Eyvah çocuğum dijital

ÇOCUĞUM BİLGİSAYAR BAĞIMLISI
Oyun başından kaldıramıyoruz; ne yapalım?
Ekrandan başımızı kaldıramazken çocuğun tablet telefon oyun bağımlılığından şikayet; ne kadar samimi?

Çocuğun ekran bağımlılığını ortadan kaldırmak için bir model önerisi var; Öncelikle onu ekran bağımlısı yapan motive unsuru bulun. Ardından bu motive unsurun nasıl üretime çevrilebileceğini planlayın üretmesine yardımcı olun, takdir edin ve kendini gerçekleştirmesini sağlayın.

Modeli öneren Buğra Ayan, ‘EYVAH ÇOCUĞUM DİJİTAL!’ adlı kitabında ebeveynlere yol gösteriyor. Modelini somutlaştırmak için internet ve oyun endüstrisinin arka planını detaylandırıyor ve her oyunun arka motive unsurlarını sıralıyor. Ayan’a göre her çocuğun geleceğe dair hayal kurma ihtiyacı var. Aksi takdirde ekran bağımlılığını azaltılmamızın bir anlamı olmaz. Kuracağı bu hayali gerçekleştirmek için yakın geleceğe dair unsurları sıralıyor: Yapay zeka, nesnelerin interneti, robotlar, 3D yazıcılar, otonom araçlar, drone, blockchain, arttırılmış gerçeklik, nanoteknoloji, büyük veri, endüstri 4.0, iklim bilimi, sanal gerçeklik, veri bilimi, giyilebilir teknolojiler, siber güvenlik…

ÇOCUĞUNUZ NEYE YETENEĞİ VAR?

DEVAMINI OKU

Yeni nesil teknokent

UYGARLIK YÖRÜNGESİNE ÇIKMAK
Start-up dediğimiz erken aşama girişimci fikrini moda haline getirdik.
Ancak henüz bunları milyarlık yörüngeye çıkaramadık.
Yeni nesil teknokentler ile bunu başarabiliriz.

Yıllardır bıkmadan usanmadan araştırmaya geliştirmeye para harcarsanız ne olur? Uzun süre hiçbir şey olmamış gibi görünür ama vazgeçmediğinizde, meyvelerini görürsünüz. 5-6 yıl sonra zeytinin dibine dökmesi gibi…

Teknokentlere bu açıdan bakınca 60 fidan içinde meyve vermeye başlayanlardan umutlanıyor, buradan çıkacak yeni girişimciler ile yarının Türkiye’si için ümit var oluyoruz.

Mesela İTÜ Arı Teknokent gibi… 4 yıl önce girişimcilik merkezini ziyaret ettiğimde “gelişmeleri izleyecek, bina ve masalara değil çıktılara bakacağım”  demiştim.

İş Geliştirme Direktörü Arzu Eryılmaz davet ettiğinde, gördüğüm,  uzay merkezi görünümlü ofisten fazlası oldu.

Yöneticileri; “burası mimari şaheseri olsa da başarı kriterimiz, kaç tane milyarlık girişimciyi ekosisteme kazandırdığımızdır” görüşünde… Arı Teknokent, İTÜ’yü de değiştiriyor. Dünün mezun olma derdindeki öğrenci burada diploma değil “acaba buradan şirketimle mezun olabilir miyim?” motivasyonuna erişmiş.

SİZ DE DENESENİZ?

DEVAMINI OKU

Algoritokrasi Çağı

ALGORİTMALAR SANAL KANUNLARIMIZ
Algoritmalar hayatımızı yönetiyor.
Tercihlerimiz şekillendiriyor.
Bizim yerimize karar veriyor.
Algoritmacılar; yeni kanun koyucularımız…

Bir sorunu çözmek veya belirlenmiş bir amaca ulaşmak için tasarlanan yola, işlem basamaklarına algoritma diyoruz.

Dijital dünyanın yapı taşları bilgisayarlar ve onların üzerinde çalışan yazılımlar, hayatımızı yönetmeye başladı.

Algoritmalar artık bizim adımıza karar veriyor, günümüzü yönetiyorlar. Şirketler, kurumlar algoritmaları üretim, fiyat belirleme, mal ve hizmet kalitesini arttırma gibi amaçlar için kullanıyorlar. Müşteri İlişkileri Yönetimi’nden arama motorlarına dek her alanda algoritmalar, yapay zeka parçacıkları olarak devreye giriyor, e-ticarette satınalma süreçlerini, seçim tercihlerini yönlendiriyorlar.

İşin ilginç yanı, kimsenin seçmediği yöneticiler tarafından oluşturulan kurallarla çalışan algoritmaların, yeni bir yönetim anlayışını giderek yaygın hale getiriyor olmasıdır.

Bir bakıma yeni kurallar, bu algoritmaları yazanlar tarafından oluşturuluyor ve bunlar yeni kanun koyucular halini alıyor. Bize de algoritmalara boyun eğmek düşüyor.

        BU SENİN TERCİHİN Mİ, ALGORİTMANIN MI?

DEVAMINI OKU

Temsa’yı koruyamadık

AR-GE’SİNİ BİZ YAPTIK EL ALIP GÖTÜRÜYOR
TEMSA’ya devlet teşviklerini gömdük.
Dünyanın en iyi otobüsünü ürettik ama @sabanciholding götürdü Lozan’da bir fona sattı, onlar da kapatıyorlar. YAZIK

Dünyanın en iyi otobüsü TEMSA’yı üretmeyi başardık ama onu yaşatamadık. Şimdi Temsa üretimi durdurdu, çoğu mühendis işçilerini çıkarıyor. Koltuğunun altına bizim Ar-Ge başarılarımızı alıp yabancıya götürürken fabrika kapanıyor.

Oysa Temsa; e-otobüs devrimini gerçekleştirmişti.

Aselsan işbirliği ile yüzde 100 yerli pil üretecek Temsa, toplu ulaşımın yeni nesil araçlarını ortaya çıkarıyordu. Şirket atmosfere karbon salınımını azaltıp daha temiz hava sağlamış, sessiz araçlarla gürültü kirliliğini düşürmüştü.

Ürettiği araçları Adana’da test etmiş, Belçika’daki Otobüs Fuarı’nda gururla izlemiştim. Amerika’da iyi bir servis ağına sahip olan Temsa, bu ülkede üretime geçiyordu. CEO Cenk Alper; ‘Türkiye bize dar geliyor’ diyordu. Ama Temsa’ya Türkiye’yi dar ettik, koruyamadık, yabancı bir fona sattık.

İlginç olan Gama Holding’i batıran fon ve kişilerin şimdi de Temsa’yı batırmasıdır. Biz Devrim’i ürettik, koruyamadık. Anadol’u ürettik, koruyamadık. Şimdi de Temsa batırılıyor.

     YERLİ OTOBÜSÜMÜZE NEDEN SAHİP ÇIKAMADIK?

DEVAMINI OKU

Siber Varoş olmayın

BİLGİ YOKSULLUĞU
Günde 1 $’dan az geliri olanlara; AÇ
günde 10 $’dan az geliri olanlara; YOKSUL deniyor.
Eğer günde 2500 kalori, 3 litre su ve 3 gigabit bilgiye erişemiyorsan; YOKSULSUN.

İnsanların zenginliğini anlamak için hangi coğrafyada yaşadıkları önemlidir. Ancak bilginin etkisiyle bu önem yerini; bulunduğun “eğitim düzeyine” bırakmaya başladı.

Bill Gates ile bundan 22 yıl önce Londra’da bir söyleşi yapmıştım. Bilgiye erişimin zenginlikle ilişkisine dair soruma şu cevabı vermişti; “Bir insanın zenginliğini anlamak için eskiden küredeki yerine bakardık. Eğer bu kişi Somali’de ise fakir, Londra’da ise zengin idi. Ancak şimdi bir kişinin zenginliğini anlamak için, bulunduğu eğitim düzeyine bakıyoruz. Londra’daki bir kişi, eğer eğitimsizse aynı aile içinde, Somalili birinden daha fakir olabilir.”

Burada işaret edilen nokta, bilgi uçurumunun, gelir uçurumunu derinleştirdiğidir. Zengin ile yoksulun derinleşen refah farkı, bilgi ile ölçülür hale geldi artık.

Bilgi; üretim faktörü olarak tanımlanıyor. Üretemiyorsan SİBER VAROŞ olacak, uygarlığın taşrasına düşecek ve dijital uçurumun kaybedeni haline gelebileceksin.

      KENDİNİ BİLGİ YOKSULU HİSSEDİYOR MUSUN?

DEVAMINI OKU

Metal yakalılar geliyor



BİLİNÇ; TÜKETİCİNİN GÜCÜDÜR
Tüketici bilincinden daha etkin yasa olur mu?
Tercih gücüyle kötü üreticiyi terbiye eder, kendi haklarını korur, ekonomiye nitelik kazandırır.

Robot hakları henüz yok ama eli kulağında… Robotun hakkı mı olurmuş? Eğer üretiyor ve bunu yaparken yapay da olsa zekâ kullanıyorsa; evet… Yakın zamanda MIT laboratuvarlarından bir deney; akıllı oyuncaklarla yarım saat geçiren deneklerin; daha sonra robotlara bıçak tornavida gibi kesici aletlerle zarar vermeleri istenmiş ama denekler bu talebi reddetmiş. Siri bir yapay zekâ ürünü, cep telefonu uygulaması… Sorduğuna cevap veriyor, elinden geldiğince yardım ediyor. Onunla hakaret üslubuyla konuşulunca bizzat ben rahatsız oluyorum.

Kol kuvveti yerine kullanılan endüstriyel robot dönemi bitti. Şimdi avukatlıktan, ekonomistliğe, doktorluktan garsonluğa dek pek çok mesleğin metal yakalılara, yani robotlara devredileceği günlere doğru yol alıyoruz.

Sokakta, evde, devlet dairesinde, özel sektörde, belediye hizmetinden eğitmenliğe dek pek çok alanda, akıllı robotlar aramızda olacak. Üstelik, insan formunda…

AKILLI ROBOT ARKADAŞLARA HAZIR MISIN?

DEVAMINI OKU