Çamurlu ayaklarla yeni yıla girmeyin

BUNLARI ESKİ YILDA BIRAKIN

Yalancıları

Sizi umursamazları

Sürekli eleştireni

Değer üretmeyeni

Saygısızları

Stres kaynaklarınızı

Sizi kullananları;

Çamur niyetine 2022 paspasına silin

2023’e taşımayın, huzur bulun

Yeni yıl başladı. Gelenin gideni aratmadığı bir yıl olması için dilek tutmak yetmez, eylem de gerekir.

2023’e dair umutlarla doluyuz ancak…

Umut her şeydir fakat bir yöntem değildir.

Yeni yılda bize umudun yanı sıra yöntem gerekecektir.

Önerim şudur; Bizi 2022’de alaşağı eden, paçamızdan tutan her şeyi geride bırakmak…

Biliyorum, kolay değil.

Çoğu sorun, ayağımıza yapışmış çamur gibi.

Ancak paspas, çamurlu ayakkabılar için var.

2023’e girerken paspas kullanınız: Değer üretmeyenleri, sizi üzenleri, gereksiz eleştirenleri, saygısızları, sizi kullananları, yüze dost kalbe düşmanları, yalan konuşanları, sizi strese sokanları, kurnazları, hayat parazitlerinizi, toplum zararlılarını, ayaktaki çamur gibi düşünün.

Bunları paspasa silin. Bunu elbette yapabilirsiniz.

Geçen yıldan; daha fazla şükretmeyi öğrendim.

Bu yıl da daha fazla ‘yöntemli umut etmeye gayret…

 ÇAMURLARINDAN KURTULMAYI DÜŞÜNSEN?

DEVAMINI OKU

Elindeki servet; bugün

HAYAT 1 GÜNDÜR, O DA BUGÜNDÜR

1-Yarın daha iyi olacak deme.

2-Bugün, dünün yarını değil miydi?

3-Oysa hayat, bugün yaşayabildiğindir

4-Dün geçti gitti, yarın ise belirsiz

5-Ama bugün seninle, değerini bil

Geçti gün, ferdayı ko saat bu saat dem bu dem.”

Şeyh Galib uyarıyor bizi; geçen güne hayıflanmayı bırak.

Ferda (yarın ) ise ne getirecek emin olamazsın.

Elindeki tek servet; bu demdir bu saattir.

Değerini bil zira temize çekemeyeceksin.

Ya anı yaşayacak veya onu ıskalayacaksın…

Bil ki hayatın müsveddesi yok ve temize çekilesi değildir.

Bunu biliriz de ya dünün pişmanlık, suçluluk, hesaplaşmaları ya da yarının kaygıları ile boğuşup dururken, elimizdeki tek işe yarar zaman olan bugünü ihmal ederiz.

Bir bakıma biri geçmiş diğeri gelmemiş güne dair şeytan taşlamaktan yarın ibadetine zaman ayırmayız.

Ülkeye bakın, düne dair her şey gündemdedir.

Ya da yarına dair, seçiminden geçimine dek kaygı ve kavga alanlarıyla boğuşup duruyoruz.

Oysa bazı insanlarımız, güne dair gayretiyle adeta mucize gibi, yarın inşa ediyor, çalışıyor, üretiyor, ülkenin bir yarını varsa ona hizmet ediyor.

Gençlere bakıyorum; çoğunun yarını çalınmış, umutsuz ve kaygı içinde.

En büyük israfımız, valizini toplayıp yarınına göçenlerimizdir.

SENİN GÜNDEMİNDE DÜN MÜ , YARIN MI, BUGÜN MÜ VAR?

DEVAMINI OKU

İstikbal köklerdedir

İLK GÜVENİ EN CESURUMUZ GÖSTERSİN

1-Geleceğin ne getireceği bilinmez.

2-Ancak kestirilebilir.

3-Gördüğüm; yatırım için,

4-Çoğumuzun güven ortamı beklediğidir.

5-Cesur olanlarımızın atılımıyla güven oluşabilir.

Gökyüzündeki yıldızlara uzanmadan önce ayağının nereye bastığına iyi bakmak gerekir.

Özellikle işlerin giderek zor ve karmaşık hale geldiği dünyada, istikbale giden yolun başlangıcıayağını çok sağlam bastığın yer olacaktır.

Uzun süredir Anadolu ve Trakya’yı dolaşıyorum.

Gördüğüm, herkesin geleceğe dair çok sayıda kaygıyı dile getirdiğidir.

Eski bakan bir arkadaşım, bu ortamın ekonomide inanılmaz fırsatlar barındırdığına işaret ettiğini söylüyor; ‘bu ortamda cesurlar kazanacak.’

Ben de buna inanıyorum.

Karmaşada yol alma çağında dünya giderek tehditlerin arttığı ancak fırsatların da ortalığa saçıldığı her haline geldi.

Görüştüğüm girişimcilerin çoğu bu fırsatları zenginliğe çevirmek için daha fazla beklemenin fırsat kaybı olacağı görüşünü paylaştı benimle.

Ancak bu fırsatları değerlendirirken, kendi kültürel köklerini, ana becerilerini hesaba katmak gerekecek.

Kökün mazide ise  geleceğin atide olacaktır. İ

stikbal göklerde olduğu kadar kesinlikle köklerde…

GELECEĞ ADIM ATMAK İÇİN YETERİNCE CESUR MUSUN?

DEVAMINI OKU

Başarının maliyeti

BAŞARININ 5 DİNAMİĞİ

1-Gayret, kabiliyetten kıdemlidir

2-Her nimet bir külfet gerektirir

3-Başarı tesadüf değildir

4-Çilesi çekilmemiş başarı çabuk söner

5-İnci, sancı ürünüdür

Başarı; maliyeti ödenmişse kutsaldır

Başarmak; Bir işi istenilen biçimde bitirmek, muvaffak olmaktır.

Başarı bir hedefe yol almak ise asla  maliyetsiz olmayacaktır. 

Uykudan çalacak, konfordan çalacak, uğraşları artıracaktır.

Değişim sözcüğünün hamurudur, ilerlemenin adımıdır.

Başarmak bir yolculuktur; yeri gelir yalnız kalır, yeri gelir yalnızlaştırılırsınız.

Ekonomide başarmak refahta sürekliliktir. 

Büyümede zikzaklar çizmemek, işsizin azlığıdır.

Başarılı toplumlar, başarının maliyetinden kaçınmayan bireylerden oluşur.

Oysa kurnaz toplumlar, başarıyı maliyetle ilişkilendirmek yerine, nimeti alıp külfeti ötelemek isteyenlerden oluşur.

Ülkemizde başarılı insanlara bakın; bedel ödemişlerter dökmüşlerçalışmış, gayret göstermiş ve bir maliyeti göğüslemişlerdir.

Oysa nepotizmle, kayırmacılıkla bir mevkilere gelmişler, başarı gösterememiş, o mevkileri çürütmüşlerdir.

Liyakati yücelten toplumlar, başarının maliyetini de tanımlar daima.

Ancak yönetimi kurnazlar ele geçirince başarı sağlanamaz.

  KÜLFETSİZ NİMET PEŞİNDE KOŞAR MISIN?

DEVAMINI OKU

Konfor sizi çürütmesin

DURAN TİMSAH ÇANTA OLUR

1-Kabiliyet çok şeydir

2-Ancak eylem yoksa yok şeydir

3-Konfor başarının düşmanı

4-Su kıyısında güneşlen ama,

5-Durunca çanta olan timsahı hatırla

Nice yetenek, eylemsizlik kurşunuyla ölmüştür.

Bir Brezilya atasözü; ‘duran timsah çanta olur’ der.

Anlatmak istediği, ne kadar güçlü, yetenekli olsan dahi eğer duruyorsan, eyleme geçmiyorsan, hayatın başkalarının sana çizdiği kadere bağlıdır.

Gonçarov’un ünlü karakteri, kabiliyetlerine rağmen konfor alanından çıkamayan Oblomov’u anlatır bize.

Hatta bu durumu; ‘oblomovlaşma’ diye nitelendiririz.

Tutunamayanlar’ın yazarı Oğuz Atay da eylemsizlik eyleminden(!) söz eder; ‘ben başlamazsam ancak durdurulabilirim.’

Başlamadığı için durdurulan nice kabiliyet biliyorum.

Hataları; konfor tuzağına düşmek olmuştur.

Zira konfor; çürütür.

Rahat içinde hiçbir zor başarılmamıştır.

Tarihe bakın; tüm büyük başarılar, sorun ve dertlerle mücadele edenlerce sağlanmıştır.

Hiç yan gelip yatan ve bir şey üreten var mıdır?

Yatarak büyüyen tek şey kabaktır, o da suya, güneşe ulaşmak için gayret etmek zorundadır.

Çocuğum çok zeki ama biraz tembel’ söylemi, nice velinin dilinde adeta pelesenktir.

Oysa çocuğunu konforla değil, sorumlulukla ödüllendirebiliyorsan, ona en büyük iyiliği yapmış olursun.

Konfordan çık!

DURARAK YOL ALABİLİR MİSİN?

DEVAMINI OKU

Hayat cesura güler

DENEYİMİN 5 YARARI

1-Yetkinliklerin gelişir

2-Hayatta kalma repertuvarın genişler

3-Gelen fırsatları karşılarsın

4-Gelen tehditleri göğüslersin

5-Cesura herkes yol açar

Hayat cesura güler, korkak tavşana değil

Benim hayatım, deneyimlerimin kayıtlarından ibarettir.

Deneyim ise cesaret gerektirir.

Hayatımdan deneyimleri alınca, Benjamin Button gibi bebekliğime dönerim.

Deneyim hızı, farkındalık derecesinden gelir.

Farkındalık düşük ise etrafımızda akıp giden hayattan devşireceklerimiz azaltır.

Olayları kavrama zekamız, deneyimin maliyetini azaltır.

Zaman, dünün deneyimlerini, bugünün koşullarında yarına aktaran olaylar getirir bize…

Kimimiz bunu önceden tahmin eder, ona göre hazırlık yaparız.

Kimimiz, dalga üzerimizden geçince, hasar tespiti ardından deneyimlenmiş bilgiye ulaşırız.

Gelecek; tıpkı dalgalı bir denizde yol alan tekne içinde üzerimize doğru gelir.

Eğer onu kafadan karşılar isek, dalganın üzerine çıkar, onu aşarız.  

Ancak bordadan alırsak, alabora olur, başkalarının deneyimine ilham oluruz. 

Ekonomi; piyasa dinamiklerini deneyimler. 

Gazete, tirajı deneyimler, şirket; satışları, lider; itibarı, CEO ise yılsonu faaliyet raporunu…

Hayat, cesurca deneyimleyene güler…     

HAYATI DENEYİMLEME CESARETİN VAR MI?

DEVAMINI OKU

Ölümsüz eser bırak

ESER BIRAKMANIN 5 ERDEMİ

1-Minnetle anılırsın

2-Adın senden sonra da yaşar

3-Dua, teşekkür alırsın

4-Ardılların seninle gurur duyar

5-Uygarlığa katkın olur

Öldükten sonra yaşamak istersen eser bırak…

“Kamil odur ki, koya dünyada eser; esersiz göçenin yerinde yeller eser” der Hadimi

Eser sahibi olmak, ölümsüzlüğün sırrı adeta…

Eserden müessire yol vardır zaten.

Müessir, eser sahibi demektir ve senden geriye sümüklüböcekten daha kalıcı iz bırakabilmenin sırrı buradadır.

Herkes eser bırakabilir.

Bir evlat, bir iyilik, bir kitap, şiir, beste, güzel sözimaretaşeviokul

Derler ki bir insanın birkaç farklı ömrü vardır.

Biyolojik ömür, can verende biter. Fakat sosyal ömür, evrende adını hatırlayan kalmadığı kadardır.

Eser bırakan ömrünü; beden varlığından sonraya uzatan olacaktır.

Ancak dikkat edilmesi gereken; bıraktığın eserin iyi veya kötü olduğudur.

Yakıp yıkarak kötülüklerini de eser gibi bırakabilirsin ardındakilere…

Eser derken muradımız iyi bir isim, yüksek itibar ve fayda üreten icraatlardır.

Neticede sözü Aşık Veysel bağlasın;

Her kim ki olursa bu sırra mazhar

Dünyaya bırakır ölmez bir eser…”

Ölmez eser bırakmanın sırrı, esrarına sahip çıkmak olmalı…              

ARDINDA ESER OLARAK NE BIRAKACAKSIN?

DEVAMINI OKU

Başarabiliyormuşuz

GÖLGE ETME BAŞKA İHSAN İSTEMEM

1-Bu söz; Büyük İskender’in ziyaret ettiği;

2-Fıçının içinde yaşayan Dijojen’e ait.

3-Elinde fenerle dolaşıp,

4-‘Adam arıyorum’ diyen bilgeden mesaj var;

5-Farklı olanınızı engellemeyin, yeter…

Yıllardır AR-GE’ye milyarlarca dolar para akıtan bizlerin, arzulanan başarıya neden ulaşamadığımızı sorguladım.

Yasa sorunu vardı, çözdük, kaynak sorunu vardı, hallettik, teşvik eksikti verdik.

Peki, neden AR’aştırdığımız kadar GE’liştiremiyoruz?

Kaçımız bu açmazın farkında bilmiyorum ancak emin olduğum şudur ki idrak gecikmesi var bizde…

Farklı olandan KORKU,

bize benzemeyenden NEFRET,

rakiple düello yerine PUSU,

akıl yerine KURNAZLIK,

sabır yerine TELÂŞ,

merak yerine BİAT,

bilgi yerine KANAAT,

özgün yerine TAKLİT,

Ödül yerine CEZA.

İnovasyon, “eski köye yeni adet” getirmek ise, “yeni” alternatifleri üretmeye izin verilmesi gerekmez mi?

Bizler eğer idrak gecikmesi sorununu aşabilirsek, ihtiyaçları daha erken fark edecek, bunun doğal neticesinde gereken icatları  daha sık çıkarabiliriz.

100 gencimizin 1.8 milyar $’lık unicornu ile başarabildiğimizi gösterdik.

Şimdi bize düşen; daha niceleri başarı yolunda koşarken, gençlerimizin önünü kesmemektir.

  FARKLI DÜŞÜNEN GENÇLERDEN BU KORKULARINIZ NİYE?

DEVAMINI OKU

Dağınıklıktan kurtul

DAĞINIKLIKTAN KURTULMANIN YOLLARI

1-Önceliklendirmeyi öğren

2-Günün akışına dair program oluştur

3-Kolaylaştırıcı, yardımcı faktörleri artır

4-Uyarı mekanizmaları geliştir

5-Hayatını yönetmeyi amaç edin

Saat 3 oldu mu? Uff Randevuya Geç kaldım.

Acaba anahtarlarım nerede? 

Telefonumu yanıma aldım mı?

Kayıp materyaller, kaçırılan randevular

Çok sık tekrarladığınız oluyor mu? 

Kafa karışıklığı, ilgisizlikkaygıönceliklendirmeleri yapamamak

Dağ gibi biriken işler karşısında bunalmış hissetmek.

İhtiyacın olduğunda aradığını bulamamak

Zamanı yönetememek

hepsi dönüp dolaşıp dağınıklık merkezinde birleşiyor. 

Dağınıklıktan kurtulmak bir ihtiyaçtır.

Ne zaman dağınıklığın hayat kalitesini düşürdüğü, hedeflere ulaşmadan uzaklaştırıldığı görülür,

işte o zaman bundan kurtulmanın yolları yaratılır.

Tamamen değiştirilemese bile organize edilir, en aza indirilir. 

Kaotizmin içinde boğulmak yerine gelişimin kapıları açılır.

Üstelik bu sadece birey için değil, toplum için de geçerlidir. 

Yönetimdeekonomideşirkette işler dağınıksa, verim alınamaz, yönetilemez, krizden çıkılamaz.

 DAĞINIKLIKLARINI YÖNETEBİLİYOR MUSUN?

DEVAMINI OKU

Hareket etmeyen zincirlerini fark edemez

HAREKETİN 5 GETİRİSİ

1-Söylem yetmez eylem gerekir

2-Hareket eden yol alır

3-Ömrü hareket değerli kılar

4-Enerjisi yürekten gelir

5-Rotasını zihin çizer

Hiçbir hareket, evrende etki bırakmadan sönümlenmeyecektir

Düşünmek iyidir de ödül, harekete verilir. 

Fil düşünene kadar tazı dağı aşar.

Bizler harekete geçtiğimiz için şimdi buradayız.

Duran hiçbir şey, hayatiyetini koruyamaz. 

Hareketin ölümü, eylemsizliktir.

İlginç olan, eylemsizlik yasasının dahi tanımını hareketten almasıdır.

Bir cisme dışarıdan müdahale edilmedikçe hareketini sonsuza dek koruyacaktır.

Sonsuza uzanan koridorun da başlangıcında ilk adımın hareketi vardır.

Kişinin sözüne değil de hareketine bak der eskiler…

Haklıdırlar da…

Hareketinle gösterirsin ilginin derinliğini…

Harekete geçirilmemiş her söylem, laf kalabalığıdır.

Nitekim hareketler; kelimelerden daha fazla konuşur, çok daha fazla şey ifade ederler.

Neticede insan, umutlarıyla söz verir ve korkularıyla harekete geçer.

Durmak zamanı değil, hareket zamanıdır senin ömrünü değerli kılan, sana can kazandıran.

Hareketin ihtiyaç duyduğu enerji, yürekten çıkar zihin ona rota  çizer.

KIPIRDAMIYORSAN YOL ALABİLİR MİSİN?

DEVAMINI OKU