Aynı ufka bakmak

ZEYTİNYAĞI İLE SU

İŞBİRLİĞİ YAPAR MI?

Yapmaz, yapamıyor.

Çünkü özgül ağırlıkları farklı.

Üniversite ile sanayi işbirliği yapacaksa:

aynı ufka bakmalı, egolarını bir kenara bırakmalı.

Eğer aynı ufka bakmıyorsak, ayrı yönlerde yol alıyoruz demektir. Aynı yöne gitmiyorsak, işbirliği ve işbölümüne gerek duymaz, her birimiz kendi başımızın çaresine bakmak zorunda kalırız. Tıpkı üniversite ve sanayimiz gibi…

Şu üniversite-sanayi işbirliğini ben, zeytinyağı ile su ilişkisine benzetiyorum. Aynı kavanoza koyup karıştırsanız dahi; işbirliği-işbölümü üretmek yerine, kimin zeytinyağı olarak üste çıkacağı çekişmesi ortaya çıkıveriyor.

Hal böyle olunca verim alınamıyor, zaman heba ediliyor, kaynaklar israf, umutlar ziyan ediliyor. Ancak lafla peynir gemisi yürümüyor, işbirliğine muhtaç alanda nal topluyoruz.

Peki, sorun nedir? Sorun, özgül ağırlıklarının arasındaki fark, aynı ufka bakmıyor olmaları… Özgül ağırlık; amaç birlikteliğidir. Aynı ufuk; daha iyi bir Türkiye özlemidir.

Bilime inanan sanayici azlığıdır. Endüstriyi küçümsemeyen bilim insanı kıtlığıdır. Çare? Akıl ve vicdan tutulmasını bir yana bırakmak, işbirliğine gitmektir. YÖK başka çaresi…

         DAHA İYİ BİR TÜRKİYE TALEBİNİZ YOK MU?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Sanayici ruha ihtiyaç

SANAYİCİ AVM ŞEHVETİNE KAPILMASIN

Türkiye’nin savunmadan tarıma dek sanayie ihtiyacı var.

Oysa üçüncü kuşak, fabrikasını kapatıp AVM’ci olma eğiliminde.

Halbuki sanayici üretmez ise nasıl güçlü olabiliriz?

Sanayi; bir şeyden çok üretmektir. Türkiye’nin buna çok ihtiyacı var. Çin’den İtalya’ya dek gelişmiş sanayie sahip ülke olarak bizler, sanayici nesli desteklemek zorundayız.

Oysa bu ruh, her kuşakta zayıflıyor. Kurucu babaların kuşağındaki her 100 sanayici, ikinci kuşakta 30’a ve üçüncü kuşakta ne yazık ki 14’e düşüyor. Oysa bizim savunmadan tarıma dek her alanda sanayie ihtiyacımız var.

Gözlemime göre sanayide şu anda en kritik kuşak iş başında… Tüm zorluklara rağmen sanayi tesislerini güçlendirip modernize edenleri özenle ayrı tutarak söylüyorum; üçüncü nesil sanayicilerin yüzde 86’sı; artık şehir sınırları içinde kalmış fabrikasını kapatıp AVM işine girmesi için babalarının ölmesini bekliyor.

Hizmet sektörü tamam da tarımın dahi sanayie muhtaç olması, bize daha donanımlı sanayicilerin gerektiğini ortaya koyuyor.

Türkiye, ince bir buz tabakası üzerinde hızla gitmekte olan kayakçı gibidir. Durunca suya gömülüyoruz ve o tabakayı, sanayicilerin gücü oluşturuyor.

        SANAYİCİYE DESTEK YERİNE KÖSTEK NİYE?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU

Tarımdan vazgeçilmez

BİZ YAPMAZSAK KİM YAPACAK?
Etlerin market raflarında yetiştiğini sanan nesil geldi.
Sanayi sektörü iyidir
Hizmet sektörü gereklidir
Ama tarım sektörü, vazgeçilmezdir.

Bilişim teknolojilerinde üretici olmak; iyi fikirdir ancak bitleri baytları yiyemezsiniz. Sanayi, bir şeyden çok üretmektir ve bir ülkede sanayi varsa, kalkınma sürdürülebilir olur fakat makineler ile sofra donatılmaz.

Kendi ürettiğiniz silah ile vatanı savunursunuz fakat içecek suya, beslenecek gıdaya ihtiyaç duyarsınız.

Tarım, bu anlamda en temel ihtiyaç olan beslenmenin karşılığı, endüstriyel tarım ise kalkınmanın bir diğer motorudur. Kendine yeten ülke olmakla övündüğümüz yıllar eskide kaldı. Bugün Türk tarımı, potansiyellerine erişememiş, iyileştirme alanlarıyla dolu bir sektör.

Sorun şudur? Eğer biz üretmez isek, besinler nereden gelecek? Eğer biz çocuklarımıza tarımın önemini anlatmaz isek, etlerin süpermarket raflarında yetiştiğini sanan yeni nesiller oluşacak. Eğer biz üretmediğimiz gıdayı ithal kolaylığını seçersek, yeni bir dışa bağımlılık üreteceğiz ki bu hayati olacak. Şükür ki tarım bilinci yeniden gelişiyor ancak hızlanmamız gerek. 

GIDASIZ YAŞANIR MI?

twitterpinterestlinkedinrssby feather
DEVAMINI OKU