural ihlali, hak gaspı, sorumsuzluk, ötekine eziyet, çalışanına mobbing, kötülüğünü gücünden alanlar…

    GÜÇ AKTARILINCA KÖTÜLEŞENLERDEN MİSİNİZ?

DEVAMINI OKU

Güven yok ikna yok

İKNA OLMANIN 5 ŞARTI

1-Güvenmelisin

2-Dil birliğiniz olmalı

3-Fayda ortaklığı gerek

4-Fikir olgun, talep uygun

5-Israr etmek ikna getirmez

İkna edemeyen; emir, güç, nüfuz kullanma, satın almayı dener. Aldanma.

Herkes ikna edilemez. Bunun için ikna eden ile ikna edilmek istenen arasında; 1-dil birliği, 2-fayda ortaklığı ve 3-güven olmalıdır.

Güven yoksa, ilk ikisi olsa da işe yaramayacaktır. İnsan güvenmiyorsa, ikna olmaz. Her ne kadar söylenen apaçık gerçek dahi olsa, söyleyene güven yoksa, ikna da olmayacaktır.

Benim karşımdakini ikna etmeye yönelik soru kalıbım şudur; “anlattıklarım sana makul ve inandırıcı geldi mi?

Eğer, “henüz değil” ise cevap, baştan ve daha farklı cümleler ile diğer açılarıyla tekrarlarım.

Cevap hayır ise; devam etmem zira bu ikna girişimi önerimdi ve ikinci kez tekrarım; ısrara girecektir.

Birinden bir şey talep ederken, onu bu talebi karşılamaya ikna etmek gerekecek.

Eğer bu sağlanmamışsa süreç, emir, güç, nüfuz kullanma veya satın almaya dönüşecektir.

Neticede hayat; ikna edilmişliktir. Beden ikna olmamışsa kendini ölüme sunar. İkna etmek için önce kendin kani olmalısın.

Değilse; kırk yıllık kâni; olur mu yani… Kısaca güven yoksa ikna olamaz.

       GÜVENMEDİĞİN BİRİ SENİ İKNA EDEBİLİR Mİ?

DEVAMINI OKU

Genç yaşların 8 kararı

GENÇ OLMANIN FIRSATLARI

1-Genç bilebilseydi, yaşlı yapabilseydi

2-Zihin dinçtir, merak tazedir

3-Evren şaşıracak şeylerle doludur

4-Çok şeyi yapabilme seçeneği vardır

5-Beceri kazanmanın altın yıllarıdır

Hayatın en dinamik yaşları gençlik yaşlarıdır. Bu yaşlarda yapılan birikimler ve alınan kararlar ömrün harcama basamaklarında yanınızda yer alır. Zira size bir yaşam kültürü olarak geri döner. İşte alınacak en etkili 8 karar;


1-Söyleyecek sözün olması için; kelime biriktir. Okumak, türkü dinlemek, şiir ezberi, en etkili kelime biriktiricisidir. Farkında olmadan kelime zengini olur, iyi konuşursunuz.

2-Yeni ufuklara açılmak için; hareket halinde ve sahada olmayı şiar edin. Bu, yürürken dahi öğrenmenizi sağlar.

3-Yatırım yapmayı öğren, birikimlerini yönetmeyi kavra. 

4-Büyük adımlar, küçük alışkanlıklarla şekillenir. Değer üreten alışkanlıkların olsun. Değersizleri hayatından çıkar.

5-Merakına sahip çık, onu elinden almak isteyenle savaş.

6-Senden daha akıllı, zeki ve erdemli insanlarla sohbet et.

7-Diploma gerekli olsa da yetersizdir. Becerilerin olsun.

8-En çok görüşeceğin 5 kişi, senin nasıl bir insan olacağını şekillendirecektir. Bu dost çevresini kurarken özen göster.

 8 KARARI SENİN YERİNE BAŞKASI VEREBİLİR Mİ?

DEVAMINI OKU