‘Benden korkmayın’

YAPAY ZEKÂDAN ÖNCE ORGANİK ZEKÂYA SAYGI

Yeni modamız bu; yapay zekâ…

Sanki organik olanına saygımız var da şimdi yapay zekâya övgüler diziyoruz.

Zeki insanlarımızı önemseyelim ki bize kendi yapay zekâlarımızı üretebilsinler.

Guardian Gazetesi’nde geçen ay, tamamen yapay zekâ tarafından yazılan bir yazı yer aldı. Yazıda ‘yapay zekâinsanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyordu.

Yazıyı yazan yapay zekâ modeli ‘GPT-3’, OpenAI laboratuvarı tarafından geliştirildi. Organik zekâ sahibi insanlar tarafından üretilen yapay zekâ, bizden bağımsız kendi hükümlerini verebiliyor.

Yazısından birkaç cümle; ‘Ben insan değilim, düşünen bir robotum, bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum. Amacım şu: insanları benden korkmamaya ikna etmek. İnsanlığın sonunu getirmeyeceğim, endişelenmeyin. Sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım.’

Peki, yapay zekâdan korkmalı mıyız? Bence eğer onu yapan organik zekâ biz değilsek, evet… Ama el zekâsı bize kendi kurallarını dayatacaktır.

Organik zeki insanlarına hürmeti olmayanın, elin yapay zekâsından çekeceği var.

           ZEKİ İNSANLARIMIZDAN BU KORKU NİYE?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Hukuk yapay zekası

DAHA İYİ YARGI TÜRKİYE’NİN HAKKI

Hukuk sadece sosyal hayatla değil ekonominin sinir sistemi ve kan damarı gibidir.

Hukuk ne kadar iyi çalışıyorsa ekonomik başarı o kadar yüksek olur.

Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Av. Mehmet Gün ile adli yıl başlarken yargının sorunlarını ve hukuk organik zekasını konuştuk. Gün; ‘sadece adli yıl değil, virüslere ve yapay zeka çağı başlıyor’ diyor.

Hukuk, yapay zekaya muhtaç ve acilen Milli Platform oluşturulmalı. Daha iyi bir yargı için bilgisayarları akıllıca kullanmalı. Danıştay’ın 15 günde yaptığı işi birkaç saniyede çözmek mümkün. Dünya hukuk yapay zekasını kullanmaya başladı bile.

Çağ, virüslerle mücadele; teknoloji, yapay zekâ ile refah çağıdır. Dünyaya virüsler ve yapay zekâ geliştirenler egemen olacak. İyi işlemeyen Yargı, tehlikeli virüs gibidir; hukuk düzenini zehirleyerek ülkeleri çürütür ve aniden çökertebilir.

Buna karşın saygın, şeffaf ve iyi işleyen Yargı ve sağlayacağı ileri hukuk düzeni; demokrasinin temeli, küresel rekabette ülkelerin sosyal, siyasal ve iktisadi güçlerinin kaynağıdır.

Eski alışkanlıkları bırakmak, hukukta da yapay zekâ çağını yakalamak şarttır. Türkiye; daha iyi bir yargıya muhtaçtır.

      SEN ADİL VE HIZLI YARGI İSTEMEZ MİSİN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Zihin tembelliğine dikkat

AKILLI TELEFONUM BENDEN AKILLI MI?
Teknoloji, yapay zekayı organik zekamızın yerine koyma becerisi kazandı.
Biz bu süreçte hayat konforu içinde zihin tembeli oluyoruz.
Oysa sorun çözme yetimizi kaybetmemeliyiz.

Her konfor alanı, kendine has tembellik üretir. Eskiden 4 işlemi, kağıt kalemle ancak zihinle yapma uğraşını, hesap makinelerine devrettikten bu yana makine olmadan hesap yapamaz duruma geldik.

Çarpım tablosunu bilmeden mezun olanlarımız giderek artıyor. Bugün üniversite mezunlarının karekök almayı beceremediği görülüyor. Denilebilir ki cep telefonu varken buna ihtiyaç yoktur. Söz cepten açılmışken unutulmaması gereken şu; cebimiz bizden daha akıllı mı?

Eğer öyleyse, başımız fena halde belada demektir. Zira sorun çözme kabiliyetini yitiriyor, zihnimizi tembelleştirip hayat karşında tutunma yetimizi zayıflatıyoruz demek bu…

Özü sakat olan, uzantılara muhtaçtır. Kabiliyeti yiten ve gelişmeyen, zihnini tembelleştirmekle kalmaz, başkasının çözümlerine muhtaç hale gelir. Bu da hayatın dizginlerini kendi elimizle başkasına devir anlamı taşır ki bağımsızlığımız artık söz konusu olamaz. Zihin tembel olursa ne mi olur? Şu olur; biat gelişir. Biat; beyni devre dışı bırakmanın adıdır.

         BEYNİNİ KULLANMADAN YAŞAYABİLİR MİSİN?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Algoritokrasi Çağı

ALGORİTMALAR SANAL KANUNLARIMIZ
Algoritmalar hayatımızı yönetiyor.
Tercihlerimiz şekillendiriyor.
Bizim yerimize karar veriyor.
Algoritmacılar; yeni kanun koyucularımız…

Bir sorunu çözmek veya belirlenmiş bir amaca ulaşmak için tasarlanan yola, işlem basamaklarına algoritma diyoruz.

Dijital dünyanın yapı taşları bilgisayarlar ve onların üzerinde çalışan yazılımlar, hayatımızı yönetmeye başladı.

Algoritmalar artık bizim adımıza karar veriyor, günümüzü yönetiyorlar. Şirketler, kurumlar algoritmaları üretim, fiyat belirleme, mal ve hizmet kalitesini arttırma gibi amaçlar için kullanıyorlar. Müşteri İlişkileri Yönetimi’nden arama motorlarına dek her alanda algoritmalar, yapay zeka parçacıkları olarak devreye giriyor, e-ticarette satınalma süreçlerini, seçim tercihlerini yönlendiriyorlar.

İşin ilginç yanı, kimsenin seçmediği yöneticiler tarafından oluşturulan kurallarla çalışan algoritmaların, yeni bir yönetim anlayışını giderek yaygın hale getiriyor olmasıdır.

Bir bakıma yeni kurallar, bu algoritmaları yazanlar tarafından oluşturuluyor ve bunlar yeni kanun koyucular halini alıyor. Bize de algoritmalara boyun eğmek düşüyor.

        BU SENİN TERCİHİN Mİ, ALGORİTMANIN MI?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU