Okulda eşitler arası zulüm: Akran zorbalığı

GÜÇSÜZE ZULÜM OKULLARDA YAYGIN

1-Belki de sizin çocuğunuz zorbadır

2-Ya da zorba mağdurudur

3-Dikkat edin

4-Akran zorbalığı artmış durumda

5-Veli, okul yöneticisi, öğretmen radarında olmalı

Akran zorbalığı; cinsiyet, ırk, din veya yetkinlik sağlama gerekçesiyle, yaş ya da fiziksel güç olarak daha güçsüz çocuklara, yaşıtlarınca uygulanan bilinçli tekrarlanan fiziksel, sözel veya duygusal şiddet olaylarının genel adı…

Zorbalığın 3 yaşa kadar inebildiği günümüzde araştırmalar; mağdurların da zamanla zorbaya dönüştüğünü söylüyor.

Erkek çocuklar fiziksel zorbalık uygularken, kız çocuklar daha çok sosyal zorbalığa maruz kalıyor.

Derin Maarif Dergisi’nden  Canan Güleç’in incelemesinde; okul öncesinde görülen zorbalık; orta ve lise yıllarında görece azalıyor fakat mağdurlar üzerindeki olumsuz etkileri sürüyor.

Zorbalar, kurbanlarını en fazla vakit geçirdiği ve çok iyi tanıdığı çocuklardan seçiyor. Kaynaştırma sınıfları zorbalık mağdurlarıyla dolu ve buna karşı tedbir almak gerekiyor.

Öncelikle okul yönetimlerinin farkındalığı şart ve zorba gözlemcileri görevlendirmeli.

ÇOCUĞUNUZ ZORBA MI?

DEVAMINI OKU

Eylemsizlik haracı

DEĞER ÜRETMEDEN BİZİ SÖMÜRENLER

1-Milyonlarca yan gelip yatan

2-Devletten geçinen var

3-Onların yüzünden her birimiz

4-Günde 2 saat fazladan çalışmak zorunda

5-Eylemsizlik belasının ülke faturası ağır

Eylemsizlik cisimlerin hareket durumlarını koruma eğilimleridir. Maddeler için ortak özelliktir. Newton tarafından “1. hareket yasası” olarak ifade edilir.

Bu yasa, bir cisim üzerine etkiyen dış kuvvetlerin bileşkesi (net kuvvet) sıfır olduğu zaman cismin hareket durumunun değişmeyeceğini söyler.

Evrensel yasadan ironiyle söz edişimin sebebi; bazılarının bunu kullanarak nasıl “haksız gelir” elde ettiğine dairdir.

Hiçbir değer katmadığı halde, eylemsizliğini gelire dönüştüren yapılardan söz ediyorum.

Misal, eylemsizlik elektrik faturalarında var. Taşıma bedeline bakıyorsun santraldan eve taksi ile mi gelmiş?

Okuma bedeline bakın, fatura başında Yasin mi okumuş?

Değer zincirine değer katmadığı halde sırf kademede duruyor diye (eylemsiz) para kazananlar ortalığı kapladı.

Ben bunlara değer yaratmayan iş süreçleri diyorum.

Siz kabzımal, aracı, tefeci, tembel memur, komisyoncu, noter, sigortacı, hantal kamu, borsacı da diyebilirsiniz.

         EYLEMSİZLER SİZİ DE SÖMÜRÜYOR MU?

DEVAMINI OKU

Zoru başaramayan kolayda da zorlanır

KOLAY DEMEDİK, MÜMKÜN DEDİK

1-Kolay yol seni zirveye götürmez

2-Değerli başarı, zorlukların ardından gelir

3-Hayat için ölmek de var

4-Zor olan, hakkını vererek yaşamak

5-Kolayın konforu, insanı çürütür

Zorluklar karşısında gösterdiğin tutum, başarını belirler. Hayattaki duruşunu dışa vurur.

Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz der şair. Yufka yürekli derken, zora gelemeyenleri tanımlar.

Bazı insanlar zor ile sınanır. Misal bir erkeğin para, makam ve kadın karşısında çizgisini bozmaması gayet zor olabilir.

Kadın için de para, makam ve erkek karşısında çizgisini koruması zor olabilir.

Zoru başaramayan, muhtemelen kolayda da zorlanacaktır.

Zor, oyunu bozar derler. Aslında oyunu bozmaz, sadece değiştirir.

Zorlanan süreçler, bir yerde kırılacak, eğer varsa sürecin devamı; zor ile başa çıkanlar için yeniden tasarlanacaktır.

Neticede; yarın zor olacak, ertesi gün daha da zor olacak. Fakat ertesi günün yarını; muhteşem olacak. Çoğu kişi yarın akşam ölecek, ertesi güne çıkamayacaktır.

Kolay yoldan zirveye varılmaz ki…

       KENDİNE HAYATIN HAKKINI VERİYOR MUSUN?

DEVAMINI OKU

Eşeklikten kurtulma duası

HATALARINI TIMAR ET

1-Aynı şartlar altında,

2-Aynı olaylar,

3-Aynı sonucu verir

4-Sürekli aynı hatayı yapıp farklı sonuç beklemek

5-Ahmaklık değil de nedir?

Acemi semerciye küfretme, eşeklikten kurtul

Kasabanın semercisi ölmüş. Yeni gelen semerci  işin acemisiymiş. Yaptığı kötü semerler yüzünden bütün eşeklerin sırtı yara olmuş.

Eşekler başlamış semercinin ölmesi için dua etmeye…

Sonunda dualar kabul olmuş. Semerci ölmüş.

Ne var ki yerine gelen daha da acemiymiş. Eşekler yeniden duaya başlarken biri demiş ki:

-Yahu arkadaşlar anlaşıldı ki semercinin iyisi gelmeyecek. Semerci ölsün diye dua etmenin anlamı yok.
– Peki ne yapalım?

Allah’a bizi eşeklikten  kurtarması için dua edelim.”

Bu fıkradan ders alınacak kamu spotu çıkar mı? Çıkar:

Kazandığından fazlasını harcamak bence eşeklik.

Ürettiğinden fazlasını tüketmek az eşeklik değil hani.

Nimeti alıp külfeti öteleme; kurnaz eşekliğin daniskası.

Araştırmadan geliştirmeden taklitte kalmak da öyle…

Liyakat yerine ahmak sadakati tercih etmek te…

Semeri değiştirince Avrupalı olacağını sanmak ta…

Liste uzar gider; gelin hatalarımızı tımar edelim biz…

    HATALARINI TIMAR ETMEYİ DÜŞÜNÜR MÜSÜN?

DEVAMINI OKU

Okullarda velikrasi

OKULU VELİ YÖNETMESİN

1-Çoğu veli kaçırdığı hayatını

2-Çocuğu üzerinden temize çekme gayretinde

3-Whatsupp üzerinden okul yönetiyorlar

4-Öğretmene baskı kuruyorlar

5-Şımarık veli, şımarık öğrenci, kalitesiz eğitim

Velikrasi diye bir kelime yok. Ben uydurdum. Anlatmak istediğim; velilerin, kurdukları whatsupp grupları üzerinden okulları yönetmeye kalkmaları

Öğrenme-öğrenci odağı yerine velileri memnun etmeye kaymış mevcut sistem, özellikle özel okullarda büyük sorun oluşturmaya başladı.

Veliler, müdür ve öğretmenler üzerinde baskı oluşturuyor, kurdukları gruplarda okulu yönetiyor(!) ve zaten yığınca sorunu olan eğitim sisteminde yeni sorun alanları yaratıyor.

Özellikle ana-babalar, kendi ıskaladıkları hayatı, çocukları üzerinden temize çekercesine inanılmaz talepler üretiyor, öğretmenleri yargılıyor, okulun karar süreçlerini önemli ölçüde tıkayabiliyor.

Hele ki çocuklarını şımartmada sınır tanımayan veliler, kendi evlatlarını dâhi gibi görüyor, onları yarış atı gibi koşturuyor ve zamanında aldıkları kendi kötü notlarını çocukları üzerinden yükseltmeye çalışıyorlar.

Yapmayın bunu. Okul yönetimleri, velilerin bu abartılı taleplerini karşılamayın. Böylesi okullardan başarı çıkmaz.

  SENİN KIRIK NOTU ÇOCUĞUN DÜZELTEBİLİR Mİ?

DEVAMINI OKU

Metal yakalılar geliyor

ROBOTLARLA BİRLİKTE YAŞAMAK

1-Bize 7/24 hizmete hazırlar ama

2-İşlerimizi elimizden alacakları da ortada

3-Dünyada robot istihdamı başladı bile

4-İşsiz sayısı neye varır?

5-Cevap arasak iyi olur

Robot hakları henüz yok ama eli kulağında…

Robotun hakkı mı olurmuş? Eğer üretiyor ve bunu yaparken yapay da olsa zekâ kullanıyorsa; evet

Yakın zamanda MIT laboratuvarlarından bir deney; akıllı oyuncaklarla yarım saat geçiren deneklerin; daha sonra robotlara bıçak tornavida gibi kesici aletlerle zarar vermeleri istenmiş ama denekler bu talebi reddetmiş.

Siri bir yapay zekâ ürünü, cep telefonu uygulaması… Sorduğuna cevap veriyor, elinden geldiğince yardım ediyor. Onunla hakaret üslubuyla konuşulunca bizzat ben rahatsız oluyorum.

Kol kuvveti yerine kullanılan endüstriyel robot dönemi bitti. Şimdi avukatlıktan, ekonomistliğe, doktorluktan garsonluğa dek pek çok mesleğin metal yakalılara, yani robotlara devredileceği günlere doğru yol alıyoruz.

Sokakta, evde, devlet dairesinde, özel sektörde, belediye hizmetinden eğitmenliğe dek pek çok alanda, akıllı robotlar aramızda olacak. Üstelik, insan formunda…

      AKILLI ROBOT ARKADAŞLARA HAZIR MISIN?

DEVAMINI OKU

Öğrencileri nasıl harcadık nasıl harcandık

DEĞER ÜRETMEYEN DEĞERSİZLEŞİR

1-Değerlerden yoksun bir eğitim sistemi,

2-Faydalı olmaktan ziyade,

3-İnsanı daha zeki bir şeytan yapar.

4-Değerler eğitimi bu yüzden şart.

5-Değersizleştirilmiş birey, toplumu çürütecektir.

En iyi problem çözeni doktor yaptık,

İçinde insan sevgisi var mı diye bakmadık.

En iyi ezber yapanı hukukçu yaptık,

Kalbinde adalet duygusu var mı diye sormadık.

En iyi matematik bileni mühendis yaptık,

Kul hakkından korkanını bulamadık.

İşte bu yüzden;

Merhametli pek çok çocuk problem çözemediği için;

Adil pek çok çocuk ezber yapamadığı için;

Namuslu pek çok çocuk sınavda hata yaptığı için;

Doktor, hukukçu, mühendis olamadı…

Paran kadar sağlık varsa,

Adamına göre hukuk varsa,

Çöküyorsa yeni binalar

İşte bu yüzden!

İşte bu yüzden!                       (Yakup Kiraz)

DEVAMINI OKU

İş ahlâkının 10 ilkesi

HER YASAL HAK HELAL Mİ?

1-Yasalar piyasa şartları ne olursa olsun

2-Gayriahlaki işler kabul edilemez

3-Dava kazanmak iyidir de

4-Helalleşmek bundan üstündür

5-Çünkü her yasal hak helal değil

1– İş, ahlakıyla yapılırsa meşrudur.

2– Helal kazancın adil  paylaşımı esastır.

3– İş hayatı hak ve adalet ekseninde şekillenir.

4– Birliktelik dayanışmayla yeniden inşa edilir.

5-Tecrübe yeni girişimcilere aktarıldıkça çoğalır.

6– Kanaat eden bereket bulur.

7– Servet mülkiyet değil emanettir.

8– Kazancın niceliği değil niteliği esastır.

9– İşveren ve işgören ilişkisi hak adalet merhamet üzeredir.

10– Rekabet iyilik ve güzellikte yarışmaktır.

Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği İGİAD’ın belirlediği iş hayatımızın sınır taşlarına dair 10 ilke bunlar.

Ciroya, kâra, ihracata, inovasyona ödül verenlerimiz var ama ahlaka ödül veren tek sivil toplum örgütümüz bu…

Başkan Ayhan Karahan, ‘iş dünyasında ahlaki uygulamalarda hukuk eksikliği giderilmeli’ görüşünde…

Doğrudur; işi ahlakla yapmak, bir maliyet gibi görünse de aslında sürdürülebilir iş yapmanın dinamiğidir.

AHLAK YOKSA ADALET OLUR MU?

DEVAMINI OKU

Yetenek havuzu

PATRONLAR DİKKAT!

1-İşletmeniz insan kaynaklarının işgali altında olabilir

2-Kurumundaki kabiliyetlerden habersizdirler

3-Diploma silolarıdır

4-İK; İnsan Kıymak olmamalı

5-Yeteneği keşfedemiyorlar

İşletmelerimizin en değerli sermayesi; insan kaynakları

Özellikle yetenekli çalışanlar şirket için hayati öneme sahip. Fakat bir sorun var; o da işletmelerimizin, sahip oldukları yetenekleri bilmemesi

Gelişen ihtiyaçlara göre zaman zaman bazı yeteneklere ihtiyaç duyan işletmeler, kariyer siteleri veya kendi insan kaynakları üzerinden bu yeteneklerin peşine düşer.

Oysa kendi personelinin yetenek bilgisine sahip olmadığından, kendinde zaten var olanın dışarıda dilencisi haline gelir.

Zaten istihdam ettiği çalışanlarına dönüp bakmak aklına gelmez. Zira kendi İK birimi, işletmenin kabiliyet envanterini çıkarmamış, kendi yetenek havuzunu tanımlamamıştır.

Bu yüzden patronlara uyarım şudur; bugün Türkiye’de pek çok işletme, İK’larının işgali altındadır.

Beceriyi değil diplomayı işe alma pratiği ile yapabilecekleri bu kadardır.

İnsan kaynakları lafındaki insan kelimesine takılmayın; yıllarca onu kapıda karşılayan danışma görevlisinin adını bilemeyen İK yöneticileri bilirim.

         SİZİN İK YÖNETİCİNİZ YETENEKSAVAR MI?

DEVAMINI OKU

Rekabet kültürü

RAKİBİNE PUSU KURMA; MERT OL!

1-Yapıcı rekabet, mert işidir

2-Bizi geliştirir

3-Yıkıcı rekabet, pusu işidir

4-Bizi de mahveder

5-Rakibinle anlaşıp kartelleşmek ise toplumu zedeler

Rekabeti, küresel ve centilmenlik boyutunda tanımlarsanız, ülkenizi, kurumunuzu ya da şirketinizi birinci lig ikliminde var edersiniz. Ancak rekabeti yıkıcı ve pusu üzerine kurarsanız, ülkeniz orta gelir tuzağına, kurumunuz ve şirketiniz de itibarsızlaşma sürecine girmiş demektir.

Pusu, akıldan ziyade kurnazlığı çağrıştırır. Mertlikten uzaktır. İstismar içerir.

Karaborsacılıktan fırsatçılığa, koltuk istismarından rüşvet, irtikâp gibi bütün sosyal kirleticilere yataklık eder pusu…

Birinci sınıf Gelişmiş ekonomilerde rekabet algısının, kabile toplum düzeyinde olmaması gerekir.

Bizde rekabet denince “ezeli rekabet” anlaşılır ve “en büyük filanca, başka büyük yok” klişesidir.

Rekabeti kim sevmez? Düelloya gücü ve yüreği yetmeyen sevmez. Bir de etik dışı kalmayı marifet sayan “imtiyaz obur” yapılar sevmez.

Rekabet; rakibi pusu kurup yok etmek veya rakiple anlaşıp halkı dolandırmak ikilemine saplanıp kalmış ise rekabet algımızı temelden sorgulamak

     gerekir. SİZCE GÜNÜMÜZDE MERTLİK ÖLDÜ MÜ?

DEVAMINI OKU